1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. Mülakkattan İzlenimler
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

Mülakkattan İzlenimler

A+A-

Yeni Haber gazetesinde yazarlığa başladığımdan beri, Lokman Hoca, Hayrettin ağabey sağ olsun 2 yıla yakındır yazılarımı yayınlıyorlar. Bu bana karşı verilen bu fırsatı ve bir nevi vefa borcunu ödeme adına Ramazan ayından beri gazeteci yazar ağabeylerle Yeni Haber gazetesi adına mülakatlar yapmaya başladım. Bu mülakatlar içinde sayın Aslan Değirmenci ağabey, sayın Ahmet Ay ağabey, sayın Hacı Yakışıklı ağabeyle mülakatlar gerçekleştirdim. Bu mülakatlar içinde ağabeyler Türkiye ve İslam Alemi adına önemli tespitler yaptı. Son olarak İstanbul'a giderek Yeni Söz gazetesi genel yayın yönetmeni, gazeteci yazar sayın Kemal Özer ağabeyle çok güzel bir mülakat gerçekleştirdim. Niye öbür mülakatlarla alakalı bir yazı yazmadında, bu mülakatla alakalı bir yazı yazıyorsunuz denilebilir. Öbür mülakatlarda gazetecilik adına çok isabetliydi ama son gerçekleştirdiğim mülakat çok detaylı, öz eleştiri adına çok önemli mesajlar içeren, derin oyunları gösterme namına böyle bir yazı kaleme aldım. Bu mülakat öbür mülakatlara nazaran kat kat daha geniş oldu. Bu yazıda mülakatla alakalı izlenimleri mi maddelerle açıklayacağım. Bu mülakatı veren sayın Kemal Özer ağabeye çok teşekkür ederim. Bu mülakatta payı olan, bana İstanbul'da yardımcı olan kardeşim Muhammed Medeni Boyacı'ya teşekkür ederim. Ayrıca bu mülakat inşAllah bu hafta içi yayınlanacak. Mülakatla alakalı madde madde izlenimlerim: 

1-) AK Partinin bir öz eleştiriye ihtiyacı olduğunu söyleyen Özer, AK Parti içinde ki çürük yumurtalarının temizlenmesi gerektiğini söylüyor. AK Partinin uhrevi bir amacı olduğunu belirten tecrübeli yazar, bu amaca uygun kişilerin partiyi temsil etmesini istiyor. AK Partinin prensipleri ve kişi profilinin belirlenmesinin iki ilkeye dayandığını söylüyor. Sadakat ve liyakat. Ne olursa olsun parti lideri, Cumhurbaşkanı kendi davasına aykırı davranmadığı sürece partililerin sadakatle bağlanması gerektiğini söylüyor. Bu sadakat bir biat gibi değil, kendi menfaatini hiç bir zaman düşünmeyip sadece ülke ve İslam Aleminin menfaatini düşünmesi gerektiğini belirtiyor. Bu öyle bir sadakat ki, kendi liderine önemli uyarılarda bulunup tekrar aslına döndürme fiilidir. Brütüsler değil sadık adamlar lazım bize. Liyakata gelince adamın makamına, zenginliğine, okumuş yazmışlığına  bakılmayıp sadece ve sadece siyasi olarak potansiyeli ne, partiye pozitif olarak ne katabilir, zorluklara ne kadar katlanabilir, ne kadar mücadele eder, ne kadar sadık olabilir ve ne kadar dava adamıdır anlayışıyla bakılması lazım. Maalesef AK Partide halen zengin olanlara karşı pozitif bir ayrımcılık yapılıyor. Milletvekili aday listelerinde, belediye başkan adaylarında, teşkilatlarda zenginlerin ağırlığı mevcut. Dikkat edilirse liyakata değil zenginliğe bakılıyor. Ayrıca seçim zamanında AK Parti AK Partililere seçim propagandası yaptı. Öbür partilere ulaşma gayreti pek yoktu. Bir de AK Parti öbür partilerin yaptığı gibi vaatlerde bulunmayıp, bu partilerin yaptığı vaatlerle uğraştı. AK Parti hep yaptıklarını anlattı. Halbu ki AK Parti yapacaklarını anlatmalıydı. En önemlisi AK Parti işci, asgari ücretli, çiftçi, emekli ve ekonomik durumu kötü olanlara karşı bir çalışma gerçekleştirmedi. Bu kesimin ihmal edildiği apaçık ortada. Bu durum şüphesiz partiye zarar verdi. AK Parti1 Kasım seçimlerinde bu kesimlere yönelik ekonomik olarak iyileştirmeler yapabilir. Hem de seçim öncesinde vaat ve yapacakları AK Partiye pozitif katkısı olacaktır. Mesela     AK Parti asgari ücretlilerin maaşını 1400 liraya çıkartabilir. Bu imkansız değil. Bir de AK Partinin içinde saçma sapan demeçler veren kişilerin partiye büyük zarar verdiği görülmektedir. Malum ekonomi bakanları yüksek mevlalarda maaş alırken bir şey olmuyor da, asgari ücretliye biraz zam  yapılınca mı olmazlara sürükleniyor. Emekli milletvekilleri 8 bin küsur maaş alırken bir şey olmuyor da 30 yıl boyunca prim ödeyen emekli sadece 1100 küsur maaş alabiliyor. AK Parti lütfen Kemal Özer'e kulak versin. Bir şey kaybetmez aksine kazanır.
2-) Terörü aklamaya çalışan ve Erdoğan'a saldıran medya tamamen dış güdümlü bir medya olduğunu belirten Özer, Almanya Yahudi lobisi güdümlü Siyonist uşağı Hürriyet, İsrail sermayeli Sözcü, CIA ve İsrail güdümlü Paralel yapı ve diğer ikiz kardeş medyalar. Erdoğan'a saldıran bu medya aslında Erdoğan üzerinden güçlenen Türkiye'ye saldırıyorlar.
3-) Güçlü Türkiye herkesi rahatsız eder. Türkiye coğrafi, siyasi,inanç ve son dönemde ki mücadelesinden dolayı Türkiye hedefte. Güçlü Türkiye rahatsızlık uyandırır.
4-) Kürt sorunu yoktur PKK sorunu vardır. PKK yok olacaktır.
5-) PKK uluslar arası hesaplaşma aracı oldu. Berlin Londra Tahran merkezli daha çok kullanılan terör örgütü güçlenen Türkiye'yi durdurmak, ayaklarına pranga vurmak istiyor. Halkı da yıldırmak istiyor.
6-) Paralel Yapı PKK'nın içinde ki MİT elemanlarını, askerlerin yerlerini, polislerin operasyonlarını deşifre ettiği için Dağlıca ve Iğdır saldırıları gerçekleşti. Paralel Yapı devlete ihanet etti. Kalleşlik yaptı.
7-) En büyük rahatsızlık Türkiye'nin yerli askeri sanayisini yapması, MİT'in yerlileşmesidir. 
8-) Türkiye yerli milli damarı yakaladı bu rahatsız ediyor. 
9-) Batı ve Emperyalistler doğal kaynağı zengin olan ülkelere terör ihraç eder her kaynağın değeri artar, sonra gelir bu terörü meydandan çeker ve her şeyin değeri ucuzlar. Batı ve Emperyalistler buralardan nemalanır. İnsanları yerlerinden edip mülteci yapar sonra bu mültecileri kendi menfaatine göre pislik ve iğrenç yerlerde kullanır.
10-) DEAŞ'ı Amerika ve İngiltere kurdu. 
11-) Batı, Afrika'yı boşaltıp Afrika'ya kendisi yerleşmek istiyor. Çünkü Batı kendi elinde ki tüm kaynakları tüketti. Kendi toprakları kirlendi.
12-) Sayın Kemal Özer ağabeye Yeni Söz gazetesinin misyonunu sordum. İşte verdiği cevap:
Bu Yeni Söz gazetesi aktif gündem peşinde koşan bir gazete değil. Tabi ki gündemi ıskalamıyoruz. Ama Yeni Sözün varlık nedeni özgün bir gazete olmak, cesur haberler yapmak, haberlerde derinlik oluşturmak, daha çok entelektüel bir gazete olmak, ön açmak, vizyon açıcı bir yol açmak. Bunun için çok satmak, muhakkak herkes çok satmak ister ama mutlak olarak çok satmak gibi bir derdi yok. Mutlak olarak sıcak haber yapalım diye bir derdimiz yok. Biz kimsenin görmediği, bazılarının görmek istediği veya görmemeye çalıştığı  haberleri görerek  biraz ön almak istiyoruz. Bu yönde bir gazete olma gayretinde henüz bunu başardığımızı söylemeyerek yol aldığımız kesin. Çünkü çok genç bir gazetesiniz, Türkiye’nin en genç gazetesiyiz. Bir misyon gazetesi, bir dava gazetesi. Tabiri caizse Mümin bir gazete, mümince bakan bir gazete.

NOT: Sayın okurlar mutlaka bu mülakatı okuyun. Türkiye ve dünyada ki tüm gündemi özetleyen bir mülakat oldu. Dolu dolu süper bir mülakat....

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT