1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. Makamlar Elbette Kimsenin Babasının Malı Değil
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Makamlar Elbette Kimsenin Babasının Malı Değil

A+A-

Biz gazetelerdeki köşe yazarları günlük yazı yazarken aslında önemli bir işi başarmış oluruz. Gündemde tartışılan, konuşulan konuları haberlerde yer alamayacak haliyle de okuyucumuza, izleyicimize aktarırız. Fakat zaman zamanda günlük yazı yazmak bazı hatalar yapmamızı da beraberinde getiriyor, elbette kötü niyetli hatalar değil bunlar ama hata hatadır işte.

Tabiî ki iyi niyetliyiz, tabiî ki doğruyu yazmak istiyoruz ama nihayetinde insanız ve Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür… Onun içinde o hata yaptığımız süreçlerde özür dilemeyi ya da en azından hata yaptığımızı kabul ve ilan etmeyi bilmemiz gerekiyor.

Konu Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesindeki Reklâmcılık Bölümünde bir hocanın bölüm başkanlığından alınması ve yerine de bir başka hocanın getirilmesi.

Selçuk Üniversitesi, bizim yazımız ve sosyal medyada yoğun bir şekilde konunun konuşulması gibi nedenlerde bir açıklama yayınladı. Elbette bu açıklama önemli ama benim için ilginç gelişme ise geçtiğimiz cumartesi yaşandı.

Konya’da her zaman itibarlı kalmayı başarmış reklâm ajanslarının sahipleri bizimle görüşmek istediler. Memnuniyetle kabul ettik ve ismini ticari nedenlerle veremeyeceğim bir kurumda da kendileri ile görüştüm.  

Çok açık ifade edeyim şaşkınım. Selçuk Üniversitesi haklıymış bu değişikliği yapmakta, konuyu anladık ama beni asıl şaşkına çeviren bir üniversite hocası nasıl olurda mensubu bulunduğu sektör temsilcilerinin tamamını kırabilir. Hepsinin gözünde değersiz hale gelebilir?

Hüseyin Altunbaş’a biz niye değer veriyorduk? Sektör temsilcileri değer veriyor, diye. Zira ben kendisini tanımıyorum, değerli ya da değersiz olduğunu bilemem. Fakat şu gün için anladım ki bu zevata sektör temsilcileri hem çok kırgın hem de tamamının ortak kanaati, kalıbının adamı değilmiş, cümlesiyle özetlenecek cinsten…

Tabi biz Doç Dr Hüseyin Altunbaş’ın sektör tarafından desteklendiğini zannederek o yazıyı yazmıştık, reklâmcıların ağabeyi, olarak düşünmüştük ama değilmiş. Hoca öğrencileri kendisi örgütlemiş. Sektör temsilcileri aynen şöyle söylüyorlar: “adam o makamı ve reklâmcılık bölümünü kendi çiftliği zannediyor”.

Konya’daki reklâmcıların hepsi Hocadan İllallah demişler, “iyi ki Hakkı Hoca bu adamı görevden aldı. Kendi iş alıyor, reklâmcılık yapıyor. Hatta bizimle rekabet ediyor. Derneği ve bu bölümü kullanıyor” diyorlar.  

Şaşırdım, “yapmayın kardeşim siz niye bunu yüksek sesle söylemediniz ya” diye sorduğumda “ticaret yapıyoruz, bir kavga var görüntüsü istemedik” şeklinde yanıt veriyorlar. Zaten tamamına yakını dernekten istifa etmişler. Onları da anlıyorum, bu zevata önce destek verdiler, sonra gerçek kişiliğini öğrendiler fakat geri adım atamadılar, ticari olarak bundan çekindiler. Olan bu işte…  

İnanınız benimle en az 10 ajansın sahibi aynı şekilde konuştu, doğal olarak da ben “o yazıyı yazarken öyle ise hata yapmışım” dedim ve şimdide diyorum.

Neticede biz hata yapmışız, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof Dr Hakkı Gökbel Hoca zaten durumdan haberdarmış. Danışmanları da konuyu kendisine epeydir aktarıyormuş. Konya’daki bütün reklâmcıların ortak kanaati de aynıymış. Yanında en son kalan bir iki ajansla da arasını açmış, çünkü hoca çok hırslı davranıyormuş.

Biz üzerimize düşeni yapıyoruz ve yazıyoruz, Hakkı Gökbel Hoca iletişim fakültesinde doğru bir değişiklik yapmış. Geçtiğimiz dönemde kendisinin dışında öğrenciler tarafından oluşturulan reklâm topluluklarını bile o zevat sindirememiş ve yapacakları etkinliği engellemiş. Elbette bu konuda fakültede yürütülen bir soruşturma bile varmış.

Şimdi bu değişimin sağlıklı olduğunu görüyoruz. Sosyal medyada çığırtkanlık yapıldığı gibi değilmiş olay.

Reklâm Bölümü Başkanlığına getirilen Prof. Dr. Süleyman Karaçor da reklâmcılık ve iletişim konusunda mastır yapmış. Çalışmaları varmış. Bu değişim umarız ki bölüm için hayırlara vesile olur. Şimdi bölümde profesör olduğu için yüksek lisans çalışmaları da yapılabilecekmiş. Bu da ayrıca artı bir durum bunu da belirtelim.

Asıl konu ise bizim Konyalılığımızın iyi niyetliliğimizin bazı çıkar çevrelerince rahat kullanılıyor olması. Bunu nasıl çözeceğiz, inanınız benim de sizin tavsiyelerinize ihtiyacım var. Bilginiz olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar