1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Makedonya’nın dünü, bugünü ve yarını
Makedonya’nın dünü, bugünü ve yarını

Makedonya’nın dünü, bugünü ve yarını

Makedonya Cumhuriyeti Konya Fahri Konsolosu Ahmet Ziya Gündüz yazdı... YAZI DİZİSİ (1. BÖLÜM)

A+A-

Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nden biri olan Makedonya; kuzeyde Sırbistan ve Kosova, batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan, doğuda Bulgaristan ile komşu olan bir Balkan ülkesidir. Avrupa kıtasının doğusunda bulunan ve Balkan Yarımadası’nın adeta kalbi konumundaki Makedonya’nın önemini anlayabilmek için tarihini iyi bilmek gerekir.

Makedonya topraklarında bilinen ilk hâkimiyet, M.Ö 725’lerde Argead Hanedanı’ndan I. Perkidas tarafından kurulmuştur. M.Ö. 359’da II. Filip’in kral olmasıyla devlet otoritesi güçlenmiş, süregelen hanedan kavgalarına son verilmiş ve sınırlar genişletilmiştir. II. Filip’ten sonra yerine Büyük İskender gelmiş, M.Ö. 334 – 323 yılları arasında ülkesinin sınırlarını; Yunanistan, Anadolu, Suriye, Mısır, İran, Türkistan ve Hindistan’a kadar genişletebilmiş ve tarih sayfalarında önemli bir yer edinmiştir. 

M.Ö. 168 yılında Roma İmparatorluğu’na yenilen Makedonlar, bu imparatorluğun hâkimiyetine girdiler. Roma İmparatorluğu’nun bir eyaleti haline getirilen Makedonya toprakları, Avrupa’daki kavimler göçü esnasında ve sonrasında sık sık istilaya uğramıştır. M.S. 6. yüzyılda Slavlaşmaya başlayan Makedonlar, 9. ve 10. Yüzyıllarda Bulgarların etkisinde kalmışlardır. 1014’te Bizanslılar tarafından yıkılan Bulgar İmparatorluğu ile Makedonya da Bizans İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir.  

ohrid-golu.jpg
Ohrid Gölü

Osmanlı Devleti Anadolu’da kurulup, adalet anlayışı etkin bir şekilde tesis edildikten sonra kısa zamanda genişleyip 14. Yüzyılda Avrupa kıtasının doğusunda da etkili olmaya başlamıştır. Osmanlı Devleti, ilk defa Orhan Bey döneminde Rumeli’ye ayak basmıştır.  Makedonya’ya ilk Osmanlı akını 1324 yılında yapılmıştır. Şehzade Süleyman Paşa zamanında akıncıların sürekli yaptıkları akınlarla Osmanlı birlikleri Makedonya topraklarına yaklaşmışlardır. Sultan I. Murat 1362’de Edirne’yi ele geçirip Osmanlı Devleti’nin başkenti yaptıktan sonra, Macar Kralı I. Layoş komutasındaki Birleşik Balkan Ordusu’na karşı 1364’te kazanılan Sırpsındığı Savaşı’nın ardından Türklerin Balkanlardaki varlığı tescillenmiş oldu. 26 Eylül 1371’de kazanılan Çirmen Savaşı ile Osmanlılara Makedonya’nın kapıları açıldı. 1389’da kazanılan Kosova Meydan Savaşı ile Balkanlar önemli ölçüde Türklerin egemenliğine girmiş oldu. Ankara Savaşı ile Fetret Devrine girilmiş ve Balkanlarda toprak kayıpları yaşanmışsa da ülkenin birliğini yeniden tesis eden I. Mehmet tarafından kaybedilen topraklar yeniden alınmıştır.  Balkanların tamamen Türk egemenliğine girmesi ise 1448’de Haçlı Ordusu’na karşı kazanılan II. Kosova Savaşı ile olmuştur. Bundan sonra elde edilen topraklara süratle Anadolu’dan Türk nüfus göç ettirilmeye başlanmıştır. Zaman içinde Makedon nüfusu göçmen Türklerin sayısının altında kalmıştır. 

makedonya-alaca-camii.jpg
Alaca Camii

500 yıldan fazla aralıksız Osmanlı hâkimiyetinde kalan Makedonya, 1878’de Rusların işgaline uğramışsa da, aynı yıl yapılan Berlin Antlaşması ile tekrar kurtarılmıştır. 1912 – 1913 Balkan Savaşı’ndan sonra Makedonya, Osmanlı hâkimiyetinden çıkmıştır. Evlad-ı Fatihan olarak anılan ve Balkanlarda yaşayan Türk ve Müslüman halkın Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmasına rağmen, Bölgede hala çok sayıda Türk – İslam nüfusu yaşamını sürdürmektedir. 

uskup-taskopru.jpg
Üsküp'teki taş köprü

Önce I. Dünya Savaşı, daha sonra II. Dünya Savaşı ile kanlı çatışmalara sahne olmuş Makedonya toprakları, II. Dünya Savaşı’ndan sonra; Bulgaristan, Yugoslavya ve Yunanistan arasında paylaşılmıştır. 1946 yılında, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Makedonya topraklarında, Yugoslavya’yı meydana getiren cumhuriyetlerden biri olan Makedonya Cumhuriyeti kuruldu. Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’nin 1953 – 1980 yılları arasında devlet başkanlığı görevini yürüten Josip Broz Tito, ülke yönetiminde model olarak her ne kadar SSCB’yi örnek almışsa da Yugoslavya’nın kendine özgü niteliklerini de içine alan özgün bir model oluşturmuştur. Tito, devlet yönetiminde komünist rejimin ideolojisini kabullenmekle birlikte Komünist Sovyet Rusya karşısında bağımsız bir tutum içine girmiştir. Bu siyasetiyle Yugoslavya; Sovyet Rusya’ya, batı devletlerine ve ABD’ye yaklaşmış, hatta her üçünden de ekonomik, askeri ve mali yardımlar sağlayabilmiştir. Tito yönetimindeki Yugoslavya, kendilerini hiçbir güç bloğuna dâhil veya hariç olarak addetmeyen 100’den fazla ülkenin bir araya gelerek oluşturdukları uluslararası bir yapı olan “Bağlantısızlar Hareketi”nin en önde gelen ülkelerinden biri olmuştur. Soğuk Savaş Dönemi’nin sona ermesi ve Yugoslavya’nın parçalanmasıyla 1991 yılında referandum yapılmış ve Makedonya, Yugoslavya’dan ayrılmıştır. 8 Eylül 1991’de, bugünkü topraklarında, bağımsız bir devlet olarak Makedonya Cumhuriyeti adıyla yeni bir devlet kurulmuştur. Makedonya Cumhuriyeti’ni anayasal ismiyle resmi olarak ilk tanıyan ve ilk büyükelçi gönderen ülke Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Türkiye’nin bu girişimi örnek olmuş ve birçok ülke Makedonya Cumhuriyeti’ni tanımıştır. 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından da tanınan Makedonya Cumhuriyeti, maalesef Yunanistan’ın itirazı ile Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (FYROM) olarak anılmaktadır. Buna neden olarak da yeni cumhuriyetin Yunanistan’daki bir bölge ile aynı ismi taşımasının Yunanistan’ın ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğu gibi mesnetsiz bir sav ileri sürülmüştür. Makedonya Cumhuriyeti’nin isminin değiştirilmesi yönünde Yunanistan’ın istekleri günümüzde de hala devam etmektedir.

DEVAM EDECEK…

ahmet-ziya-gunduz---kopya.jpg

Ahmet Ziya GÜNDÜZ
Makedonya Cumhuriyeti Konya Fahri Konsolosu

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

7 Yorum