1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Renklerin yolculuğu Konya’da
Renklerin yolculuğu Konya’da

Renklerin yolculuğu Konya’da

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlham Enveroğlu’nun kendi yaptığı resimleri içeren ve toplam 66 tablonun bulunduğu Renksaz- Yolcu isimli serginin açılışı MEDAŞ Sanat Galerisinin ev sahipliğinde gerçekleşti.

A+A-

Konya’da sanata ilginin yoğun olduğunu dile getiren Prof. Dr. İlham Enveroğlu, ” Konya’da bir İstanbul izleyicisini beklememiz bizim beklentimizin yanlış olduğunu gösterir. Bir metropol düşünün 14 milyon tabi orada sanatla haşır neşir olan, sanatın üst seviyesini görmüş binlerce insan görürsünüz. Ama buna rağmen benim sergi açılışım çok şaşkınlık verdi bana, neredeyse 300’e yakın kişi gelmişti açılışa ve herkes çok ilgiliydi.” dedi.

7-1-1-041.jpg

“KONYA’DA KÜÇÜMSENMEYECEK KADAR SANATA İLGİ VAR”

İnsanlara doğru ve güzel şeyler sunulduğunda mutlaka bir ilginin olacağına değinen Prof. Dr. Enveroğlu, “Bana sorarsınız bu sizin sanata bakış açınızla ilgili. Yani siz insanlara doğru ve güzel şeyler sunarsanız, ilgisiz insanımız yok. Bu halkı küçümsememek lazım eğer bu halk dünyaca ünlü kilimleri bu muazzam minyatür sanatını bu mimariyi zevk edinmişse köklerini de hiç hafife almayın o yüzden ben halkı küçümseyen sanatçıdan da nefret ediyorum. Konya’da küçümsenmeyecek ve azımsanmayacak kadar sanata ilgi var.” şeklinde konuştu. Resimlerinde çok farklı tekniklere yer verdiğinin de altını çizen Enveroğlu, Her tablonun üzerinde çok değişik oyunlarının olduğunu, bu sergide en çok renklere ağırlık verdiğini, ifade etti.

7-1-3-037.jpg

“İZLEYİCİYİ EN ÇOK ETKİLEYEN RENKTİR”

Renksaz- Yolcu mahlasının nereden geldiğini anlatan Enveroğlu,“Renksazı Azerbaycan’da sıradan boyacılara denir aslında. Ama ben orada iki türlü anlam kullandım. Mesela divan edebiyatında şairler hep küçültücü mahlas kullanırlar kendilerine, örneğin Fuzuli. Fuzuli lüzumsuz demek ama en büyük şairin lakabıdır bu. Miskin abdal vs bu anlamda da bir cilve var ama burada kullandığım Renksaz-Yolcu, renk cambazı, renklerle dans eden renklerle bir yere giden anlamını taşıyor. Ve burada da izleyiciyi en çok etkileyen şey renktir.” İfadelerine yer verdi.  

7-1-4-025.jpg

“HEM SOYUT HEM SOMUT”

Sergide hem soyut hem de somut resimlerin olduğunu vurgulayan Enveroğlu şöyle konuştu:” Soyutum gerçekten kopuk değil somutum da gerçeğin kendisi değil. Somut dediğimiz şeyler de doğanın gerçek taklidi değil. Yani mesela burada bir çiçek varsa o benim içimdeki çiçektir. Burada bir dağ manzarası varsa o içimdeki dağdır aslında. Taklit zaten sanatta iyi bir yol değil. Bire bir taklit insanı bir yere götürmüyor. Orada siz bir fotoğraf makinesinin vasıflı bir elemanı olursunuz, eğer video ve fotoğraf makinası bunun sizden daha iyi yapıyorsa ressamın demek ki başka bir şeye ihtiyacı var. Bir ressam dolaylı yoldan yorumlaması gerekiyor. Onu içerisinden geçirip bir daha sunması gerekiyor. Bizim işimiz kopyacılık değil. Ben bir insanın portresini akademik düzeyde yapabilirim. Veya bir manzarayı yapabilirim ama bunda bir kazanım yok. O zaman dediğim gibi fotoğraf makinesi bunu çok daha iyi yapabilir. Onun gözünden değil de insanın gözünden bakmak lazım. Ve her sanatçı dünyaya farklı bakma şeklini kazandırıyor bize.

7-1-5-006.jpg

“MİMARLIK OKUMAMIN RESSAMLIĞIMA BÜYÜK KATKISI OLDU”

 Kişisel olarak 20. sergisini açtığını belirten Enveroğlu şöyle devam etti: “Bazen kendimi ayıkladığımı düşünüyorum. Bazen arındırdığımı düşünüyorum. Dünyaya Tolstoy’un gözünden bakmak başka bir şeydir. Dostoveski’nin gözünden bakmak başka bir şeydir. Necip fazılın gözünden bakmak başkadır. Bu bir bakış veriyor sana. Aynı yere bakıyorlar ama görmediğin bir şeyi gösteriyorlar sana. Her ressam her sanatçı hangi alanda olursa olsun, bize görmediklerimizi görüp hissedip bize sunan kişidir. Mesela sürekli keşfetmek istiyorum ama bu keşif, şeklen bir resimdir o ama aynı zamanda içsel bir yolculuktur. Ben mimarlık okudum. Mimarlık okumamın ressamlığıma büyük bir katkısı oldu. Resimlerimde hassas bir göz, gizemli bir kurgu var. O mimarca bir kurgudur. Mimarlık okumamam beni farklı açılardan bakmama neden oldu. Benim için bir avantaj oldu.”

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT