1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Suruç'taki canlı bomba saldırısı
Suruç'taki canlı bomba saldırısı

Suruç'taki canlı bomba saldırısı

Anayasa Mahkemesi, terör örgütü DEAŞ tarafından Suruç'ta 2015'te düzenlenen canlı bomba saldırısında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınlarından oluşan 75 kişinin, soruşturma evresinde dosyaya erişimin kısıtlanması gerekçesiyle yaptıkları bireys

A+A-

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, terör örgütü DEAŞ tarafından Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 2015'te düzenlenen canlı bomba saldırısında yaralananlar ile yaşamını yitirenlerin yakınlarından oluşan 75 kişinin, soruşturma evresinde dosyaya erişimin kısıtlanması gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruyu reddetti.

Resmi Gazete'de yayımlanan kararda, bir terör örgütünün gençlik yapılanmasının üyeleri olduğu iddia edilen grubun Suriye sınırları içinde bulunan bir şehri yeniden inşa edecekleri savıyla 19 Temmuz 2015'ten itibaren bulundukları yerlerden Suruç'a gittikleri ve ertesi gün Amara Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptıkları anlatıldı.

Basın açıklaması yapılırken üzerindeki patlayıcı maddeleri infilak ettiren zanlının kendi ölümü dışında pek çok kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olduğu belirtilen kararda, olay hakkında Suruç Cumhuriyet Başsavcılığınca derhal soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Soruşturma sürecinde Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin dosya içeriğini inceleme ve belgelerden örnek alma konusunda kısıtlama kararı aldığına değinilen kararda, Sulh Ceza Hakimliğinin bu kararına yapılan itirazların reddedilmesi ve sürecin tamamlanmasının ardından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğu bildirildi.

Başvuru dilekçelerinde kısıtlamanın 7 ayı aşkın süre sürmesi nedeniyle soruşturmanın etkisiz yürütüldüğü ve bu kararının alenilik ilkesini ihlal ettiği ayrıca somut bir gerekçeye yer verilmediği, bu nedenlerle adil yargılanma haklarının ihlalin gerçekleştiği ileri sürüldü.

Başvuruları birleştirerek görüşen yüksek mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle başvuruların "kabul edilemez" olduğuna karar verdi.

Kararda, konuyla ilgili dava sürecinin devam ettiği hatırlatıldı.

Üçüncü şahısların temel haklarını korumak, kamu menfaatini gözetmek veya adli makamların soruşturma yaparken başvurdukları yöntemleri güvenceye almak gibi amaçlarla soruşturma aşamasında bazı delillere erişim yönünden kısıtlamalar getirilebileceğine dikkati çekilen kararda, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kısıtlama kararının kaldırılması veya olayda sorumluluğu tespit edilen kişiler hakkında düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle soruşturma evrakına erişim imkanının doğması halinde kısıtlama kararının ölenin yakınlarının soruşturmaya etkili katılımları yönünden herhangi bir sorun teşkil etmeyebileceği belirtildi.

- "Yargılama açık yürütüldü"

Kararda, Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğince kısıtlama kararı verilmiş olsa da olayda sorumluluğu bulunan bazı failler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin ceza mahkemesince 7 Şubat 2017'de kabul edildiği ve yargılamanın ceza mahkemesince açık yürütüldüğü vurgulandı.

Ayrıca yeterli güvenlik tedbirini almadığı gerekçesiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla bir kamu görevlisi hakkında yargılama yapılıp karar verildiği de hatırlatılan kararda, başvurucuların gerek ceza mahkemesince gerek Suruç Asliye Ceza Mahkemesince yürütülen yargılamalara rağmen kısıtlama kararı gerekçe gösterilerek halen soruşturma evrakına erişemedikleri yönünde Anayasa Mahkemesine herhangi bir bilgi de vermedikleri kaydedildi.

Kararda, "Bu sebeple Anayasa Mahkemesi, şüpheliler hakkında düzenlenen iddianamelerin kabul edilmesiyle soruşturma evrakına erişme olanağı bulan başvurucuların soruşturma evresinde verilen kısıtlama kararı nedeniyle sürece etkin katılım imkanı bulamadıklarına ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varmıştır." ifadesi kullanıldı.

- İddianameden

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015'te meydana gelen canlı bomba saldırısında 34 kişi ölmüş, 70 kişi yaralanmıştı.

Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, biri başka suçtan tutuklu 3 sanık hakkında, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme" suçlarından 34'er kez, "tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürmeye teşebbüs" suçlarından da 70'er defa olmak üzere 104'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti.

HABERE YORUM KAT