1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "PYD, Türkmen ve Araplara insani yardıma izin vermiyor"
"PYD, Türkmen ve Araplara insani yardıma izin vermiyor"

"PYD, Türkmen ve Araplara insani yardıma izin vermiyor"

A+A-

Suriye'nin Rakka kentine bağlı Tel Abyad'ın kontrolünü elinde bulunduran terör örgütü PYD'nin ayrımcı politika uyguladığı, Türkmen ile Araplara insani yardım yapılmasına izin vermediği bildirildi.

Suriye Türkmen Meclisi Üyesi Halit Mustafa, AA muhabirine, terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'nin, bir yıl önce Tel Abyad bölgesini DAEŞ'in elinden çatışmadan teslim aldıktan sonra ilk icraat olarak Türkmen ve Araplara yönelik tehcir politikası uyguladığını söyledi.

Binlerce Suriyeli Arap ve Türkmen'in Türkiye'ye sığındığını anımsatan Mustafa, Türkmen ve Arapların PYD'nin ayrımcı politikası nedeniyle ülkelerine dönemediğini belirtti. Mustafa, "Suriye'deki birçok Arap ve Türkmen köylerini boşalttılar, bazılarının evlerini yıktılar. Türkiye ise bu süreçte kimliğine bakmadan herkesi kabul etti." dedi.

Türkiye'ye sığınan Kürtlerin neredeyse tamamının Tel Abyad'ı PYD'nin almasından kısa süre sonra Suriye'ye döndüğünü dile getiren Mustafa, şöyle konuştu:

"PYD şimdi orada ayrımcılık yapıyor. Terör örgütü, Kürtlere iyi, diğerlerine ise kötü davranıyor. Tel Abyad ve Kobani gibi PYD'nin elindeki bölgelerde yaşayan Kürtlere yardım yapılmasına olanak sağlanıyor. Türkmen ve Araplara insani yardım yapılmasına kesinlikle müsaade etmiyorlar. Suriye'de kalan az sayıdaki yakınlarımız son bir yıldır çok zor durumda. Yiyecek bulmakta zorlanıyorlar, aç susuzlar. Türkiye'den yardım göndermek istiyoruz ancak PYD sınır kapısını kapattığı için gönderemiyoruz." 

Mustafa, Türkmen ve Arap gençlerin PYD askeri olmamak için Türkiye'ye geçmek istediğini kaydetti.

PYD bölgeye gelmeden önce Türkmen, Arap ve Kürtlerin kardeşçe yaşadığına işaret eden Mustafa, terör örgütünün Suriye'nin kuzeyine yerleşmesiyle farklı bir tutum içine girdiğini vurguladı.

- "Topraklarımızı gasbediyorlar"

Suriye Arap ve Türkmen Aşiretleri Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Abbut Cuğani ise PYD'nin, Kürt olmayan Suriyelileri baskıyla göçe zorladığını söyledi.

Rusya, ABD ve Esed'in PYD'ye destek verdiğini anlatan Cuğani, "Tel Abyad eskiden Arap ve Türkmenlerin yaşadığı bir bölgeydi. Bizler gibi dürüst ve onurlu Kürt kardeşlerimiz de bunlara pirim vermedi, onlarla birlikte hareket etmedi. Onlar topraklarımızı gasbediyorlar." ifadelerini kullandı.

Cuğani, PYD'nin, gönderilen yardımları sadece kendilerinden olanlara dağıttığını belirtti.

PYD kontrolündeki bölgede yaşayan az sayıdaki Arap ve Türkmen'in ekmek bulmakta bile zorlandığına dikkati çeken Cuğani, "Son dönemde Türkmen ve Arap gençleri zorla askere alarak cepheye götürmek istiyorlar. Karşı çıkanlara ise kötülük yapıyorlar ve ailelerini açlıkla tehdit ediyorlar." dedi.

Cuğani, "PYD, kendisi gibi düşünmeyenleri orada barındırmak istemiyor. Kendisi gibi düşünmeyen Kürtlere bile ayrımcılık yapıyorlar. Bu topraklar bizim ve buraları onlara bırakmamak için mücadelemizi sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

- Uluslararası Af Örgütünün raporuyla belgelenmişti

Tel Abyad'ın denetimini uzun süre sağlayan terör örgütü DAEŞ, kenti, 15 Haziran 2015'te PYD'ye karşılıksız teslim etmişti.

ABD'nin de desteğini arkasına alan PYD, ilk olarak Tel Abyad ve çevresindeki Arap ile Türkmenlere yönelik baskı ve tehcir politikası başlatmış, o süreçte PYD'nin tehditlerine dayanamayan binlerce kişiden bir kısmı Türkiye'ye sığınmış, bazıları da Rakka çevresindeki köylere göçmüştü.

İlk iş olarak Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinin karşısındaki sınır kapısını kapatan PYD, savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Arap ve Türkmenlerin ülkelerine dönmesine izin vermemişti. Yaklaşık bir yıldır kapıyı açmayan terör örgütünün, sadece Kürt kökenli Suriyelilerin geçişine izin verdiği belirtiliyor.

Etnik ayrımcılık politikası izleyerek bölgenin demografik yapısını değiştiren terör örgütü PYD'nin, Suriye'nin kuzeyinde Arap ve Türkmen sivillerin yaşadığı bölgeleri kullanılamaz hale getirdiği, bölgedekileri göçe zorladığı, insan haklarını ihlal ettiği ve savaş suçu işlediği, Uluslararası Af Örgütünce 13 Ekim 2015'te hazırlanan raporla belgelenmişti.

HABERE YORUM KAT