1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. ORTADOĞU BUMERANG CEHENNEMİ 1
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

ORTADOĞU BUMERANG CEHENNEMİ 1

A+A-

SURİYE:   Allah'ın  rahmeti, bereketi, selameti  üzerinize  olsun.  Şimdi  Suriye’deki  olaya  dar  kalıplarla,  dar  düşüncelerle,  dar   algılarla   bakmak   vicdanımızı   ve  insanlığımızı  köreltir. Suriye  Osmanlı  Devletinden  ayrıldıktan  sonra   halk  huzur ve özgürlük bulmamıştır. Hafız   Esed  deccali  darbe  yaptıktan  sonra   azınlık  olan  Nusayriler  bütün  ülkeyi  zorbalıkla  yönetmeye  başladı. Halka  ha  bire  baskı, işkence  ve   cezaevlerinde   sindirme  politikası. Deccal  baba  Esed,  Suriye  ülkesini    açık  hava  hapishanesine  çevirdi. 1982’de  baskı,  zulüm, işkencelerden bıkan  Hama  halkı  yönetime   karşı     İslam  Devleti  arzusuyla  ayaklandı. Baba  deccal  Hafız  Esed    bir   gecede  Hama’da   40  bin   kişiyi  öldürdü. Bu   katliamdan  övünen  deccal,  Suriye  halkına   gözdağı    vermek  için  Hama  şehrinin  giriş  ve  çıkışlarını  hep  kapalı  tutmuştur. 1982’den   2000’e  kadarda   baskı  devam  etti.Baba  deccal  geberip, oğul  deccal  geldiğinde,  oğlu  Suriye  halkını   rahatlatacağını,  reformlar   yapacağını  söyledi. 2000’den  2011’e  kadar   halka  verdiği  sözleri  tutmadı. Türkiye’de  o  zaman  zarfı  içinde  Esed’e  ziyaretler   yapıp   halkına   verdiği   reform  sözlerini  tutmasını  hep  öğütledi. Bunu  da   belirtmek  lazım  ki   Türkiye   deccal   Esed’e     ziyaretler   yaptığında  Esed  halkını  katletmiyordu.  Tunus’ta  başlayan   ve  tüm  Arap  coğrafyasına    yayılan  Arap  Baharı,  Tunus, Libya’dan  sonra,  son  sınırına  gelen  Suriye  halkı   gün  bugündür  diyerek  isyan  etti. İsyanın  ilk  günlerinde   Türkiye   Esed’in  yanına  giderek,  halkına  dediklerini   yap, demokrasiye  geç  diyerek  elinden  geleni  yaptı.  Ahmet  Davutoğlu     saatlerce  Esed’e   öğüt  verdi. Uzun  lafın  kısası,  Türkiye  savaşı  başlatan  olmadı, Türkiye  savaşı  engellemeye  çalıştı. Türkiye’yi  suçlayanlar  iftira  atıyor. Savaşı  başlatan  yarım  asırdır   halkına   baskı ve  zulüm  yapan   baas  rejimidir. Suriye’deki olayların  ilk  safhasında  halk  sokaklarda    normal, şiddetsiz   gösteriler   sürdürüyordu. Esed  deccali  halkını  katlettiği  anda,  Suriye  halkı  silahlı  mücadele   dönemini  başlattı. Muhalifler  dediğimiz  grup, Özgür  Suriye  Ordusu, Ahraru  Şam  Örgütü, İslami  Cephe, Tevhit  Tugayları, El  Nusra   ve   daha  bir  çok  direniş  grubu   oluşturuldu. Esed’in  bu  zalimliği  yüzünden  ortadoğuya  bela  olan  radikal  örgütler  çoğaldı.  Zalim  IŞİD  örgütü  Sünni, Şii, Hristiyan,  Yezidi, Şebek, Kürt  ve  Türk demeyip  herkesi öldürüyor. Ama  Esedle  savaştığını  göremezsiniz. Esed  bu örgütün  gizli  destekleyicilerindendir.  Suriye’deki  olayların  2.safhasında  silahlı  mücadele  dönemi  başladı. Silahlı  mücadele  döneminde   muhalifler  çok  müthiş   bir  ilerleme  sağladı. Uzmanlar  Esed’in  kısa  zaman  içinde   düşeceğini  söylüyorlardı. Muhalifler  ülkenin   % 78’ini  elinde  bulundurup  hızla  ilerliyorlardı. Esed’in  300   bin  ordusunu  yok  ettiler.  Esed  düşüyor  dediğimiz  anda  Rusya, Çin, İran  müthiş  bir  destek  sağlamaya  başladılar. İran’a  biraz  değinirsek  geçmişten  beri  Siyonist  İsrail’i  yok  edeceğini  ve  onlarla   mücadele  edeceğini   söyleyen  İran  Suriye  konusunda   İsrail’le   aynı  cephede  yer  aldı. Haberlerde  görürsünüz    İsrail  Suriye’yi  bombaladı  diye,  halbuki  İsrail  Esed’i  değil  muhalifleri  bombalıyor. İsrail  Beşar  Esed  ve  babası   Hafız  Esed’den   son  derece  memnun. İsrail  kendi  güvenliği  için   Esed’in  gitmesini  istemiyor. Bu  dediğim  Hizbuldeccal   için  de   geçerli. Uzun  lafın  kısası  İsrail  ve  İran   kardeş  oldular. Yada  geçmişten  beri  kardeşlerde  biz  mi  görmüyoruz?  Konumuza  dönersek   Rusya  teknoloji  ve   kendi  silahlı  adamlarıyla  destek  veriyor  deccale. Çin  teknoloji  yönünden  destek  veriyor. İran      Devrim   Muhafızlarıyla    destek  veriyor.  Hasan  Nasrallah’ın  Hizbuldeccali   militanlarıyla  destek  veriyor. Esed’in  dışardan  getirdiği   her  tür  ırktan  olan  lejyonerleri. Durum  böyle  olunca   Esed  düşmedi   ve  halen  iktidarını  koruyor. Anlamadığım,  herkes!  Esed’i   çok  seviyor  da   mazlumları  sevenlere  niye  iftira  kampanyası  düzenleniyor. Mazlumlara  destek  veren  Türkiye  ve  Katar ülkeleridir. Birincisi  Türkiye  o    mazlumların  öldürülüşüne   put  gibi  baksa mı?  İkincisi  yanı  başında  yükselen   bir  alev   var,  sen  bu  aleve  sessiz mi  kalacaksın? Üçüncüsü  İran  destekliyor   bir  şey  olmuyor, Hizbuldeccal   destekliyor  bir  şey  olmuyor,  Türkiye  Özgür  Suriye  Ordusu  ve  İslami  Cepheyi desteklediğinde mi  laf  oluyor?  Bu  Esed’i  dışardan  sevenler  birde  içerden  sevenler  var.  CHP,  CHP  Suriye’deki    halkın      katledilmesine    bir     tepki    vermedi.Diktatörün  alası  olan  Esed’e   ziyarete  gidip,  kendi  ülkesindeki   ve  halkından   oy  alarak  iktidara  gelen  Başbakana  diktatör  diyor. CHP’nin  de   baas  kökünden  geldiği  için,  genlerden  dolayı  Esed’i   ve  firavunları   destekliyor.  

Devam  Edecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT