1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Subaylık hayali yarım kalan genç devre yüzüğünü çıkarmıyor
Subaylık hayali yarım kalan genç devre yüzüğünü çıkarmıyor

Subaylık hayali yarım kalan genç devre yüzüğünü çıkarmıyor

FETÖ mensubu subayların baskısı ve uygulamaları nedeniyle Kara Harp Okulundan ayrılmak zorunda kalan Ünal, çocukluk hayali askerlikten hatıra kalan devre yüzüğünü parmağından çıkarmıyor.

A+A-

Kara Harp Okulundan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi subayların baskısı nedeniyle ayrılmak zorunda kalan Yiğit Ünal, çocukluk hayali askerlikten hatıra kalan devre yüzüğünü parmağından çıkarmıyor.

Subaylık hayali yarım kalınca makine mühendisi olan Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatan sevgisi ve askeri üniformaya bağlılığının, çocuk yaşlarda kendisini bu mesleğe yönelttiğini söyledi.

Maltepe Askeri Lisesine 2004 yılında girdiğini bildiren Ünal, ardından harp okulları intibak eğitiminde kendilerini şoke eden uygulamalar yaşadıklarını, FETÖ'cü subayların baskılarıyla karşılaştıklarını dile getirdi.

Harp okulunda aralarına sivil liselerden gelen öğrencilerin de katıldığını belirten Ünal, bu öğrencilerin farklarını, okuldaki subaylarla diyalogları ve kendilerine gösterilen toleransla hissettirdiklerini ifade etti.

Ünal, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Normalde askeri okulda cep telefonu kullanmak yasak. Bu şahıslardan birinin cep telefonu bulundurduğunu öğrendim. Sonra bu cep telefonu kullanan arkadaşı, benim yanıma oturttular. Söylediğim her şey komutanın kulağına gidiyordu. 'Dağdan dağa taarruz' diye bir eğitimimiz var. Karşıya taarruz ediyorsunuz, zaten eğitim bittiğinde yorgunsunuz. FETÖ'ye yakın öğrenciler çadırlarında dinlenirken, biz aç susuz eğitim yapıyorduk. Eğitimin sonunda su verilmediği için deniz suyu içmek zorunda kaldığım durumlar oldu. Yaşadıklarım nedeniyle psikolojim bozuldu. 6 yıl önce okula girdiğimde hiçbir sağlık problemim yokken, 6 yıl sonrasında sol kulağımda duyu kaybı ve bel fıtığı problemleriyle karşılaştım. İntibak kampında denize girip çıktıkça sol kulağımda sıkıntı oldu ve yüzde 30 duyu kaybı oluştu. Zorlanmalar sonucunda bel fıtığı oldum."

"Genelkurmay Başkanı'na mektup yazdım"

FETÖ'ye yakın subayların, komutanlarına, rütbelerine bakmadan isimleriyle seslenebildiğini, ayrımcılığın had safhaya ulaşmasıyla bunları aktarmak için Genelkurmay Başkanlığına mektup yazmaya karar verdiğini söyleyen Ünal, şunları kaydetti:

"Okulda yaşadığım haksızlıkları, kanıt olarak aklıma ne gelirse, şahitler dahil, Genelkurmay Başkanı'na yazmak istedim. Yetkili mercilerce burada dönen şeylerin farkına varılmasını ve en azından benden sonra gelecek arkadaşlara faydamın olmasını istedim. Tabur komutanımız, darbe günü TRT binasındaki baskını yöneten Albay Tanju Poshor'a 20 sayfalık dilekçeyi verdim. Benimle sert bir konuşma yaptı, yazıyı geri çekmemi söyledi. Yazının duracağını, yetkili mercilerin okuması gerektiğini, bu konuda hassas olduğumu söyledim.

Okulda yaşadığım baskılarla, Genelkurmay Başkanlığına dilekçe yazdıktan sonra, okul yönetimine de ayrılma dilekçesini sundum. Bu yüzden FETÖ'cü subaylar tarafından tehdit aldım, 'Yazıyı geri çekmezsen ayrılamazsın' dediler. Dilekçe 1 ay boyunca FETÖ'cü subayların elinde tutuldu, gönderilmedi, geri çekmek zorunda kaldım ve okuldan ayrıldım."

Devre yüzüğünü 6 yıldır çıkarmıyor

Ailesinden uzakta, çocukluk döneminde vatanını korumak sevdasıyla gittiği okulda ayrımcılıklar yüzünden yaşadığı yıkımın etkilerini halen taşıdığını dile getiren Ünal, uzun süre psikolojik tedavi gördüğünü belirtti.

Ünal, çocukluk hayali askerlikten hatıra kalan devre yüzüğünü, Kara Harp Okulundan ayrılmak zorunda kaldığı 2010'dan beri parmağından çıkarmadığını ifade etti.

Devre yüzüğünün, askeri lise ve harp okullarından her yıl mezun olan öğrencilerce toplu şekilde yaptırıldığını anlatan Ünal, yüzüğünün 43. dönem Maltepe Askeri Lisesi sembollerini taşıdığını bildirdi.

Yüzüğüyle duygusal bağ kurduğunu, hayalinden geriye bir tek onun kaldığını dile getiren Ünal, "Askeri lise ve harp okulunda devre yüzüğü takmamız yasaktı. Okuldan ayrıldıktan sonra özel durumlar hariç hiç parmağımdan çıkarmadım." dedi.

Gördüğü baskılara rağmen askeri öğrenciliğin getirdiği vatanseverlik duygularının hala üst seviyede olduğuna işaret eden Ünal, "Yarın bir gün devlete hizmet konusunda bir şey yapılacaksa, bize bir görev düşüyorsa, sadece ifade vermek değil her şeyi yapmaya hazırız. Devlet kademesinde görev alıp en iyi şekilde devletimizi temsil edecek zeki, başarılı, iyi durumda insanların halen barındığını söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT