1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Toplum da böyle bir birlik, beraberlik bekliyordu"
"Toplum da böyle bir birlik, beraberlik bekliyordu"

"Toplum da böyle bir birlik, beraberlik bekliyordu"

Prof. Dr. Nail Alkan: - "Doğrusu toplum da böyle bir birlik, beraberlik bekliyordu. Çünkü Türkiye sadece Doğu Akdeniz, Suriye, S-400'ler, F-35'ler veya olası bir İran müdahalesi ile ortaya çıkacak sorunlarla uğraşmıyor. Türkiye'nin bir de Avrupa sorunu va

A+A-

İSTANBUL (AA) - GÜLSÜM İNCEKAYA - Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) AB Araştırmaları Uzmanı Prof. Dr. Nail Alkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile siyasi parti liderlerinin Samsun'da verdiği "birlik fotoğrafı"na ilişkin, "Doğrusu toplum da böyle bir birlik, beraberlik bekliyordu. Çünkü Türkiye sadece Doğu Akdeniz, Suriye, S-400'ler, F-35'ler veya olası bir İran müdahalesi ile ortaya çıkacak sorunlarla uğraşmıyor. Türkiye'nin bir de Avrupa sorunu var." dedi.

Uzmanlar, Suriye'deki iç savaş, Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı oluşturulan ittifak, Rusya'dan satın alınan S-400 hava savunma füzeleri, ABD'nin F-35 savaş uçaklarının teslimi konusundaki engellemeleri ile İran'a yönelik operasyonun Türkiye'ye etkilerinin tartışıldığı bir dönemde, Samsun'da gerçekleştirilen 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100. Yıl Törenleri'nde verilen "birlik fotoğrafı"nı AA muhabirine değerlendirdi.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) AB Araştırmaları Uzmanı Prof. Dr. M. Nail Alkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi liderlerin birlikte verdiği fotoğrafın Türkiye'de siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin hoşuna gittiğini söyledi.

Türkiye'nin hem dış hem iç siyasette birtakım sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Alkan, "Türkiye"nin özellikle dış politikada yaşadığı sorunlar var. Dolayısıyla iktidarın ve muhalefetin Türkiye'nin bekası meselesinde ortak bir duruş sergilemesi kaçınılmaz. Türkiye'nin dış politikada bir devlet politikasına ihtiyacı var ve bu devlet politikası çerçevesinde sadece iktidardaki parti değil tüm partilerin uluslararası ilişkiler konusunda aynı noktada uzlaşması lazım. Dolayısıyla bu fotoğraf bir başlangıç sayılır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu bağlamda iyi bir adım attığını aktaran Prof. Dr. Alkan, şöyle devam etti:

"Doğrusu, toplum da böyle bir birlik, beraberlik bekliyordu. Çünkü Türkiye sadece Doğu Akdeniz, Suriye, S-400'ler, F-35'ler veya olası bir İran müdahalesi ile ortaya çıkacak sorunlarla uğraşmıyor. Türkiye'nin bir de Avrupa sorunu var.
Türkiye jeostratejik olarak zaten tehlikeli bir bölgede ve bu bölgede meydana gelen tüm olumsuzlukların Türkiye'ye sıçrama ihtimali var. Dolayısıyla bazı noktalarda uzlaşma sağlanamasa da Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası noktasında ortak bir tavır sergilenmesi şart."

Prof. Dr. Alkan, tüm bunların yanı sıra Batı'nın da bu süreçteki tavrının oldukça önemli olduğunu vurgulayarak, Türkiye'deki gerilimli sürecin Avrupa'nın hoşuna gittiğini savundu.

Batı'nın oyununu bozmak için bu birlik ve beraberlik mesajının çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Alkan, şunları anlattı:

"Uzun zamandır böyle bir resim görmemiştik. Söylemler de önemliydi ama fotoğraf çok önemliydi. Batı da şunu görüyor artık, Türkiye'de önemli günlerde, önemli konularda birlik ve beraberlik var. Batı bunu fark etti ve anladı. Tabii bunun devamının gelmesi gerekiyor. Türkiye'de bazı konularda devlet politikası olması lazım. Burada A veya B partisi önemli değil Türkiye Cumhuriyeti devleti önemlidir."

- "Bu gövde gösterisinin ne anlama geldiğini çok iyi anladılar"

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Alemdar Yalçın ise Samsun'da 19 Mayıs'ta iktidar ve muhalefet liderlerinin verdiği birlik ve beraberlik pozunun, aklıselimin son yıllarda yaptığı en doğru hareket olduğunu vurguladı.

