1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. Şeytani Dans: Eset, IŞİD ve İsrail
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

Şeytani Dans: Eset, IŞİD ve İsrail

A+A-

Dünyadaki  siyasi,  sosyal,  dini  olayların  sonuçları  kısa  sürede  oluşmamıştır.  Bu  olayların  belki  5, 10, 15, 20  yıllık  süregelen   bir  süreci  vardır. Bir  olay  kendiliğinden   oluşmaz. Bunun  sebebinin  sebebi  vardır. Siyasi, dini,  sosyal  olaylara  kısa  süreli  bakış  açısıyla  bakmak  bize  olayların  asıl  gerçek  yönünü  göstermez. Onun  için  uzun  süreli  tahliller  yapmak  önemlidir. Arap  Baharının  ilk  ortaya  çıktığı  2011  yılının  başlarında, bazı  kişiler  Arap  Baharını  bir  Amerikan  projesi  olduğunu  söylemişti. Halbuki  Amerika  ile  hiçbir  alakasının  olmadığını  gördük. Arap  baharı  despotik  rejimlere,  kibirli  diktatörlere  karşı  halkın  özgürlük  mücadelesidir.

Bu  diktatörler  Emperyalizmin  birer  valisi  olarak  görev  yapıyor  ülkelerinde. İslam’a  ve  insanlığa  baskı  yapan  bu  diktatörlere  karşı  halkın  sokaklara  dökülmesi  bir  şeref, izzet,  haysiyet, onur  ve  Müslümanlık  örneğidir.  Arap  Baharının  ilk  hedefi  bu  diktatörlerden   kurtulmaktı. Tunus, Libya, Mısır, Yemen’de  ilk  etapta  başarılı  oldu. Suriye’de  ise  devrime  yaklaşıldı. Libya, Tunus ve Mısır’da  Müslüman  Kardeşlerin  iktidara  gelmesi  bize  hakikaten   Arap  Baharının  bir  halk  mücadelesi  olduğunu  gösterdi. Arap  Baharına  Amerika  projesi  diyenler  peki  şu  gerçeklere  ne  diyebilirler ki?  Mısır’da  Mursiye  darbe  yapılarak  ve  halk  katledilerek  Mısır’da ki  devrimi  boğdular. Libya’da  işler  yolunda  giderken  kukla  Halife  Hafteri  devreye  sokarak  Libya’da ki  devrimi  kaosa  sürüklediler. Suriye’de  tam  devrim  oluyor  derken  deccal  Eset’e  destek  veren  dış  güçler  devrimi  durdurdu. Arap  Baharı  durdu.

Arap  Baharının  ikinci  büyük  boyutlu  hedefi  İsrail’in  alanını  daraltmasıydı. Düşünün  Tunus, Libya, Mısır, Yemen’de  devrim  oldu. Eğer  Suriye’de ki  devrim  süreci  uzamayıp  Eset  deccali  kısa  sürede  yıkılmış  olsaydı,  Arap  Baharı  istikrarlı  olup  Ürdün,  Birleşik  Arap  Emirlikleri,  Bahreyn  ve  Suudi  Arabistan’a  da  sıçramış  olurdu  ve  diktatörler  düşerdi. Mısır’da  darbe  olmazdı. Aslında  Esed’in  düşmemesi  nedeniyle  Körfez  ülkelerine  ve  özellikle de  Suudi  Arabistan’a  nefes aldırdı. Şimdi  gelelim  son  olaylara. Kobani  diye diye   bütün  dünyayı  oraya  odaklayarak  aslında  algı  operasyonu  yapıldı. Kuklacı  üst  akıl Emperyalistler, kuklaları  olan  IŞİD  ve  PYD’yi  aslında  göstermelik  vuruşturarak  bizim  odak  noktamızı  değiştirdi. Kobani’ye  odaklayıp,  Halep’in  düştü  düşecek  olan  tehlikesini  örttü. Halep  düşerse  2  milyon  insan  Türkiye’ye  gelerek  ekonomi  ve  sosyal  olarak Türkiye  altüst  olur. Kobani’ye  odaklayarak  bizi  İsrail’in  Mescidi  Aksayı  paletleriyle  basacak  noktaya  gelmesini  sağladı.

Bu  anlatılanlardan  iki  sonuç  çıkarırız:

1=) Arap  Baharını  Mısır’da  sekteye  uğratan  Suudi  Arabistan  ve  Arap  Baharını  Suriye’de  gerçekleşmesini  önleyen   İran   aslında  İsrail’in  Mescidi  Aksaya  basma  cesaretini  vermişlerdir. Suudi  Arabistan  Mısır’da  ki  köpek  Sisi’ye  30  milyar  dolar  yardımda  bulunarak   darbe  yaptırmıştır. Halen  Arabistan  yılda  20  milyar  dolar  vermekte  piyon  Sisi’ye. Suudi  Arabistan  ve  BAE  Libya’yı  kaosa  sürüklemek  için  2. Kaddafi  Halife  Hafteri   parasal   yardımda  bulunarak  Libya’ya  yolladı. Hedefine  ulaştılar da. İran’ın  Esed  rejimine  sonsuz  desteği  ve  Hizbuldeccali   Suriye’ye  sokarak  devrimi  durdu. Tabi  Rusya’nın  yardımları da. Aslında  Mescidi  Aksaya  basan  Suudi  Arabistan  ve  İran’dır!

2=)  IŞİD’in  bir  terör  örgütü  olduğunun  yanı  sıra  bir  algı  örgütü  olduğu  açıkça  ortaya  çıktı. IŞİD aslında  Kobani’yi  kuşatıp  asıl  hedefinin  Kobani  değil, gündemin saptırılması  olduğu  ortaya  çıktı. Kobani’ye  odaklanmışken   arkadan  Halep  elden  giderken  ve  İsrail  ise  Mescidi  Aksayı  basıyordu. İşte  IŞİD  bu. Uzun  lafın  kısası  Mescidi  Aksa,  İran, Suudi  Arabistan,  Eset  ve  IŞİD’in  umurunda  değildir.             

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT