Doç. Dr. Ömer Akdağ

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Öksürmek

A+A-

Bazı durumlarda insan öksürür. Boğazında kılcık vardır. Kılcığı gidermenin iki yolu vardır; 1. yukarıda ifade ettik; öksürmek. 2. su içmek.

Yukarıda zikredilen iki husustan birisini tercih etmek mümkündür.

Her yükseltiyi dağ zannedenler var ülkemizde.

Her konuşanı hatip zannedenler gibi...

Türk-İslam tarihinde kurulmuş büyük devletler vardır; Bu devletlerde gayrimüslimlerin inancına müdahil olunmaz. Zira böyle bir sistemde islam inancı hakimdir.

Biz İran'a benzemeyiz. Bizim ülkemizde bir kısım akl-ı evveller İslam lafını duyunca zihinleri İran'a gider. Türk-İslam sisteminde ateist, deist, yezidi, ezidi veya bilmemne olunması Türk devletinin ve islam akaidinin müdahil olması demek değildir.

Osmanlı devletinde meyhane vardır, kerhanede vardır. Camiler vardır tekke ve zaviyeler de vardır. Her ferd ait olduğu yere gider. Bütün mesele kimin ne olduğudur.

Daha doğrusu Hz. Mevlana'nın dediği gibi; ya olduğu gibi veya göründüğü gibi olmaktır.

Günümüzün en büyük meselesi budur; kişiler göründüğü gibi değildirler. Veya olduğu gibi değildirler....

Unutulmamalıdır Ki, İslam İtikadı İslam'ı Tercihte (Dikkat! Tercihden Sonraki Vetirede Değil) Kişileri Tamamen Serbest Bırakmıştır.

İstersen İslamiyet'i tercih edersin, istemiyorsan istediğini tercih edersin. Karadenizlilerin güzel bir sözü vardır; "akıllı insanlara lafın tamamı söylenmez".

Bu sözün farklı bir versiyonunu ifade edeyim; "şaşkın adama lafın tamamı söylenir"......

KELLİM KELLİM YA YENFA' OLMAMASI TEMENNİSİYLE.

Not: Son olarak bir hususunda bilinmesinde fayda görmekteyim ki; bizim memlekette özellikle Cumhuriyetin ilk dönemelerinde başlayan ve halen azalarak da olsa devam eden vetirede (süreçte) iman ile bilgi birbirine karıştırılmaktadır. İman Allah'a ve sevgili peygamberimize tevcih edilir. Tarihi şahıslar tanınmaya çalışılır. Bilgi sahibi olundukça takdir edilir veya tekdir edilir...

GÖZYAŞI

Ebru Gündeş'in gözyaşı veya Hülya Avşar'ın kızının sevgilileri kadar şehitlerimiz basında yer almadı bu memlekette diye dert yanmış bazı dostlarımız.

Nasıl yer alsın ki?

Bu duruma tik-tak gelindi mi sanıyorsunuz?

Günümüzü iyi tahlil etmek için dünü biraz tenvir etmek lazımdır.

Allah, Allah diyerek din ve vatan için bacaklarını kaybeden gazilerimizle alay eden gençler gördük 1930'lu yıllarda....

Vatan müdafaası için Allah Allah diyerek şehit olanlarla alay edildi bu memlekette.

Kesmedi bir kısımlarını alay etmek.

"Allah" lafzı yasaklandı yerine "Tanrı" kelimesi ikame edilmek istendi.

Hatırlayın, 1932'den 1950'ye kadar bu vatan toprakları "Allahü ekber" sadasına hasret kaldı.

Mehmedçik cephede taarruz ederken "Allah, Allah" şeklinde motive olurdu. Bunu bile değiştirmek istediler. Bunun yerine "vatan vatan" denilmesini istediler.

Bütün bunlar tutmadı ama milletin maşeri hafızası özürlendi.

Matbuat niye Ebru Gündeş'in gözyaşlarını öne çıkarmasın?

Bu durumda Hülya Avşar'ın kızının sevgilileri şehitlerden daha "önemli" olmuyor mu?

Yıllardır uçkur edebiyatıyla uyuşturulan bir nesilden veya şişirilen basından başka ne beklenir?

"Nesil" yerine "kuşak" lafını kullanan bir tercih ancak bu kadar olur.

"Kuşak" bele sarılır ve bez parçasıdır.

"Nesil'i" "kuşak" haline getirenler bayrağımızı da "bez parçası" haline getirdiler.

Ama Direnen Bir Maya Vardır Ülkemizde.

Türk Milleti Müslümandır ve Müslüman Kalacaktır.

Tarihte Türk Milleti İslam Dünyasının Lideriydi İstikbalde de öyle olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT