1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Mısır üretiminde damlama su farkı
Mısır üretiminde damlama su farkı

Mısır üretiminde damlama su farkı

Konya Ticaret Borsası’nın önü bugünlerde mısır getiren kamyonlarla dolu. Konya, buğdaydan sonra adeta ikinci bir harmanı yaşıyor. Elde edilen ürün ve oluşan fiyat, kuraklıktan mustarip olan çitçinin yüzünü güldürdü.

A+A-

Dünyada, 1 milyar tonu aşan üretim miktarıyla en çok yetiştirilen tahıl ürünü olan mısırın, geniş bir kullanım alanına sahip olmakla birlikte üretimin yüzde 60’ı gibi önemli bir bölümünün yem üretiminde kullanıldığını ifade eden Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Hüseyin Çevik, dünyada insan beslenmesinde tüketilen günlük kalorinin yüzde 11’inin mısırdan sağlandığını belirtti. Çevik, mısırın Türkiye’de tahıllar içerisinde buğday ve arpadan sonra en çok yetiştirilen tahıl ürünü olduğunu belirterek, “Son on yıl içinde ekim alanlarındaki artış oranı yüzde 14.6, üretim miktarındaki artış oranı ise yüzde 52.3`dür. Son yıllarda hayvansal besin ağırlıklı beslenme ve biyoetanolün de içerisinde bulunduğu endüstriyel ihtiyaç dolayısıyla mısır tüketimi giderek artmaktadır. Ulusal Hububat Konseyi’nin 2015 tarihli mısır raporuna göre; bugünkü üretim ve verim değerleri, mısırın gelecekte daha çok önem kazanacağını ortaya koymaktadır.” dedi.

KTB Başkanı Hüseyin Çevik, 2001 yılında 2,2 milyon ton mısır üreten Türkiye’nin 2016 yılında 6,4 milyon tona yaklaşan mısır üretimi gerçekleştirdiğini söyledi. Çevik, bu artıştaki en büyük etkenin; verilen destekler, çeşit geliştirilmesi, su ve gübrenin etkin kullanımı, damlama sulama sistemlerinin yaygınlaşması, üreticilerimizin bilinçlenmesiyle birlikte teknoloji kullanımının artması olduğunu belirtti.  

Mısır İthalatı Azalıyor

Türkiye’de mısır üretiminin uzun yıllar tüketimi karşılayamadığını ve ihtiyacın ithalatla karşılanabildiğini ifade eden Çevik,  2005 ve 2008 yılından sonra üretim miktarının, ülke ihtiyacını karşılayacak düzeyde artış gösterdiğini söyledi. Bu üretim artışıyla birlikte Türkiye’nin mısır ithalatının son yıllarda önemli miktarda düştüğünü ifade ederek, “Mısır üretiminde gerçekleşen artışa paralel olarak mısır ithalatı 2005 ve 2006 yılında azalmıştır. 2006 ve 2007 yıllarında yeterli gelir elde edemeyen üreticilerin mısır üretiminden vazgeçmeleri ve kuraklığa bağlı olarak verimde görülen azalma ile üretim miktarının yeniden azalması, 2007 ve 2008’de ithalatın yeniden artmasına neden olmuştur. 2009 yılında ithalat miktarı azalmış, ihracat ise artmıştır. 2011 yılında 372 bin tona kadar gerileyen Türkiye’nin mısır ithalatı, bu tarihten sonra hayvancılığın gelişmesiyle yeniden artışa geçmiş 2012 yılında 800 bin ton, 2013 ve 2015 yıllarında 1,5 milyon ton, 2016 yılının ilk sekiz ayında ise 510 bin ton olarak gerçekleşmiştir.” dedi.

Hayvancılık İçin Mısır Üretmeliyiz

Türkiye’nin, 2011-2015 döneminde damızlık, besilik ve kasaplık olmak üzere yaklaşık 1.4 milyon büyükbaş hayvan ithalatı yaptığını ifade eden Çevik, Konya’nın bu ihtiyacı karşılayacak potansiyeli olduğunu bildirdi. Çevik, “Konya 750 bin büyükbaş, 2,5 milyon küçükbaş ve 10 milyonu aşan kanatlı hayvan varlığı ile hayvancılıkta önemli bir ildir. Fakat hayvan materyalinin önemli bir bölümü, yem hammaddelerinin yaklaşık yüzde 50’si ithalatla karşılanabiliyor. Bu durum da hayvancılığın gelişmesi önündeki en büyük engellerden biri olup, sektörü spekülasyonlara açık hale getiriyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın açıkladığı ‘Milli Tarım Projesi’nde hayvancılığın geliştirilerek, dışa bağımlılığın azaltılması için bazı tedbirler açıklandı. Bu tedbirleri olumlu karşılamakla birlikte, hayvancılığın geliştirilmesi için, ithalata bağımlı yem hammaddesinin ülkemizde üretilmesinin hayati önemde olduğunu düşünüyoruz. Konya’da günlük 3.200 ton kapasiteli 40 adet yem fabrikasının ihtiyacı olan yıllık 700-800 bin ton mısır hammaddesinin yerinden yani Konya’dan karşılanması da hayvancılığın gelişmesi ve maliyetlerin düşmesi açısından önemlidir.” dedi.

Mısır Üretiminde Damlama Su Farkı

Mısır ithalatının önüne geçmek ve ihtiyacımızı karşılayacak mısır üretimi için teknolojiye, bilgiye, arazi toplulaştırmaya ve ıslah çalışmalarına önem vermek gerektiğini belirten Çevik, “Konya Ovası’nda 1990’lı 850 ton olan mısır üretimi bugün hayvancılığın gelişmesiyle birlikte 700-750 bin tona yaklaştı. 1991 yılında dekara 251 kilogram verim alınırken, bugün ise 1400-1500 kilogram verim alınmaya başlamıştır. Hem verim artışı hem de borsaya olan güvenin artmasıyla hasat başlangıcından bugüne kadar Borsamıza 210 bin ton mısır gelmiştir. Geçtiğimiz sene bu rakam aynı dönemde 180 bin tondu. Konya kapalı bir havzadır ve ortalama 300 mm yağış almaktadır. Bu durum bizleri çoğu bölgemizde kuru tarıma mahkum etmektedir. Nitekim geçtiğimiz hasat döneminde çiftçilerimiz yaşan kuraklıktan dolayı büyük sıkıntı yaşamışlardır. Bu nedenle çok acilen yeni projelerle denize boşa akan sularımızın Konya Kapalı Havzası’na aktarılması gerekmektedir. Bunun bir Devlet Projesi olarak ele alınması gerekmektedir. Ova’nın suyla buluşturulmasıyla tarımsal hasıla yaklaşık 3 kat artacak, bunun etkisiyle tarımsal sanayi de gelişerek ihracatımız artacaktır” dedi. Çevik, Konya’da mısır üretiminin yüzde 95 oranında damlama suyla üretildiğini ve bu oranın Türkiye’nin hiçbir yerinde olmadığını belirterek, Konya’da mısır harmanıyla birlikte üreticilerin biraz rahatladığını, mısırın Konya’da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

HABERE YORUM KAT