1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. SURİYE (2)
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

SURİYE (2)

A+A-

1982 sonrası Hama katliamı ile başlayan dış göç ile yurt dışına çıkanlar, İhvan hareketine yönelik yasaklamalar neticesinde yurtdışında yaşamaya başlayan Suriyeliler ve yine yurt dışında okuyan Suriyelilerin ve çevresinin oluşturdukları tabi yardımlar ağırlıktadır. Ayrıca yurt dışında bulunan Suriyeliler akrabalarına destek olmak amacıyla oldukça yüklü yardımcılar yapmaktadır. Bunlar delilleri ile ispatlanabilir. Dera’da bulunan üç büyük aşirete yurt dışında bulunan akrabalarının yardım yapmaları bunun örneğidir. Yapılan organizelerle Müslüman halk kitlelerinden ve yardım kuruluşlarından da büyük bağışlar özgürlük mücadelesine aktarılmaktadır.

Dış mihraklar Suriye’nin bölünmesine yönelik PYD’ye destek vermektedir. Kuzeydeki etnik grubun biz Suriye’ye değil Kuzey Irak’a bağlıyız söylemi bu durumu çok açık şekilde göstermektedir. İran merkezli diğer dış güçler ise mevcut rejime destek vermektedir. Dünyadaki Müslüman halklar ve kamuoyu ise bu durumu tam olarak idrak edememekte ve kendi gündemlerine yeterince almamaktadırlar. Böylelikle bazı ülkelerin çıkarları zedelenecek diye yüz binlerce insanın ölmesi çok normal gösterilmeye çalışılmaktadır. Şu an itibariyle Sünni halk kitlesi ŞİA, İran, Hizbullah kelimelerini dahi duymak istememektedir. Ne yazık ki bunun sebebi bu ülkelerin yanlış ve hizipçi yaklaşımı yüzünden olmaktadır. Halbuki Sünni Müslümanlar özellikle Suriye halkı 2006 Lübnan savaşında canla başla mücadele vermiş ve Hizbullah’a destek çıkmıştır. Suriye’de katledilen yüz binlerce Müslüman’ın gözyaşlarının sorumluluğu bu insanların üzerinde bulunmaktadır. Ne yazık ki buna benzer bir durumda Irakta yaşanmıştır. Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi buraya yakın bölge ülkelerinin kendi çıkarlarını Allah’ın çıkarları üzerine çıkartıp siyaset yapmaları  binlerce masum insanın katledilmesine sebebiyet vermektedir. İkili ilişkiler bahane edilerek ABD, İsrail, İngiltere, Rusya şeytan dörtgenine hizmet edilmekte ve bu dörtgenin  istediği mihvalde genel siyaset üretmektedir.

AYAKLANMA SEBEPLERİNDEN BAZILARI

Suriye rejiminin halkına karşı yaptığı insanlık dışı eziyetler bu olaylardan çok daha öncesine uzanmaktadır. Rejim bugüne kadar insanlık dışı eziyetler bu olaylardan çok daha öncesine uzanmaktadır. Rejim bugüne kadar halkına karşı bir çok kanlı operasyon yapmış, Tetmur başta olmak üzere hapishanelerde halka işkence edilmiş, keyfi gözaltılar yapılmış, gözaltındaki yakınlarını sormaya gidenler dahil işkence ve hapis ile cezalandırılmıştır. Hama katliamından bu yana bu durum bu şekilde devam etmektedir. Suriye’de okuyan öğrencilerin yurt dışından gelen öğrencilerle aynı okulda okumasını yasaklayan zihniyetin ne durumda olduğunu düşünerek bu ayaklanmaların niye çıktığının altını bir kez daha çizmek gerekmektedir.

Hama’da yapılan katliamlardan sonra okullara ve caddelere kendi heykelleri dikilmiş, öğrencilerin yakalarına baba ve oğul Esedin resimleri asılmış, okullarda zorunlu olarak ve Baas söylemleri okutulmuştur. Baba Esed ve oğluna veya Baas hareketine sadece ‘ iyi değil’ demek sonu olmayan işkencelerin başlamısının sebebidir. Bütün Suriye’nin yer üstü, yer altı telekomünikasyon, basın ve hizmet sektörü Baas ve Esed ailesinin kontrolündedir. Suriye’de % 20 bürokrat ve devlet imkanlarını elinde tutan bir mutlu azınlık oluşturulmuş ve geri kalan % 80 halk ise yokluğun ve yoksulluğun içine terk edilmiştir, yönetime ve askeriyeye yada bürokraside üst kademede hak ettiği yere getirilmemiştir. Okullarda lise yıllarından itibaren Baas partisine zorla üye yapılması, olmak istemeyenlerin aileleri ile beraber baskı altına alınamamaları da rejimin baskısını ortaya koyan bir başka uygulamadır.

Suriye’de muhalif hareketlerden önce; Devlet dairelerinde en ufak bir iş dahi rüşvetle halledilmekteydi. Vergiler halkın sırtına binmekte fakat hizmet tam aksine elit kesimin yaşadığı yerlere götürülmekte, Sünni halk varoşlarda imkansızlıklar içinde yaşamak zorunda bırakılmaktaydı. Yurt dışında okumaya çıkarken bir çok sıkıntı ve zulüm görüyorlardı. Yurt dışında devlet aleyhine yapılan bir iş veya söylem bu kişinin Suriye’deki ailesine zarar verilmesine neden oluyordu. Baas toplantılarına katılmamanın neticesi en ağır şekilde cezalandırılmaktaydı. Tek gazete tek televizyon sürekli rejim lehine propaganda yapmaktaydı. İhvan kelimesini sehven dahi söylemenin cezası idamdı.

DEVAM EDECEK…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT