1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Milletvekili Esin Kara: “Konya havzası çölleşiyor”
Milletvekili Esin Kara: “Konya havzası çölleşiyor”

Milletvekili Esin Kara: “Konya havzası çölleşiyor”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya Milletvekili Esin Kara, göl ve yeraltı sularının hızla tükenerek Konya havzasının çölleştiğini söyledi.

A+A-

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya Milletvekili Esin Kara, göl ve yeraltı sularının hızla tükenerek Konya havzasının çölleştiğini söyledi. Esin Kara, acilen önlemler alınmaz ise Akşehir ve Beyşehir göllerinin sonunun Meke Gölünden farklı olmayacağını kaydetti. 
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, Çevre Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifinin 11'inci maddesi için verilen önerge üzerinde partisi adına söz alan MHP Konya Milletvekili Esin Kara, Konya’da yaşanan çevre sorunlarına değindi. 
Konya’nın hava kirliliği bakımından Türkiye'nin en kirli illerinden birisi olduğunu dile getiren Kara, başlıca kirlilik sebeplerinin coğrafi konum, bina ısınmalarında kömür kullanımı, fırınlarda odun ve türevlerinin kullanılması, küçük ve orta ölçekli işletmelerde atıkların yakıt olarak kullanılması, motorlu araçlardan çıkan gazlar, sanayi firmalarının çevre kirliliğiyle ilgili yeterli önlemleri alamamaları sayılabileceğini vurguladı. 

“Acil önlem alınmalı” 
Esin Kara, başka bir çevre sorununun da Konya havzasının çölleşmesi olduğunu belirterek, “İçme suyu, tarımsal sulama, endüstriyel su temini, rekreasyonel su kullanımları nedeniyle göl ve yer altı sularımız hızla tükenmektedir. Türkiye çölleşme haritasında en fazla çölleşmenin yaşandığı bölge Konya Karapınar'dır. Konya Karapınar'da bulunan, doğal sit alanı olarak ilan edilen Meke Krater Gölü 2016 yılında kurumuştur. Artık, haritalarımızda Meke Gölü diye bir göl bulunmazsa yeridir. Beyşehir Gölümüz kirlilik ve suyun azalması nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nün tabanı neojen göl tortularıyla doludur. Göl havzasında 4 ilçe, 47 mahalle ve köyün bulunması, Beyşehir ilçe merkezi hariç diğer yerleşim yerlerinin arıtma sistemine sahip olmaması, evsel ve kanalizasyon atıkların arıtma yapmadan suya salınması en büyük kirlilik nedenlerinden biridir. Diğer bir neden ise artan otlanmayla birlikte otların suyun tabanında çürütme yapması, çürümeden kaynaklanan gazların gölün tabanını oksijensiz bırakmasıdır. Tarımsal faaliyetlerde kullanılan kimyasal gübre ve zirai ilaçlar yüzey sularıyla göle ulaşmakta, gölün kimyasal yapısını bozmaktadır. İlçedeki 2 bin civarındaki balıkçının yılda en az 2 defa ağlarını yıkamasından kaynaklanan deterjan ve kimyevi atıkların ve teknelerin bakımı için kullanılan yağların ve ağ mezarlığı hâline gelen gölde ağlarda bulunan kurşun maddesinin gölün kirlenmesinde payı büyüktür. Göl çevresinde bulunan sanayi kuruluşlarının büyük bir bölümünde arıtma tesisi bulunmamaktadır. Gölde elektrik kullanılarak yapılan kaçak avlanmalar, balık ve gölde yaşayan tüm canlıların neslinin tükenmesine sebep olmaktadır. Bu tür avlanmaların önüne geçmek için yeterli tedbir ve cezaların artırılması gerekmektedir. Aynı şekilde, kuruma tehlikesi Akşehir Gölümüzde yaşanmaktadır. Acilen önlemler alınmaz ise Akşehir ve Beyşehir göllerimizin sonu da Meke Gölünden farklı olmayacaktır. Tuz Gölünün geleceği de tehlike altındadır” dedi. 

“Konya Ovası, Konya çölüne dönmek üzere” 
Toprak kirliliği nedeniyle Konya Ovasının, Konya çölüne dönmek üzere olduğunu ifade eden Milletvekili Esin Kara sözlerini şöyle sürdürdü; “Konya'nın diğer bir çevre sorunu da toprak kirliliğidir. Şehirde toplanan çöpler, evsel katı atıklar, sanayi atıkları, hayvansal atıklar, tarımsal mücadele ilaçları ve ölçüsüz kullanılan suni gübreler, madencilik faaliyetleriyle bozulan araziler toprak kirliliğimizin başlıca sebepleridir. Bir yandan hava kirliliği, bir yandan çölleşme ve erozyon, bir yandan gürültü, bir yandan toprak kirliliği; Konya Ovası Konya çölüne dönmek üzeredir. Farkında mısınız, tüketiyoruz; yeşili tüketiyoruz, ormanı tüketiyoruz, suyu tüketiyoruz, havayı tüketiyoruz. Farkında mısınız, bitiriyoruz; yeşili bitiriyoruz, suyu bitiriyoruz, hayvanları bitiriyoruz, havayı bitiriyoruz. Aslında, gün be gün dünyanın sonunu hazırlıyoruz. Geliştiriyoruz, evet, teknolojiyi geliştiriyoruz, hayatı kolaylaştırıyoruz, sanayiyi geliştiriyoruz. Bütün bunları yaparken ödediğimiz bedelin ağırlığının farkında değiliz, kendi kıyametimizi kendimiz hazırlıyoruz” diye konuştu. 

HABERE YORUM KAT