1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Şükür kavuşturana
Şükür kavuşturana

Şükür kavuşturana

A+A-

İslam Alemi büyük bir heyecanla beklediği 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Milyonlarca Müslüman ilk sahurunu yaptı ve iftarı beklemeye başladı. Konya’da ilk iftar bu akşam saat 20:18’de açılacak.

Ramazan ayında Müslümanlar oruç tutarak nefsine hakim olmaya çalışır. Ramazan ayı, Kur'an-ı Kerim'in indiği aydır. Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "Kadir Gecesi" yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam'ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "On Bir Ayın Sultanı" denilmiştir. Bugün başlayan Ramazan'ı Şerif, 4 Temmuz'da son bulacak.  Arefe günü olan 4 Temmuz Pazartesi gününün akabinde, Ramazan bayramının ilk günü Salı günü başlayacak ve 7 Temmuz Perşembe günü sonlanacak.  Günlerin uzun olması ve yorucu iş hayatı nedeniyle Ramazan'da Oruç tutanlar "sahura kalkmadan" oruç tutulur mu sorusunu sormaya başladılar. Diyanet yaptığı açıklamada konuya açıklık getirdi; "Sahura kalkmamak 'günah' değil. Ama sahur'a kalkmak ve sahur yapmak çok büyük sevap" denildi. Sahur'da bir yudum su içmek için de olsa, sahura kalkmanın iyi olacağı söyleniyor. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 'Sahur yemeği mübarektir. Sahurun tamamı berekettir. Bir yudum su için de olsa sahura kalkın! Allahü teâlâ ve melekleri, sahura kalkanlara salât ve selam ederler. Yani Allahü teâlâ, sahura kalkanları mağfiret eder, melekler de onlar için dua eder.'

ramazan-ayi--(2).jpg

RAMAZAN’DA SAHUR İHMAL EDİLMEMELİ

Ramazanın Haziran ve Temmuz ayına denk gelmesi de sahur ve iftar arasında geçen süreyi 17 saate kadar uzattığını ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Betül Güney, bu uzun süreyi aç ve özellikle de susuz geçirirken günlük yaşamın ve sağlığınızın etkilenmemesi için sahur öğününün ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Son birkaç yıldır yaz aylarına denk gelen Ramazan ayı nedeniyle günler çok uzun olduğunu ve oruç tutulan sürenin 17 saati bulabildiğini söyleyen Özel Selçuklu Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Betül Güney “Oruçlu geçirilen süreden arta kalan zamanlarda beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor. Ramazan'ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliği iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluktur. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. Kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlar. Yaz Ramazanlarında sahura kesinlikle kalkmamız gerekiyor. Sahurlarda da protein ağırlıklı besinlere ağırlık vermeliyiz. Özellikle yoğurt, ayran, peynir, yumurta gibi besinler bizi daha tok tutacaktır. Her zaman söylediğimiz gibi yağlı yiyeceklerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu kilo kontrol açısından da çok önemlidir. Yağlı yiyecekler belki tok tutar ancak çok da susamamıza neden olurlar. Bu da oruçlu olduğumuz bu 17 saati bizim için daha zor hale getirebilir. Bu nedenle özellikle Ramazan aylarında çok yağlı yiyecekleri önermiyoruz.” dedi.

iftar-sofrasi.jpg

SU TÜKETİMİNE DİKKAT

Ramazanda kısa bir sürede yemek yiyip su içildiği için su tüketiminin de çok az olduğunu belirten Güney, “Ramazanda su tüketimimiz sahurda içtiğimiz bir bardak ile iftarda içilen birkaç bardak su ile kalıyor. Su miktarını da bu kısa süreye yaymak bir anda içmemek gerekiyor. Ramazanda bir kişinin 2 litre su tüketmesi gerekiyor. İçilen siyah çay kesinlikle su yerine geçmez ancak yeşil çay ve bitki çayları su yerine geçer. Bu nedenle Ramazan ayında bitki çaylarına daha fazla ağırlık verebiliriz. Ramazanın yaz aylarına rastlamasıyla karpuz tüketimi de oldukça artıyor. Çok güzel bir nimet ancak içinde su olduğu kadar şeker de var. Özellikle şeker hastalarının karpuz ve diğer meyvelerin tüketimine dikkat etmeleri gerekiyor. Maden suyu tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Maden suyunun içinde mineraller bulunduğu için vücuttan hemen atılmıyor. Sıcak yaz aylarında çok fazla mineral kaybettiğimizden maden suyu tüketimine özen gösterilmelidir. Asitli içeceklerden ise kesinlikle uzak durulmalıdır.” şeklinde konuştu.

15 DAKİKA ARA KİLİT ROL OYNUYOR

Orucu açtıktan sonra 15 dakika beklemenin daha uygun olacağının altını çizen Güney, “Orucumuzu açtıktan sonra sadece bir çorba içip mideyi rahatlattıktan sonra 15 dakika bir ara verilmesini tavsiye ediyoruz. Böylece yemek miktarının kontrolü daha rahat sağlanabilir. Bu sayede çok fazla yemek yememiş midemize de çok yüklenmemiş oluruz. Çünkü 15-20 dakika sonra bir tokluk hissi geliyor. Bu nedenle de sağlığımızı ve kilomuzu kontrol etmek adına bu 15 dakika kilit bir rol oynuyor. Oruç tutanlara ayrıca kesinlikle vitamin takviyesi almalarını öneriyoruz.  Bu çok önemli bir konudur. Ramazan’da normal zamanlardaki gibi bir beslenme düzenimiz olmuyor. Bıçakla kesilir gibi bir gün yerken bir gün yememeye başlıyoruz. Kilo aldırmayan vitamin haplarını tercih edebilirler. Kilo problemi yoksa da diğer multi vitaminler tercih edilebilir.  Ayrıca Ramazan’da omega3 desteğini oldukça önemsiyoruz. B vitaminini kompleksini vücut yeterince kullanamadığından halsizlik, unutkanlık gibi sıkıntılarla karşılaşmamak için omega 3 desteğinin alınmasını tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

BAZI HASTALAR DOKTOR KONTROLÜNDE ORUÇ TUTMALI

Oruç tutmanın sağlıklı Müslümanlara farz olduğunu bu nedenle riskli grupta bulunanların mutlaka hekimlerinden izin alarak bu ibadeti yerine getirmelerinin önemine değinen Güney, “Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de mide içinde bulunan yemek ve asidin yemek borusu içine doğru geri kaçması olarak tanımlanan reflüdür. Tüm bu rahatsızlıkların ortaya çıkmaması için sağlıklı beslenme önerileri çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir.  Kalp-damar ve yüksek tansiyon hastalığı olup ilaç kullananlar, diyabet hastaları, hamileler, böbrek yetmezliği ve diyaliz hastaları, kanser tedavisi görenler, çocuk ve yaşlılar ile hamileler riskli gruptadır. Demir eksikliği ve kansızlık olan kişilerde et yemeklerinin yanında yoğurt ve ayran tüketmek yerine su, maden suyu veya meyve suları tüketilmesi daha iyi olur. Çünkü C vitamini demir emilimini artırır. Bu sayede vücuttaki demir eksikliğini tolere edebilir. Kalsiyum içeren bir besin ise demir emilimini engeller.” diyerek sözlerini tamamladı.
İSMAİL KOÇ

HABERE YORUM KAT