1. YAZARLAR

  2. Ahmet Atıf Doğan

  3. Rektörlük seçimleri ve Cumhuriyet gazetesi meselesi
Ahmet Atıf Doğan

Ahmet Atıf Doğan

Analist
Yazarın Tüm Yazıları >

Rektörlük seçimleri ve Cumhuriyet gazetesi meselesi

A+A-

Türkiye birçok konuyla irtibatlı olarak önemli süreçler yaşıyor. Çok yoğun, çok dinamik, çok çetrefilli konular her gün yaşanıyor ve reform mahiyetindeki adımlar atılıyor.

Elbette AK Partinin adam yetiştirememiş olması gerçeği ile AK Parti de konuyu tam kamuoyuna anlatamıyor ama bu gerçek de olayların önemini değiştirmiyor, Türkiye önemli süreçlerden geçiyor.

Bu önemli adımlardan biri de üniversitelerdeki rektörlük seçiminin kaldırılması ve artık YÖK’ün önereceği 3 isimden birini Cumhurbaşkanının üniversiteye rektör olarak ataması hakkındaki kanun hükmündeki kararnamedir.

Evet, artık rektörlük seçimleri yapılmayacak.

Konuyla ilgili bir yerlerden açıklama gelir mi diye epey takip ettim. Boğaziçi Üniversitesinden Hürriyet Gazetesine çeşni olacak mahiyette bir tepki geldi, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü kararla ilgili olumlu bir açıklama yaptı…

CHP’li bir vekil TBMM’de bir açıklama yaparak yine hakaret siyasetini sürdürdü ve Halk TV’de konuyu enine boyuna masaya yatıran Cumhuriyetimizin böyük kazanımı aydınlanmanın çocukları dev entelektüellerde, diktatörlükten, üniversitelerdeki özerkliğin yok olduğuna, Cumhurbaşkanımıza hakaretten AK Partiyi en ağır ithamlarla aşağılamaya kadar geniş bir alanda olayı değerlendirdi!

Önce şunu ifade edeyim, bu konularında bize gösterdiği asıl gerçek şudur, AK Parti de ekonomiye, medyaya, sanata insan yetiştirme sorunsalı devam ediyor. Yandaş yetiştirmek ile entelektüel yetiştirmek arasındaki farkı devletlülerimiz anlamalıdır, bir…

İki, CHP’lilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a düşmanlığının kaynağı nedir inanın bilemiyorum. İnançlı bir insan olması mı sorun?

Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider bulmuşuz, her konuyu döndürüp dolaştırıp Cumhurbaşkanımıza hakarete getiren bir siyasi anlayışın bu ülkeye vereceği bir şey kesinlikle olamaz.

Ve Cumhuriyet Halk Partisi lideri şu milleti anlama konusunda bu kadar zayıf olursa bu millet ile barışamayacak hiçbir zaman ve doğal olarak da Türkiye’ye zarar verecek çizgide olmaya CHP devam edecek ifade edelim.

Bunları ifade ettikten sonra gelelim üniversite konusuna.

Yahu CHP’liler, Atatürkçüler, Kemalistler, her ne iseniz; Ahmet Necdet Sezer sadece bir oy alan Bahri Gökçebay'ı rektör atarken üniversitelerin özerkliği bozulmadı, yine Ahmet Necdet Sezer Genelkurmay'ın eski hukuk müşaviri, emekli bir binbaşıyı rektör olarak atarken özerklik bozulmadı da şimdi YÖK’ün önereceği isimlerden birisini Recep Tayyip Erdoğan atayınca mı özerklik bozulacak?

Sevsinler sizin özerkliğinizi...

Daha önceki sisteme göre mesela Cumhurbaşkanı istediği birisini üniversiteden rektör adayı yapabilir, sonra da o bir oy alsa bile zaten rektör atayabilirdi zaten.

Şimdi bu değişimle sadece üniversitelerdeki seçim tantanası ortadan kalkacak ve üniversitelerde oluşan gereksiz gerginliğin önüne geçilmiş olacak. Bu neden özerkliği bozsun? Ya da daha doğru bir soru ile üniversiteler özerk miydi zaten?

AK Parti konuları örnekleri ile güzelce millete anlatacak adam yetiştiremedi diye siz de milleti ahmak yerine koymayın be, Cumhuriyetimizin kazanımı devasa aydınlar…

İnanın millet görüyor her şeyi…

Üniversitede ilim öğrenmek isteyen öğrensin, bilimsel çalışma yapmak isteyen yapsın rektörün seçimi konusu niye engel olsun?

Burada asıl konu üniversitelerin nasıl olacak da ilim ve bilim yuvası haline getireceğiz, sorunsalıdır ve bu sorun inanın rektör seçimi ile çözülmez.

Bir de mesela bir vakıf üniversitesinde rektör seçimle mi göreve geliyor?

Elbette hayır?

Orası kiminse onlar seçiyor.

Şimdi CHP’ye önerimiz şudur; bu rektörlük kararını karşı çıkanlarla birlikte bir vakıf kursunlar, o vakıf bir üniversite kursun ve o üniversitede rektörü akademisyenler seçsin ve böyle bir güzel üniversitede akademik başarılarda elde edilsin ve bu sistemi örnek olarak dünyaya sunsunlar da laftan başka iş de yapabileceklerini bizler de görmüş olalım.

Üniversite devletinse devlete hainlik yapanların yeri bu üniversitede olamaz ve devletin istediği doğrultuda ilim ve bilim olur bu üniversitelerde, bunda şaşıracak ne var ki?

Ama bu CHP zarar eden fabrikaları bile Cumhuriyetin kazanımı diyerek savunan ama bu zararı nasıl karşılayacağımız ile ilgili bir önerisi olmayan saçma sapan fikirlerin sahibi bir parti olunca her şey normal görülüyor, yapacak bir şey yok.

CHP’den başka bir şey beklemiyoruz da olayı izah etmiş olalım.

Cumhuriyet Gazetesine gelince, yahu anlamıyor musunuz gazetecilik, muhaliflik başka terör ihanet başka…

Cumhuriyet Gazetesi teröre destek verdi, ihanet merkezi oldu ve devletimizde gereğini yaptı. Yapması anormal değil, yapmaması anormaldi.

Gereği yapıldı, terörle mücadele ediliyor ve devlet başta…

Buna Şükredilir… Saçma sapan konuşulup durmaz, değil mi ama…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT