1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Rusya'nın Libya stratejisi askeri varlığın ötesine mi geçiyor?
Rusya'nın Libya stratejisi askeri varlığın ötesine mi geçiyor?

Rusya'nın Libya stratejisi askeri varlığın ötesine mi geçiyor?

Moskova yönetiminin Libya'da resmi olarak orduya bağlı askerleri bulunmuyor. Ancak Rusya'nın, özel güvenlik şirketleri üzerinden Libya'da askeri varlığının bulunduğu, tartışma götürmez bir gerçek- Tunus da bu yıl Libya'ya giden Panama bandıralı bir gemide

A+A-

İSTANBUL (AA) - İHSAN FAKİH - Rusya'nın, 2011'den bu yana siyasi istikrarsızlığın yaşandığı, güç mücadelesi ve çatışmaların devam ettiği Libya'yı, kuzey Afrika'nın "yeni Suriye'si" yapmak için bu ülkeye askeri intikal süreci başlattığı iddia ediliyor.

Avrupa ülkeleri ve bu ülkelerin istihbarat servisleri, Moskova yönetiminin, Temsilciler Meclisi'ne (TM) bağlı General Halife Hafter'in kontrolündeki Tobruk ve Bingazi'de askeri üsler kurduğunu ve bu üslere uzmanlarla birlikte füzelerini intikal ettirdiğini öne sürüyor. Rusya ise söz konusu iddiaların asılsız olduğunu belirterek yalanlıyor.

Sahadaki duruma bakıldığında Moskova yönetiminin Libya'da resmi olarak orduya bağlı askerleri bulunmuyor. Ancak Rusya'nın, özel güvenlik şirketleri üzerinden Libya'da askeri varlığının bulunduğu, tartışma götürmez bir gerçek. Güvenlik danışmanlık şirketi olan ve Rusya askeri istihbarat servisi GRU ile sıkı ilişkileri bulunan RBS Grup da bunlardan biri.

Bu çerçevede İngiliz gazetesi The Sun'ın, 8 Ekim'de yayımladığı bir habere göre, İngiliz istihbarat raporlarında, Rusya'nın onlarca GRU ajanını ve özel güvenlik şirketine bağlı güçleri, Hafter'in kontrolündeki Libya'nın doğu bölgelerine gönderdiği, Akdeniz sahilinde yer alan Tobruk ve Bingazi'de iki askeri üs kurduğu yönünde bilgiler bulunuyor.

Yine aynı haberde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Libya'yı Kuzey Afrika'nın "yeni Suriye'si" yapmak için çaba sarf ettiği iddiası yer alıyor. Ancak Rusya tarafı bu ithamların doğru olmadığını ifade ediyor.

Rus İş Dergisi RBC de The Sun gazetesinin haberini değerlendirdiği bir yazıda, bazı kaynakların, Moskova yönetiminin birkaç aydan bu yana kendisine bağlı güçleri gerçekten Libya'ya intikal ettirdiğini doğruladığını aktardı.

Batı medyasında özel kaynaklara dayandırılarak verilen bir haberde de Rusya'nın, 2017 yılının Şubat ayında Mısır'ın kuzeybatısında ve Libya yakınlarında bulunan Mersâ Matruh üssünü kullandığı yazılmış ancak detaylı bilgi paylaşılmamıştı. Rusya Savunma Bakanlığı ise yine bu haberleri yalanlamıştı.

Konuyla ilgili yayımlanan başka haberlerde, emekli Rus komutanlarının, Hafter'e bağlı Libya güçlerini eğittiği, onlara istihbarat bilgisi verdiği belirtiliyor.

Tunus da bu yıl Libya'ya giden Panama bandıralı bir gemide Rus askeri teçhizatlarının bulunduğu 24 konteyner ile 66 Rus askeri nakliye aracı ele geçirildi. Rus hükümeti ise Libya'daki çatışmalara dahil olduğu iddialarının asılsız olduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler'in (BM) Libya'ya silah ambargosu kararının olması nedeniyle Rusya'nın müttefiki Hafter'e doğrudan silah gönderemediği, bu nedenle Libya sınırında bulunan Mısır üssündeki askeri varlığından istifade ettiği belirtiliyor.

- Rusya, iki kutuplu dünya düzenindeki eski rolünü yeniden kazanmak istiyor

Moskova yönetiminin, Akdeniz'in doğusunda Suriye'nin Tartus kenti limanında bir deniz üssü bulunuyor. Rusya, NATO ülkelerinin donanma varlığının olduğu önemli bölgelerde bulunan güçler arasında bir denge hali oluşturarak deniz gücünü artırmak istiyor.

Ancak Rusya'nın Tobruk ve Bingazi'deki askeri varlığı, NATO ülkelerinin Akdeniz sahillerine nüfuzu için bir tehdit oluşturacak gibi görünüyor.

NATO ülkelerinden ABD ise Rusya'nın Libya'daki askeri varlığını kesin bir dille ifade edemiyor. ABD ordu yetkilileri de Moskova yönetiminin askeri faaliyetlerine ilişkin istihbarat bilgilerinin açık ve net olmadığını belirtiyor. Yetkililer, bu belirsizliğin ise Rusya'nın özel güvenlik şirketleri kullanması ve Rus güçlerinin üniforma giymemesinden kaynaklandığını ileri sürüyor.

