1. HABERLER

  2. KONYA

  3. “Medya 15 Temmuz’da gücünü bir kez daha kanıtlandı”
“Medya 15 Temmuz’da gücünü bir kez daha kanıtlandı”

“Medya 15 Temmuz’da gücünü bir kez daha kanıtlandı”

Gazeteciliğin eski şaşalı günlerini bugün mumla aradığını ifade eden gazeteci yazar Mustafa Güden, ancak her şeye rağmen medyanın hala ne kadar önemli olduğunu 15 Temmuz gecesi bir kez daha herkesin gördüğünü söyledi.

A+A-

30 yılı aşkın süredir gazetecilik mesleği ile uğraşan Mustafa Güden ile 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü münasebetiyle gazeteciliğin dün bugünü ve yarınını konuştuk.  Çalışan Gazeteciler Günü 1961 yılından beri kutlanan bir gün olduğunu söyleyen gazeteci yazar Mustafa Güden, “1961 yılında yapılan düzenleme ile gazeteciler bayram sözünü hak edecek bir takım kazanımlar elde edilmişti. 4 Ocak 1961 yılında basın çalışanlarına bir takım haklar getiren ve güvence sağlayan bir takım haklar sağlayan 212 sayılı kanunun Resmi Gazetede yayımlanması bu günün temellerini atmıştı. 10 yıl Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanan gün, 1971 askeri müdahalesinin ardından gazetecilere verilen haklarda getirilen bir takım kısıtlamalar nedeniyle bayram ifadesi güne dönüşmüştür. O günden sonra 1961’deki hakların tekrar kazanılması ümit edilse de o zamandan bu zamana bu haklarda eksilmeler yaşanmıştır. Her yıl 10 Ocak’ta Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyoruz ancak kazanımlar anlamında üzerine bir şeyler koyduğumuzu söyleyemeyiz.  Günümüzde halen 212 numaralı yasaya diye konuşuruz ancak 212 kendi gitti, adı kaldı yadigâr ifadesine uyan bir tanımdır. Bugün 212 sayılı yasanın o günkü kazanımları yok.” dedi.

mustafa-guden--(1).jpg

“GAZETECİLİK MESLEĞİ ZAMANLA BÜYÜK BİR DEĞİŞİME UĞRADI”

Mesleğe başladıkları dönemdeki gazetecilik ile şimdiki dönem arasında çok büyük farkların olduğunu ifade eden Güden, “Benim yetiştiğim dönemde virgülü benim olamayan haber benim değildi. Belki biz o jenerasyonun içinde büyüdüğümüz için öyle düşünüyoruz. Sadece yerel medya değil ulusal medya da ajans haberciliği yapıldığından tek sesli bir medya karşımıza çıktı. Olaylara hep aynı cepheden bakıyoruz. Ülkede kaç tane ajans varsa haberlerini servis ediyor, medya kuruluşları da o haberlere göre gündemlerini oluşturuyorlar.  Bu da doğal olarak farklı bakış açılarını ortadan kaldırıyor. Eskiden gazetecilik çok farklı yapılıyordu. Arkadaşlığın doruk noktasında bir rekabet vardı. Kendi yaptığımız haberlerle gazetecilik yapıyoruz ve çok da iyi arkadaşız. Spor sayfalarının kapanma saati aşağı yukarı herkeste aynıydı. Sayfasında eksik olan arkadaş diğerinden haber isterdi.” şeklinde konuştu.

mustafa-guden--(2).jpg

“MUM IŞIĞINDA YAZILAN HABERLER ÇOK DAHA DEĞERLİYDİ”

Eski dönemlerde gazetecilik yapmanın keyfinin de heyecanın da başka olduğunu aktaran Güden, “Bir şeyi en iyi şekilde yapmak gerekiyorsa en iyi olan bizim dönemimizdi. Bugün belki yeni kuşak daha rahat ediyor denebilir. Bugün bilgisayara konuşuyorsunuz, bunu sizin adınıza yazıya dönüştürüyor. Zaman kaybını ortadan kaldıran programlar var. Ancak o gün mum ışığında yazdığımız haberler şimdikilere göre çok daha değerliydi ve kıymetliydi. Yaptığımız bir haberin daha biz sabah gazeteye gelmeden etkisi görülürdü.  Sabahın erken saatlerinde şehrin yöneticileri gazeteleri okuma ihtiyacı hissediyorsa demek ki gazetecilik o günlerde etkiliymiş. O gün şartlarda gazetecilik yapabildiğim için şanslı olduğumu düşünüyorum. Basın özgürlüğü muhabirin önce kendinde başlar. Basın özgürlüğü de insanın her şeyi vurup, yıkıp, kırması da değildir.” ifadelerini kullandı.

darbe--(1)-001.jpg

“GAZETECİLER TOPLUMA ÖRNEK TEŞKİL EDERLER”

Gazetecilerin topluma örnek teşkil ettiğini ve her hareketlerine dikkat etmeleri gerektiğini aktaran Güden, “Gazeteciler hal ve tavırları ile topluma örnek olması gereken insanlardır. Bir gazetecinin yola tükürmesi kabul edilemez.  Bir arkadaşımızla Karaman’a seyahat ederken programa geç kalıp biraz da hız yapınca trafik durdurdu. Arkadaş da basın kartını gösterdi. Trafik polisi de siz topluma örnek olacak insanlarsınız. Bu hız nedir dedi. Gazetecilik öyle basit bir meslek değildir. Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek gazeteci değil mi? Peki bunlar mücadele adamı değil mi? O yüzden aslında gazetecilik mücadeleciliktir.  1961 kazanımlarının 1971’de kaybından sonra baymanın gün haline getirilmesi aslında o hakların alınması olarak görüyorum. Geçen süre içinde 1961’deki kazanımlar geri döndürülememiş. Bu kazanımların tekrar elde edilmesi adına yeni nesillerin, meslektaşlarımın, basın kuruluşlarının bu konu üzerinde çalışmaları gerekiyor.  Her ne kadar günümüzde televizyon gazeteciliği ve internet gazeteciliği birbirinin önüne geçmiş olsa da tüm medya organlarını gazeteler ve gazeteciler beslemektedir.” dedi.

cagri--(1).jpg

cagri--(2).jpg

“15 TEMMUZ GECESİ MEDYA SINAVI BAŞARIYLA GEÇTİ”

15 Temmuz gecesi medya kuruluşlarının çok önemli bir tavır sergilediğini de sözlerine ekleyen Güden, “15 Temmuz gecesi yayın yapan meslektaşlarımız çok önemli bir duruş sergilediler. Kamuoyuna işgal girişimine karşı ne yapmaları gerektiği ile ilgili çok önemli bilgilendirmeler yaptılar. Bu yüzden gazete ve gazetecilik çok önemlidir.  15 Temmuz’da devleti yönetenler başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere çok önemli bir duruş sergilediler ama medya da o duruşun anında halka yansımasını sağladığı için çok önemli bir iş başarmıştır. Eğer medya o gün görevini yapamamış olsaydı ertesi gün sabah çok farklı bir Türkiye’ye uyanacaktık. Bu nedenle de gazetecilerin çok daha iyi şartlarda görev yapmaları gerekmektedir.” diye konuştu.

darbe--(2)-001.jpg
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT