1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. Özboyacı’nın Altınları ile İsrail’in Özrünün Ne Alakası Olabilir?
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Özboyacı’nın Altınları ile İsrail’in Özrünün Ne Alakası Olabilir?

A+A-

Mehir Vakfı, kurulalı tam 17 yıl olmuş. Başkanlığını değerli Ağabeyimiz Mustafa Özdemir yapıyor, Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin Kıymetli Hocalarından Prof. Dr. Saffet Köse Hocamız ise mütevelli heyet başkanlığını yürütüyor. Yaptıkları hizmetler Konya’yı çoktan aştı, dünyada onlarca ülkede ülkemizde onlarca şehirde düğünler yapıyorlar ve düğünleri boş bir şov değil. Evlendirdikleri gençlerin bütün ihtiyaçlarını karşılıyorlar, hatta bazılarına belirli bir süreliğine evlerinin kirasını ödüyorlar ve hatta bazı evlenen gençlerimize iş bile buluyorlar.

Özboyacı Altın, takı ve mücevherat sektöründe 32 yıldan bu yana hizmet veriyor. Allah (C.C.) nazardan saklasın, Aile işletmeleri için ülkemizde örnek olacak bir standart ve kaliteye sahipler. Maşa Allah, Ziya Özboyacı Ağabeyimizin kaptanlığında çoktan bir yerel firma görüntüsünü aştılar, sektörün önemli oyuncularından oldular, kendileri ürün üretiyor ve sektörde marka olmayı başardılar.

Şimdi Özboyacı Altın, Mehir Vakfı’nın bu kutsal görevine çok önemli bir katkı yapıyor ve 250 çiftin nişan yüzüklerini ve bayan küpelerini Özboyacı altın verecek.

Biz hem Mustafa Ağabey ve Saffet Hocamızla hem başta Ziya Özboyacı Ağabeyimiz olmak üzere, Özboyacı ailesinin değerli fertleri ile çokça görüşüyoruz, onların bu konulardaki düşünceleri elbette önemli ama bence asıl önemli olan bu olayın fikri ve felsefi yönüdür.

Çok açık söylüyorum, Türkiye bugün hala güçlü bir ülkeyse, İsrail gibi dünyayı kontrol ettiğine inanılan bir ülke ülkemizden özür dileyebiliyorsa bunun nedeni Mehir Vakfı gibi kurumların olması ve iş dünyamızın büyük oyuncularından Özboyacı gibi kuruluşların sadece para merkezli hareket etmeyerek sosyal sorumluluklarını ve dini vecibelerini yerine getirmesidir.

Televizyon kanallarında bir reklam dönüyor. Bu reklama göre baba bir gence Maykıl (Michael) olduğu için kızını veriyor ve hatta bundan büyük mutluluk duyuyor.

Bence hayatımız burada şekillenmektedir, ya kızlarımızı Maykıl’a vereceğiz, ya da dünyanın en önemli ülkelerinden birisi haline döneceğiz.

Kızlarımızı Maykıl’lara vermek istemiyorsak Mehir Vakfının bu kutsal yolcuğuna destek veren firmalarımıza bizler de destek olmalıyız diye düşünüyorum. Özboyacı Altının tavrı burada önemli haline geliyor işte.  Firmalarımız büyümeli, çok kazanmalı ve dünya çapında markalar haline gelmeli ve dünyamızı artık biz şekillendirmeye başlamalıyız. Medyamızda da, reklamlarımızda da, gazetemizde de, internetimizde de o zaman bizim değerlerimiz neşvünema bulur. Gençlerimizin anası da babası da biz oluruz. Ya da akşam programlarda şekillenen nesiller Maykıl ile evlenmek için can atar. İşin kötü tarafı Maykıl olanda bizim oğlumuzdur. İşte sosyal sorumluluk kavramı burada başlamaktadır…

Modern zamanların, bir başka deyişle şeytanın çağının en büyük argümanı bekar ve birbirinden kopuk bireylerdir. Elbette bu çağda ekonomi de sosyoloji de psikoloji de o şeytanın çağının argümanlarına göre şekillenmektedir. İyi giyin, iyi ye, iyi yaşa ve çok kazan, kazanç ve kariyer odaklı ol, kadın ve erkek bireydir, kendin için yaşa, mantığı ile şekillenmiş bu şeytan argümanlarına karşı koyma mantığıdır Özboyacı Altın ve Mehir Vakfı.

Elbette böyle başka kurumlarımız da var, vakıf ve derneklerimiz de… Hepsi çalışsın, Hak’ın argümanlarını geliştirmek için mücadele etsin, biz de onları yazalım, hepsini kutlayalım ve hatta ayaklarının altına kırmızı halı olalım. Ne diyor büyük Aşık Nesimi Baba, “Hak yoluna gidenlerin, Asa olsam ellerine, Er pir vasfın edenlerin, Kurban olsam dillerine… Bir kamilin yolun tutsam, Aşk oduna yanıp tütsem, Bülbül gibi feryad etsem, Muhabbetin güllerine”…

Mesele çok net, ülke iyiye gidiyor ve meydanlarda, “vur de vuralım”, “öl de ölelim”, diye bağıran kalabalığa, “onun vakti de gelecek” diyene inat, kızlarımızı Maykıl’a reva görmeye çalışanlara inat, bugün Mehir Vakfı’nın ve Özboyacı Altının yaptığını yapma vaktidir. Mütevazı, zamana esir olmadan ve zekatımızı, fitremizi ve hatta onların üzerine koyarak sadakamızı fazlasıyla verme vaktidir. İlim ile irfan ile alimlerimiz ile ve şeffaf bir şekilde Mehir Vakfı gibi zengin ile muhtaç olan insanlarımızın arasına köprü olma vaktidir.

Özboyacı Altını ve Saygıdeğer Ağabeyimiz Ziya Özboyacı’yı ve Mehir Vakfımızı ve Değerli Başkanları Mustafa Özdemir ve Prof Dr Saffet Köse Hocamızı kutluyoruz.

Evet, onlar durmasınlar yola devam etsinler, inan onlar yürüdükçe dünya yürüyecek onların arkalarından…

Önceki ve Sonraki Yazılar