ABD'nin de aralarında olduğu Batılı ülkeler, 2016 yılında Libya'ya askeri danışmanlar, eğitmenler ve özel güçler göndermişti. Aynı şekilde ABD ordusu Sirte'de terör örgütü DEAŞ'a karşı savaşan Libyalı güçlere destek için hava saldırıları düzenlemişti.

Tüm bu bilgilerle Rusya'nın dış politikaları değerlendirildiğinde Moskova yönetiminin, Sovyetler Birliği'nin bir kutbu olduğu iki kutuplu dünya düzenindeki eski rolünü yeniden kazanmak istediği görülüyor. Afganistan'da barış müzakerelerine katılması, Suriye'ye askeri müdahalesi ve bu ülkenin geleceğini belirlemede önemli bir konum elde etmesi ve son olarak Libya'yı içinde bulunduğu krizden çıkarabilecek bir ülke olarak kendini sunması, Rusya'nın yapmak istediklerini açıklar nitelikte.

- Petrol ve güvenlik, Libya meselesine müdahaleyi cazip gösteriyor

Uluslararası ve bölgesel güçlere çıkarlarını gerçekleştirmek için Libya meselesine müdahaleyi cazip gösteren etmenler bulunuyor. Büyük miktarda petrol rezervleri bu etmenlerden biri. Bir diğer etmen ise güvenlik. Çünkü "radikal gruplar", Akdeniz'e kıyısı bulunan ve Libya sahilleri karşısında yer alan Avrupa ülkelerinin güvenliği için tehdit oluşturuyor.

Düzensiz göçmenler konusu da Libya konusunda Avrupa ülkelerini tedirgin eden meselelerden.

Rusya, yeni Libya hükümetine kuvvetlerini güçlendirmesi için en çok silah satan ülke olmak istiyor. Libya güçleri, Muammer Kaddafi devrilmeden önce temel olarak Rus silahlarına dayanıyordu.

Moskova yönetiminin yanı sıra Fransa da Libya'da aşamalı ve dengeli olarak en büyük rolü oynayan ülke olmak için çaba sarf ediyor. Bu çerçevede Libyalı siyasi liderler ve silahlı gruplarla 10 Aralık'ta seçimlerin yapılması için temaslarını sürdürüyor. Fransa'nın bu çabaları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de (BMGK) onayını aldı. Ancak Libyalı gruplar arasında devam eden anlaşmazlıklar sebebiyle seçimler kararlaştırılan tarihte yapılamayacak gibi görünüyor.

Yapılması durumunda ise bu seçimlerin, kapsamlı bir siyasi uzlaşı çerçevesinde, Libya'da çatışan tüm tarafların bir araya geleceği bir koalisyon hükümetinin ortaya çıkmasına katkı sağlaması, söz konusu hükümetin de dış yatırımları güvence altına alacak emniyet ve istikrarı gerçekleştirmesi, Libya ordusunu yeniden reforme edip silahlandırması imkan dahilinde. Tabi bu silahlandırma öncesinde Rusya'nın BMGK'yı Libya'ya silah ambargosunu kaldırması için ikna etme konusunda başarılı olması gerekiyor.

İkna çabaları başarılı olduğu takdirde Rusya, Libya ordusuna en çok silah satan ülke konumunda olacak.

Öte yandan, ABD ile İtalya dışındaki Avrupa ülkelerinin, Libya konusunda doğrudan bir müdahale çabası bulunmuyor. Libya'da etkili bir askeri güç bulundurma meselesini çok önemsemiyorlar. Onların daha çok odaklandıkları nokta, düzensiz göçmenlerin Libya sahillerini kullanarak Avrupa ülkelerine gidişine engel olmak.

- Rusya silah anlaşmalarına imza atan taraf olmak istiyor

Gelinen noktada Rusya'nın, kendisini bölgesel krizlerin çözümünde aktif bir güç şeklinde ön plana çıkarma yoluyla bazı siyasi kazanımlar elde etmeye çalıştığı görülüyor. Müttefiki Hafter'in Libya'nın tamamını kontrolü altına alma gücüne ilişkin birçok soru işareti bulunsa da Moskova yönetimi, Libya'da krizin çözümünde aktif güç rolü oynamak istiyor. Çünkü Rusya bu rol ile yeni Libya hükümetinin kuruluşunun ardından yapılacak alt yapıyı yeniden imar ile silah anlaşmalarına imza atan taraf olmayı planlıyor.

Moskova yönetiminin, uluslararası toplumun Libya'ya barış getirme çabalarına dahil olmasının arkasında Hafter'i ya da ona yakın bir ismi seçimlerden sonra kurulması beklenen yeni hükümette Savunma Bakanlığı görevine getirme amacı bulunuyor. Rusya'nın en yakın müttefiki Hafter, aynı zamanda Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Libya'da müttefik olduğu bir isim. Dolayısıyla bu iki ülke Rusya'nın Libya'da askeri ve siyasi nüfuzunun artmasını destekleyecektir.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT