1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Selçuk’ta, Arakan’daki Rohingya Krizi anlatıldı
Selçuk’ta, Arakan’daki Rohingya Krizi anlatıldı

Selçuk’ta, Arakan’daki Rohingya Krizi anlatıldı

Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi, Selçuk Üniversitesi Uluslararası Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nce Arakan’daki Rohingya Krizi: Dün, Bugün ve Geleceğe Bakış” konferansı düzenlendi.

A+A-

Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi, Selçuk Üniversitesi Uluslararası Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nce (AYBİR) düzenlenen “Yeni Türkiye Konferansları IX- Arakan’daki Rohingya Krizi: Dün, Bugün ve Geleceğe Bakış” konferansı, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Süleyman Demirel Kültür Merkezi Malazgirt Salonu’nda gerçekleşen konferansa, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin,  Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, Prof. Dr. Hüseyin Kara, Prof. Dr. Mehmet Okka, Prof. Dr. Özdemir Koçak, Genel Sekreter İbrahim Halıcı,  Arakan Rohingya Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Wakar Uddin, Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı ve Selçuk Üniversitesi Uluslararası Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Necmi Uyanık, AYBİR Başkanı Prof. Dr. Yusuf Balcı, öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmi Uyanık şunları söyledi: “Arakan’da yaşanan bugünkü sorunun temel kaynağı 1982 yılında vatandaşlık hakkını kaybeden Müslümanların, Devletsiz sayılmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık hakkı verilmeyerek, nüfus sayımına dâhil edilmemiştir. Gerek Dünya gıda programı gerek uluslararası yardım kuruluşları bugün Myanmar Hükümeti’nin yasağıyla bölgeye girememektedir. Aşırı Budist Milliyetçilerinin saldırısı ve askeri diktatörlük uygulamaları nedeniyle Müslümanlar katledilerek soykırım yaşanmaktadır. Dolayısıyla sivil Müslüman halkı çaresizlik içinde bulunmaktadır. İnsan Hakları Kurulu’nun sunduğu raporlar ortadayken Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu bir an önce Müslümanlara karşı işlenen zulme ‘dur’ demeli ve bir an önce soruşturmalar başlatılmalıdır. Arakan’da etnik temizlik yaşanırken Dünya âdete kör, sağır ve dilsizdir. Bugün Arakan’da soykırım ve etnik temizlik yapılmaktadır. Arakan’daki mazlum çocukların gözyaşları insanlığın gözyaşıdır. Türkiye olarak Arakan’daki Müslüman kardeşlerimizin yanındayız, kuvvetli olan haklı olmayacaktır. Allah’tan başka galip yoktur” 

“ARAKAN’DA YAŞANAN KRİZE İNSANLIK HASSASİYET GÖSTERMELİ”

Cehalete karşı İslam dünyasındaki bilim adamlarına büyük görevler düştüğüne dikkat çeken AYBİR Başkanı Prof. Dr. Yusuf Balcı, bu kapsamda yurt içinde "Yeni Türkiye" konferanslarını başlattıklarını, bununla da büyük vizyonu ortaya koyduklarını söyledi. Balcı, Arakan'da yaşanan krize insanlığın hassasiyet göstermesi gerektiğinin belirterek, şunları kaydetti: "Arakan Platformu oluşturduk. Gönüllülerden oluşan bu platformda AYBİR'in yaklaşımını esas alıyoruz. Arakan'da yaşananları Birleşmiş Milletler, sinsi bir soykırım olarak kabul ediyor. Yavaş yavaş yapılıyor ama patlama noktaları var. Bu problem 1978'de de yaşandı. O kadar kötü şartlarda yaşıyorlar ki daha doğrusu yaşayamıyorlar, yaşatmıyorlar. Budistler yakmayı seviyor. Yakıyorlar, çok büyük zulümler yapıyor. Seyahat, eğitim ve vatandaşlık hakkı yok. Hiçbir hak verilmiyor. İstiklal Marşı'nın kabulünün 97'nci yılındayız. Çok önemli bir marş. İnşallah Rohingya'ya da böyle bir marş nasip olacaktır. Kendi milli marşlarını söyleyebilecekleri günler nasip olacaktır."

“SİSTEMATİK SOYKIRIMA TÜRKİYE KAYITSIZ KALMADI”

Arakan Rohingya Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Wakar Uddin, Arakan'daki Müslümanların yaşadığı zulüm ve sistematik soykırıma Türkiye'nin kayıtsız kalmadığını söyledi. Arakan'daki Rohingyalıların bu krizle ilk kez karşılaşmadığını aktaran Uddin, "Bin yıldır bu zulüm o topraklarda yaşanıyor. Birleşmiş Milletler (BM) yaşananları sistematik soykırım olarak niteledi. Arakan'da ölüm tarlaları var. Myanmar Hükümeti ve Budist çeteleri, insanlığın kabul etmeyeceği cinayetleri işlemektedir. Dayanılmaz ve kabul edilemez görüntüler var. Yapılan bu etnik temizliğin sadece görünen kısmı kamuoyuna yansıyor. Bundan daha fazlası da var. Tamamen soykırıma dönüştü. Bunun çok nedeni var. Myanmar hükümeti ideolojik, diğer ırklardan üstün olduklarını düşünüyorlar. Orada bir temizlik yapıyorlar. İslam’ı o topraklardan çıkarmak istiyorlar. Myanmar ordusu ve siyasi mekanizması bunun asıl mimarıdır. Arakan'da 'yok etme' politikası kurumsallaştı. Kökleri eskiye dayanan bu soykırım anlayışı orduya zemin hazırlıyor. Tüm dünyayı etkileyen bir insanlık krizi yaşanıyor. Sığınmacı ve mülteci krizi ülkeleri etkiliyor. Son iki haftada Bangladeş'e binlerce Rohingyalı geçti. Orada ağır insan hakları ihlalleri var. Seyahat ve ibadet özgürlüğü yok. Bir köyden başka bir köye bile gitmek izne tabi. Camiler kapalı, ibadet etmek yasak. İnsanlara zorla Budist isimler veriliyor" diye konuştu. Program plâket takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

selcuk’ta,-arakan’daki-rohingya-krizi-anlatildi-(1).jpg

HABERE YORUM KAT