1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Nitelik artsın
Nitelik artsın

Nitelik artsın

Avrupa ülkelerinden Almanya'da 4, Fransa'da 4 ve Birleşik Krallık'ta 7 veteriner fakültesi bulunurken Türkiye’de 32 veteriner fakültesi bulunuyor.

A+A-

Avrupa ülkelerinden Almanya'da 5, Fransa'da 4 ve Birleşik Krallık'ta 7 veteriner fakültesi bulunurken Türkiye’de 32 veteriner fakültesi bulunuyor.  Durumun bu şekilde olmasının Türkiye’deki işsizlik oranlarının artması sorununu beraberinde getirdiğini söyleyen Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Aşkın Yaşar, Türkiye’nin kapasitesi, hayvan varlığı, coğrafya büyüklüğü düşünüldüğü zaman 6-7 tane veterinerlik fakültesi yeterli olduğunu sözlerine ekledi.

veteriner.jpg 

Konya’da veteriner hekimleri odasına kayıtlı toplam bin 680 veteriner hekimin olduğunu söyleyen Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Aşkın Yaşar, odaya kayıtlı olmayan veteriner hekim sayısının ise 2 bin 500 civarında olduğunu ifade etti.

“İHTİYAÇ KADAR VETERİNER HEKİM YETİŞTİRİLMELİ”

Veterinerlik fakültesi sayısının arttırılmasının yanlış bir politika olduğunu kaydeden Başkan Prof. Dr. Aşkın Yaşar, veterinerlik fakültesinden mezun olanların kolay iş bulduğu noktasındaki düşüncenin doğru olmadığını vurguladı. Bir ülkenin ihtiyacı kadar veteriner hekim yetiştirmesi gerektiği noktasında uyaran Prof. Dr. Yaşar, “Bir veteriner fakültesinden eğitim alan bir hekimin devlete maliyetiyle hukuk fakültesinden mezun olan bir avukatın maliyeti arasında çok ciddi farklar var. Sağlık sektörü pahalı ve uygulamalı bir eğitim. Dolayısıyla bir ülke ihtiyacı kadar veteriner hekim yetiştirmeli.” dedi.

“ALMANYA’DA DÖRT TANE VETERİNERLİK FAKÜLTESİ VAR”

Türkiye’de veterinerlik fakültelerinin çok fazla arttığını belirten Yaşar, “Kendi ihtiyacının çok üzerinde veteriner hekim mezun edecek bir seviyeye ulaştı. 30 küsür veterinerlik fakültesi var ve yıllık mezun 3 bin üzerine çıkıyor. Bu hiç kabul edilebilir bir durum değil. Almanya’da şuanda 5 tane veterinerlik fakültesi var. Almanya hayvan sayısı açısından büyük başta biraz daha fazla Türkiye’den ama dört fakültenin mezunları bile fazla geldiği için fakültenin bir kısım mezunlarının kurumlarından çalışacak şekilde özel eğitimle yetiştirmeye çalışıyor. Kendi ülkesinin sınırları içerisinde iş bulmaya çalışıyor. Bu insanlar işsiz kalmamalı diye bakıyorlar.” şeklinde konuştu.

“ÜLKE İÇİN BÜYÜK DEĞER KAYBETMİŞ OLACAĞIZ”

Yaşar, “Bizde üniversite mezuna iş vermek zorunda değilim, okulu bitirsin de mantığı var. Sosyal bilimler eğitimi, tarih, müzik, edebiyat bitirse topluma karışabilir bu insanlar toplum içerisinde bu bilgileri kullanabilirler ama veteriner hekim eğer hekimlik yapamayacaksa aldığı eğitim boşa gidecek ve ülke için büyük bir değer kaybetmiş olacağız.” diyerek yeteri kadar veteriner hekim yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yaşar, Türkiye’nin kapasitesi, hayvan varlığı, coğrafya büyüklüğü düşünüldüğü zaman 6-7 tane veterinerlik fakültesi yeterli olduğunu sözlerine ekledi.

“BURALAR ARTIK TIKANACAK”

Mezun olan birinin klinik açsa bile hasta potansiyelinin zayıf olduğunu kaydeden Yaşar, “Hayvan sayısını kurtaracak kapasitede değil. Ve bu durum haksız rekabete ve meslektaşları arasında sorunların olmasına neden olacak. Bu tür sorunları yaşayan meslekler çözüm üretmişlerdir ama tabi ki biz de çözüm üreteceğiz. Artık eczacılar yeni eczane açamıyor. Bir eczacının yanında çalışma zorunluluğu var ve belirli nüfus sayısına göre belirlenmiş eczane sayıları var. Veteriner hekimlikte de ya bunu getireceksiniz ya da ciddi bir krize kapı açacaksınız. Yoksa buralar artık tıkanacak ve tıkanma noktasına doğru da gidiyoruz.” şeklinde altını çizdi.

“TÜRKİYE’DE HAYVANSAL PROTEİNLERİ ÇOK AZ TÜKETİYORLAR”

Avrupa Birliği ülkelerinde hayvansal protein tüketim oranlarının Türkiye’ye göre çok yüksek olduğunun bilgisini veren Yaşar, “.Türkiye’de insanlar hayvansal proteinleri çok az tüketiyorlar. Bu, şu anlama geliyor. Hayvancılığın az olduğu, üretim maliyetlerinin yüksek olduğu dolayısıyla arz talep seviyesi olması gerekenin çok altında olduğunu gösteriyor. Tabi bu veteriner hekimin mesleğine de yansıyor. Çünkü üretici ürettiğini kar marjı olması gerektiğine satamıyorsa birçok unsurdan kısmaya çalışıyor. Daha ucuz yem kullanıyor. Dolayısıyla hayvanın verimi düşüyor. Verimi düşünce ürettiği ürünün maliyetleri düşüyor. Burada veteriner hekimden alacağı hizmetin kısılmasına kadar yansıyor bir şekilde.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’DE YÜZDE 80 ERKEK VETERİNER HEKİM VAR”

İsviçre’de üreten ekibin geliri ile Türkiye’deki üreten ekibin geliri kıyaslandığı zaman aralarında çok fark olduğunu söyleyen Yaşar şunları aktardı: “Hollanda da bir veteriner hekim işletme saati 100 Euro’dan sadece denetime giderken Türkiye’de bu tür kontrollerin kıyaslanamayacak kadar maliyet farkları var. Bu mesleğimizin dünya ortalamalarına göre geride kalmasına neden oluyor. Ama bir başka açıdan da yine İsviçre’de veterinerlik fakültesini tercih edenlerin yüzde 80’i bayan olunca erkeklerin yapması gereken işlerde veterinerlik hekim ihtiyacına karşılamak için yüzde 50 yüzde 50 kota getirdiler. Türkiye’de ise yüzde 80 oranında erkek veteriner hekim var. Tabi ki ciddi farklarımız var.”

“SELÇUK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA STANDARLARINI SAĞLAMIŞ”

Dünyadaki veterinerlik hekim hizmetleriyle Türkiye’de veterinerlik hekim hizmetlerini birbirine yaklaştırma anlamında mücadele eden kurumaların varlığından da bahseden Yaşar, “Örneğin Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Avrupa veteriner fakültesi standartlarını sağlamış bir faktülte bunun için üç dört yılda bir denetim geçiriyoruz. Bir ay önce de yine denetime geldiler. Akreditasyon dediğimiz Avrupa ülkelerinde durum neyse en azından en az seviye de burada da olması gerekiyor. Bir taraftan yeni açılan veterinerlik fakülteleri var çok zayıf, bir tarafta da Avrupa standartlarını sağlamışlar var.” diye konuştu.

HAYVAN İTHALATINDA SIKI BİR DENETİM ŞART

Denetimlerin hayvan sağlığı açısından çok önemli olduğunun altını çizen Yaşar, “Türkiye’de hayvan ithalatıyla ilgili çok ciddi bir durum söz konusu. Yurt dışından hayvan  ithalat etmeyin demek söz konusu değil. Türkiye genetik materyal olarak ihtiyacı olan damızlık hayvanları Türkiye’de sperm ve materyalleri almak zorunda. Ama et için hayvan alınması eğer zorunluysa, ülkenin ancak bu şekilde hayvansal proteinlerle doğuracağına inanıyorsa mutlaka denetimlerin çok üst düzeyde gösterilmesi gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde ispanya üzerinden hastalıklı hayvanların kontrolsüz giriş yapıldığıyla ilgili basında bir sürü yazı çıktı. Demek ki denetim ve kontroller konusunda gevşek davranılmış.” ifadelerine yer verdi.  

“BU İŞİN ŞAKASI YOK”

Denetimler konusunda dikkatli olunmadığı takdirde beklenilmeyen hastalıklara neden olabileceğine değinen Yaşar, “Bu tür durumlarda karantina uygulamalarının artık sınıra girdikten sonra işletmede de sürdürecek şekilde planlanıyor ama yol boyunca hayvanların mola yerlerinde ya da hastalık saçıp saçmadığını kim garanti edebilir. Bu işlerin şakası yok aslında. Yani tabi ki ticari yönü var. Ticaretiyle uğraşanlar çok para kazansın işini kolaylaştıralım mantığı ile hayvansal riske atmak çok büyük bir tehlikedir.” Yaşar, “Yurt dışından gelen hayvanların hem ülkeye girmeden önceki muayenelerinin ve kontrolünün çok iyi yapılması gerekir veteriner hekimlerimiz tarafından. Karantina süresinin kesinlikle çok iyi geçirilmesi şart. Ülkemizin ve insanlarımızın sağlığı açısından bu çok önemli.” diyerek uyarıda bulundu.

SÜMEYRA KENESARI/ YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT