1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. ORTADOĞU BUMERANG CEHENNEMİ 2
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

ORTADOĞU BUMERANG CEHENNEMİ 2

A+A-

IRAK: Irak  geçmiş  tarihine   bakarsak  bir  türlü  bir  istikrarın  söz  konusu  olduğunu  söyleyemeyiz. Körfez  Savaşı,  6  yıl  süren  İran  Irak  savaşı.  Saddam'ın   diktatörlüğünde  istikrar  bulamayan  ülke. Amerika'nın  sözde   insan  hakları  ve   demokrasi  için  gittiği  Irak'ta  1,5  milyon  insanı  öldürmesi.  Bu  vahşeti  terörist  Amerika  yaptı.  Bu  vahşet  insanların  vicdanında  silinmemesi  lazım.  Bu  vahşete  ses  çıkaramayan,  dünyanın   en  azgın    terör  örgütü  olan  Amerika'yı  eleştiremeyenler   vicdanın  kara  deliğine  gömüleceklerdir.  İran'ın  Ortadoğu'da  çıkarmak  istediği  mezhep  savaşını  Irak  işgalinde  gördük.  Sünni  mücahitlerin  yerlerini  sözde  düşmanı  Amerika'ya  nasıl  ifşa  ettiğini  çok  iyi  biliyoruz.  İran  Amerika  işgaline yardım  ederek  bizim  İran'ın  Amerika'ya  düşman  olmadığını  çok  iyi  anladık.  İran'ın  2006  yılında  işgale   fiili  olarak katıldığını  ve   Irak'ta  bir  Şii  diktatörlüğünü  kurmak  istediğini  ve  kurduğunu  da  çok  iyi  biliyoruz.  Amerika  ve   İran'ın  adamı  olan   diktatör  Maliki'yi  yönetimin  başına  getirerek  Amerika  ve  İran'ın  Irak  üzerinde ki  politikaları  başarıya   ulaşmış  oldu.  Maliki'nin  mezhepçi  bir  politika  yürüterek   Sünnilere  yaptığı  baskı  ve  zulümlerin  sonucunda  Irak'ın  bölünme  tehlikesiyle  karşı  karşıya  bıraktı.  Amerika, İran  ve  Malikinin  bu  vahşi  tavırlarının  sonucu  olarak  IŞİD  denilen  vahşi  bir  örgüt  ortaya  çıktı.  Kimse  bana  IŞİD'in  kendiliğinden  ortaya  çıktığını  söylemesin.  Ya  bu  örgüt  uzaydan  mı  geldi  demesinler!  Irak'a   yapılan  vahşi  tavırların  sonucunda  çıkmış  vahşi  bir  örgüt.  Çivi  çiviyi  söker  misali.  Maliki'nin  Kürdistan  bölgesiyle  petrol  yüzünden  zıtlaşmasından   dolayı   Barzani  Irak'tan  ayrılırız  resti  çekti.  Bu  durumun  Allah  korusun   Irak'ın  üçe  bölünmesi  tehlikesiyle  karşı  karşıya  kalmasının  sebebi  olabilir.  Türkiye'nin  Irak  politikası  net:  Ülkenin  bütünlüğü  ve   despotik  rejim  ve  kişilere  karşı  olmasını   ve   halkın  özgür  olmasını  hedefler.   

MISIR:  Mısır  tarihi  firavunlarla  doludur.  Bu  firavunlar   halkı   rahat   bırakmayarak   hep  baskı  altında  tutmuştur.  Abdul  Nasır,  Enver  Sedat,  Hüsnü  Mübarek  ve  Sisi  Mısır'ın  son  firavunlarından.  Arap  Baharı   40  yıl   diktatör  olan   Hüsnü  Mübarek'i  alaşağı  etti.  1  yıl  sonra  ilk  defa   demokratik  şekilde   yapılan  seçimlerde  Mursi  Cumhurbaşkanı  oldu.  Mursi'nin  Cumhurbaşkanı  olması  ve   uyguladığı   politikalar   dünya  sisteminde   Türkiye  ve  Katar  hariç  herkesi  rahatsız  etmiştir.  İsrail  kendi  güvenliği,  Mursinin Camp  David  anlaşmasını   yenilemek  istememesi  ve  Hamas'tan  dolayı     rahatsız  oldu.  Amerika'da  bu   nedenlerden  dolayı  ve  İslamcı  bir  yönetim  istememesinden  dolayı   rahatsız  oldu.  Batı  bu  saydığımız  nedenlerden  dolayı  rahatsız  oldu.  Suudi  Arabistan  ve  Körfez  ülkeleri   bu   halk  devrimlerinin  ve  Müslüman  Kardeşlerin  yönetiminin  kendi  ülkelerine  uğrama  korkularından  dolayı  rahatsız  oldu. Saltanatlarının  yıkılmasından  korktular.  Çünkü  böyle  bu  durumda  Amerika,  Batı  ve  İsrail'in  nefes  borusu  kesilmiş  olur.  Suudi  Arabistan  ve  Körfez  ülkeleri  darbeye  20  milyar dolar  destek  oldular.  Anlamadığım  halkların kendisinin   yönetme  isteği  ve  isyanına  karşı  diktatörlerin  arkasında  illaki  bir  ülke  oluyor.  Örnek  Esed'in   arkasında   İran  ve  Sisinin arkasında  Suudi  Arabistan  ve  Körfez  ülkeleri. Halkları  rahat  bırakın. Bu  durum  Bahreyn  için de  geçerli  Bahreyn  nüfusunun  çoğunluğu  Şii  yönetim  Körfez  ülkeleri  ve  Suudi  Arabistan  güdümünde  olan  bir  yönetim.  Arap  Baharı  oraya  sıçradığında  ve  Suudi  Arabistan  için  tehlikeli  bir  boyuta  vardığından sonra  Suudi  Arabistan  Bahreyn'e  girerek  isyanı  bastırdı. Tekrar  diyorum  halkları  rahat  bırakın. Konumuza  dönersek  İran  güçlü  bir  Sünni  bloğundan   yani  Türkiye, Mısır  ve  Katar'ın  İslam  dünyasına  liderlik  yapabileceği  korkusundan  ve  kendilerinin  İslam  dünyasında  bir  etkisi  kalmadığı  için  rahatsız  oldu.  Gördüğümüz  gibi  Türkiye  ve  Katar  hariç  darbeden  kimse  rahatsız  olmadı.  Türkiye'nin  tavrına  dönersek  Türkiye  darbenin  ilk  gününden  beri  Sisi  köpeğine  ve  ikiyüzlü  Amerika  ve  Batıya  çok  sert  bir  tavır  alıyor.  Sisi'yi  tebrik  edenler  gibi  değil  Sisi'ye  defol  diyen  bir  politika  yürütür  Türkiye.    

LİBYA:  40  yıl  demir  yumrukla  yönetilen  Libya  Kaddafinin  köpek  gibi  öldürülmesinden  sonra    (İnsan  yaşadığı gibi  ölür.)   bir  türlü  istikrarı  bulamıyor.  Amerika,  BAE  ve  Mısır   maşası  olan  Hafter'in  darbe  girişimleriyle  ve  Kaddafinin  artıklarının  yönetimi  bırakmayıp  yeni  bir  diktatörlük  özlemleri.  Meclisin  Trablus'tan  Tobruk'a  taşınması.  Libya'da  bu  karmaşık  düzen  devam  edecek  gibi.  Türkiye'nin  Libya  tavrı da  net:  Halkın  seçtiği  yönetimi  tanımak  ve  oluşacak  despotik  rejimlere  karşı  olmak.  

Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT