1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Mersin'in UNESCO gözdeleri büyülüyor
Mersin'in UNESCO gözdeleri büyülüyor

Mersin'in UNESCO gözdeleri büyülüyor

Mersin'in, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi eserleri, ziyaretçilerini binlerce yıllık tarihi yolculuklara çıkarıyor.

A+A-

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, 321 kilometrelik sahil şeridi ve her mevsim sıcak havasıyla çeşitli yerlerden deniz tutkunlarını ağırlayan Mersin, sahip olduğu kültürel miraslarla da bölgenin "açık hava müzesi" görevini üstleniyor.

Kızkalesi ve Adam Kayalar gibi dünyaca ünlü yerleri sınırlarında barındıran "Korykos Antik Kenti"nin yanı sıra, "Alahan Manastırı", "St. Paul Kuyusu ve Kilisesi" ile "Mamure Kalesi", UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor.

En iyi korunan antik kentlerden biri

Listenin en önemli eserlerinden Erdemli ilçesinde geniş bir alana yayılan Korykos Antik Kenti, Hitit dönemiyle başlayıp Helenistik, Roma ve Bizans ile devam eden tarihsel süreç içinde Akdeniz'in en önemli liman kentlerinden biri olarak biliniyor.

Sınırları içinde ünlü turizm merkezi Kızkalesi ve milattan önce 3'üncü yüzyıl ile milattan sonra 3'üncü yüzyıl arasında yapıldığı tahmin edilen büyük boyuttaki kabartmaların olduğu Adam Kayalar'ı barındıran antik kent, binlerce yıldır ayakta duran eserleriyle göze çarpıyor.

Stratejik konumu nedeniyle zamanla önem kazanan limanı sayesinde Roma döneminde 500 yıl boyunca zeytin üretiminde ve zeytinyağı ve şarap ticaretinde öne çıkan bir kent konumuna gelen Korykos, bugüne kadar en iyi korunan antik kentlerden sayılıyor.

Tarihi dokusu ve masmavi deniziyle yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlayan Kızkalesi de antik kentin tanıtımında önemli rol oynuyor.

”Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor”

Mut ilçesindeki Göksu Vadisi’ne hakim dik bir yamaçta bulunan listenin ilgi çekici eserlerinden Alahan Manastırı ise binlerce yıla direnen tarihi yapısı ve eşsiz manzarasıyla hem doğa hem de inanç turizminde öne çıkıyor.

Milattan sonra 440-442’de yapıldığı tahmin edilen, Evliya Çelebi’nin de Seyahatnamesi’nde "Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor” sözleriyle tanımladığı manastır, biri yıkılmış iki kilise, kayalara oyulmuş keşiş odaları ve mezarlardan oluşuyor.

Ayasofya Müzesi'ne benzer mimarisi ve süslemeleri nedeniyle "Mersin'in Ayasofyası" olarak da anılan manastır, Hristiyanlığın geçiş yolu olarak da önem taşıdığı için bu dinin hac yollarından biri olarak biliniyor.

Kale içerisinde cami

Eşsiz görüntüsüyle listede kendisine yer bulan Anamur ilçesindeki Orta Çağ dönemine ait Mamure Kalesi, yaklaşık 24 bin metrekarelik yüzölçümü ile Türkiye'nin en büyük kaleleri arasında gösteriliyor. Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanlı ve Osmanlı dönemlerine ait izleri taşıması nedeniyle benzerlerinden ayrılan kalenin içerisinde vatandaşlara hala hizmet veren bir de cami bulunuyor.

Akdeniz'in kıyısında olması nedeniyle masmavi manzarasıyla öne çıkan kalede, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restorasyon çalışmaları yürütülüyor.

Mersin'in en önemli inanç turizmi noktalarından St. Paul Kilisesi, hem çevresiyle hem de St. Paul Kuyusu ile UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor.

Hıristiyanlığın yayılmasında önemli katkısı olan Aziz Paul'un doğum yeri olan Tarsus ilçesindeki tarihi kilise, 1994'te tescillenerek koruma altına alındıktan sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1997'de başlatılan ve 2001'de tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından “Anıt müze” olarak ziyarete açıldı.

Aziz Paul adına yaptırıldıktan sonra günümüze kadar korunan tek kilise olması nedeniyle önem taşıyan kilise, ilgi çekici motifleri ve tarihi kabartmalarıyla yılın her döneminde çok sayıda turist ağırlıyor. Kilisede ayrıca yılın belirli bölümlerde ayinler de yapılıyor.

Tarsus ilçe merkezindeki St. Paul Kuyusundaki su ise Hristiyanlarca kutsal sayılıyor. 

HABERE YORUM KAT