ABD'nin, Doğu Akdeniz'in ardından Hürmüz Boğazı'nı da kontrol altına almasıyla İran'a yönelik ekonomik yaptırımları artıracağını belirten Prof. Dr. Yalçın, "İran'a bir askeri operasyon planlanıyor. En iyimser tahminlerimize göre Türkiye'ye 10 milyon göçmen bekleniyor. Türkiye böyle bir yükü kaldıramaz. Avrupa da kaldıramaz. Diplomatlarımızın bu konu üzerinde önemle durması gerekiyor. Bölgede istikrarsızlığı önlemek için Avrupa'yı ikna etmemiz gerekiyor. Türkiye'nin de hızla birlik, beraberlik içinde hareket etmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

19 Mayıs'ta Samsun'da bir gövde gösterisi yapıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Yalçın, şöyle konuştu:

"Türkiye’de görev yapan yabancı diplomatlar bu gövde gösterisinin ne anlama geldiğini çok iyi anladılar. Ama asıl Türkiye'deki halk kitlelerinin bunu algılayıp birlik ve beraberlik içinde olması gerekiyor. Çünkü durum gittikçe kronikleşiyor. Aldığımız ciddi istihbaratlara göre ABD, İran'a operasyon konusunda Rusya'yı ikna etmiş. Tek ciddi tepki verecek ülke Çin görünüyor. Böylece Şangay Beşlisi de ciddi yara almış durumda.

Dolayısıyla bizim İran'da meydana gelecek bir istikrarsızlığa karşı hızla önlem almamız gerekiyor. Bu önlem de hiç kuşkusuz birlik ve beraberliğimizi sağlamaktan geçiyor. Bu anlamda Cumhurbaşkanımızın ve siyasi partilerin Samsun'da verdiği mesaj çok önemliydi. Dışarısı bunu anladı. Ama umarım ki bizdeki gazeteciler, siyasetin altındaki ötekileştirmeye meyyal olan gruplar da bunu anlayıp hemen kendilerine çekidüzen verirler.”

Türk kamuoyuna ve siyasi parti liderlerine seslenen Prof. Dr. Alemdar Yalçın, "İran'da meydana gelecek istikrarsızlığa karşı birlik ve beraberlik içerisinde kardeşlik anlayışıyla bu tehlikeli dönemeçten hızla geçmeliyiz. Çok tehlikeli bir dönemeçteyiz. Mutlaka milli güç unsurlarımızı bir merkeze odaklamalıyız. Eğer birlik ve beraberliğini sağlarsa Türkiye, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar güçlüdür. Hiç kimse Türkiye'nin geleceğiyle ilgili karamsarlığa kapılmamalı. Yedeklerimizi askere alsak 10 milyon askerimiz var. Sakarya Meydan Muharebesindeki Tekalifi Milliye vergisi çıkarsak milyonlarca dolar paramız var. Bu gücümüzü sık sık medyada gündeme getirmeliyiz." şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Yalçın, 23 Haziran seçimlerine giden sürecin istismara ve ajitasyona çok müsait olduğunu dile getirerek, "Vatandaşlarımızın sağduyulu bir şekilde sandığa gidip oyunu kullanması gerekiyor. Aksi takdirde önümüzde Suriye ve Libya örnekleri duruyor." uyarısında bulundu.

- "Türkiye'nin, Samsun'a çıkış heyecanını hiç kaybetmemesi gerekiyor"

Aydın Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca da Türkiye'nin içeride ve dışarıda yaşadığı sorunlar ile "Türkiye ittifakı" söyleminin senkronize olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçtiğini belirten Prof. Dr. Karaca, "Bir tarafta Orta Doğu'da sınırlarımız yanıyor, öbür tarafta Doğu Akdeniz'de inanılmaz genişlikte bir ittifaka karşı tek başına bırakılmış bir Türkiye var. Bir yandan da Rusya ve ABD arasında S-400'ler ve F-35 uçakları konusunda arada kalma durumunda bırakılmış bir Türkiye var. Tüm bunların içinde biz maalesef çok rahat atlatılabilecek bir yerel seçimi de neredeyse bir referanduma çevirmiş durumdayız." şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Karaca, genel seçim havasına sokulan yerel seçim sürecinde sergilenen siyaset dilinin zaten fazlası ile bölünmüş olan halkı daha da ayrıştırma noktasına taşıdığını ileri sürdü.

"Samsun'a çıkış heyecanını kaybettiğimiz gün çok zor duruma düşeceğimiz açık." diyen Prof. Dr. Karaca, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin, Samsun'a çıkış heyecanını hiç kaybetmemesi gerekiyor. Bunun için de iç politikada ne kadar birbirimizi yersek yiyelim, dışarıya karşı bütünlük havası vermek, 'Bu bizim iç sorunumuz, siz kendi işinize bakın.' demek zorundayız.

19 Mayıs'ta Samsun'da iktidar ve muhalefetin verdiği fotoğrafı bu açıdan önemsiyorum. Hatırlarsanız 15 Temmuz sonrası Yenikapı'da da benzer bir görüntü verilmişti. Ama kısa bir süre sonra siyasetin dili halkın hiç haz etmediği bir dile evrilmişti. Siyasilerimizin bundan sonra söylemlerine dikkat etmesi gerekiyor. Bu Türkiye hepimizin ve aynı gemideyiz. Gemi su aldığı zaman onu kurtarmak hepimize düşüyor. Yoksa hepimiz batarız. Fazlası ile ayrıştırılan halkı bir araya getirecek olan siyaset dilinin yumuşamasıdır."

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT