1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. Tarihi Günde Recep Tayyip Erdoğan Analizi
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihi Günde Recep Tayyip Erdoğan Analizi

A+A-

Bugün ve yarın artık son iki gün. Bugün Konya açısından da tarihi bir gün… Öyle olunca Türkiyeli olmaktan Konya’da yaşamak ayrıca biraz daha önemli hale geliyor.

Zaten önümüzdeki çağda Türkiye ve Konya,-bu İlahi bir tecelli gibi görünüyor- dünyanın şekillenmesinde en önemli aktör kavramlar olacak.

Bir kavram aktör olur mu? Olur, eğer bu iki kavram 1. Dünya Savaşının hesaplaşmasını, o zaman yok sayılarak sanki tarihe gömülmüş koskacaman Osmanlı İmparatorluğunun yeninden kıpırdamasını, yeniden canlanmasını ve şeytanın ordusu ile hesaplaşmasını ifade ediyorsa elbette bu kavram bir aktör olur.

İşte bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın mitingini de bu gözle görmenizi rica ediyorum, yarın oy kullanmaya giderken de aklınızda bu olmalı.

Türkiye önemli bir süreçten geçiyor, sadece Türkiye mi? Osmanlı coğrafyası önemli bir süreçten geçiyor, zira bu coğrafyadaki haritalar bu toprakların gerçek sahiplerinin iradeleri ile çizilmedi, bu topraklar emperyalizm ve siyonizmin, şeytanın ordusunun, İngiliz’in, Fransız’ın, Alman’ın hain planlarıyla şekillendirildi. Bu topraklarda Arkeolog unvanı ile bile 10 binlerce İngiliz ajanı görev yapmış, şeytan yavaş yavaş şekillendirmiş ve Osmanlı gibi bir dev uyutulmuş.

Ama dikkatinizi çekerim ölmemiş, öldüremezler de zaten, uyuttular… Şimdi o dev kıpırdanmaya başladı.

Suriye, Irak, Kafkaslar, Azerbaycan, Gazze hepsini bu gözle görün, Mısır’daki cunta yönetimi de, Libya’daki iç kargaşada bu acılı sürecin oluşturduğu bir reel politik durumdur. 

Bunlarla hesaplaşacağız, bu coğrafya yeniden şekillenecek, bunun başka yolu yok.

Ve Türkiye bu sürece güçlü girmek zorundadır.

Hani Kuzey Irak’ta Kürtler ciddi bir güç olmuştu, IŞİD geldi dağıtıverdi, hani Amerika kovboyu Irak’ı şekillendirmişti, Maliki’yi de bu coğrafyaya huzursuzluk getirmesi için çıbanbaşı olarak koyup gitmişti. Ne oldu, ordusu silahlarını bırakarak çapulcu gibi kaçtı.

Bu ne onursuz bir görüntü…

Peki, bu IŞİD kim? Nasıl geldi Türkiye sınırına bayrak dikti? Neden bizim 49 vatandaşımızı hala elinde rehin tutuyor? Neden mesela İsrail Gazze’de katliam yaparken çıt çıkarmıyor, tek bir kelime İsrail karşıtı açıklama gördünüz mü?

IŞİD sözde İslam ordusu, Irak-Şam İslam Devleti… Nasıl bir İslam devleti ki, İsrail’e çıt çıkaramıyor, Müslüman katlediyor?

İslam onurlu bir mücadeleyi mecbur kılıyor. Savaşta İslam Ordusu teslim olanları katletmez, esirlerine insan onurunu zedelemeyecek şekilde muamele yapar. Ama IŞİD kalkıyor acımasızca insan katlediyor, Yezidi, Süryani ve hatta İsrailli bile olsa kimseyi Müslüman katledemez.

İslam tarihinde bakın, İslam Ordusu hiçbir zaman katliam yapmamıştır. Irak’ı aldığında da, Suriye’yi aldığında da, İran’ı aldığında da, Kuzey Afrika’yı fethettiğinde de, Endülüs’ü fethettiğinde de Anadolu’da da, İstanbul’un fethinde de, Balkanlardaki fetihlerde de İslam Ordusu hiçbir zaman katliam yapmadı.

Şimdi görüyorsunuz IŞİD katliam yapıyor, esirleri öldürüyor…

Ve anlıyoruz ki, Erbil de düşecek, Süleymaniye de… Peki, ondan sonra ne olacak?

Onsan sonra haritalar yeniden şekillendirilmiş olacak, büyük savaşlar başlayacak, Suriye, İran, İsrail, IŞİD bu bölgede büyük mücadelelere girişecekler. Amaç Türkiye’yi bu ateşe çekmek...

Türkiye oyun oynayamaz, Türkiye güçlü olmak zorundadır, bu sürece güçlü girmek zorundayız. Tarım, sanayi üretimi, finans, borsa, bankacılık, milli sanayi, milli ordu, milli füze, milli tank, milli uçak, milli helikopter… Her alanda güçlü olmak zorundayız. Milli radarlarımız olmalı…

Güçlü Türkiye bu toprakları şekillendirebilir, kendisine dayatılan kaderi elinin tersiyle itebilir.

Ey MHP’li, Saadet Partili, CHP’li, BBP’li kardeşim, ey Kürt kardeşim, ey Alevi kardeşim anlayamıyor musun IŞİD de, Sisi firavunu da, paralel çete de, mr. Ekmel de yönetilebilir bir Türkiye için oynanmış oyunlardır.

Hep birlikte “Güçlü Türkiye’yi” kurmak zorundayız. Bakın Irak’a, ateş herkesi bulmuyor mu? Hıristiyanlar, Süryaniler, Yezidiler, Kürtler Irak’ta en rahat topluluklardı, şimdi ne oldu, hepsi dağlara kaçıyor, Türkiye’ye kaçmaya çalışıyorlar ve bizler Türkiyemizin bu güvenli ve güçlü konumundan taviz veremeyiz. Bize dayatılan kadere evet diyemeyiz.

Bizim milletimiz kendi kaderini Rabbimizin izni ile kendisi çizebilir. Çizeceğiz de… 

Bu iş Recep Tayyip Erdoğan meselesi değil, Recep Tayyip Erdoğan bu ülke için bir lütuf, biz onu lider seçmek zorundayız, bu ülke güçlü olmak zorunda, ordumuz güçlü olmak zorunda.

Hatta Recep Tayyip Erdoğan, “ben bu işi bırakıyorum” dese, Büyük Türkiye için, güçlü Türkiye için, Devletimizin bekası için bizim bu liderliği bıraktırmamamız gerekiyor.

Zira her şeyi bulmak kolay ama lider birkaç yüzyılda bir geliyor, şimdi o lider geldi, o liderin yanında yer alma ve dosta düşmana “Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe” diye haykırma vaktidir.

Bırakın basit siyasi mülahazaları, bırakın takım tutar gibi, ideolojik parti tutmayı, bu iş o noktaları çoktan aştı. Kendimiz için, Yeniden Büyük Türkiye için, çoluğumuz çocuğumuz için, topraklarımız için bugün bu mitinge katılmalıyız ve dünyaya Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte olduğumuzu haykırmalıyız ve yarın da gidip bir milli şuurda oyumuzu Recep Tayyip Erdoğan’a kullanmalıyız. Büyük Türkiye için Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı olarak seçmek zorundayız.

Gün, bütün dünyaya Türkiye’nin güçlü olduğunu haykırma günüdür.

 

Türkiye’mizin Lideri Recep Tayyip Erdoğan Konya’mıza hoş geldiniz…

Rabbimiz size sağlık sıhhat versin, sizi başımızdan eksik etmesin, Rabbim size güç kuvvet versin, ülkemize birlik dirlik nasip etsin…

Türkiyemizin Lideri Recep Tayyip Erdoğan bu millet seninle son nefesine kadar yürümeye hazır. Rabbim yol açıklığı ve istikamet sabitliği nasip etsin…

Haydi Konya, haydi Türkiye gün tarih yazma günüdür… 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar