1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Toprak sadece savaşta kaybedilmez"
"Toprak sadece savaşta kaybedilmez"

"Toprak sadece savaşta kaybedilmez"

Türkiye’nin erozyondan etkilenen ülkeler arasında dünyada ilk sıralarda geldiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Recep Bozyiğit, bu konunun milli bir mesele olduğunu ve çocukların küçük yaşlardan itibaren bu bilinç ile yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

A+A-

Türkiye’nin erozyonda dünyada ilk sıralarda geldiğini söyleyen NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Orta Öğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Recep Bozyiğit, “Ülkemiz Asya kıtasından da yüksek bir ülke.  1132 metre ortalama yükseltisi ve eğim değerleri son derece fazla.  Arazi kullanımındaki yanlışlıklar, ağaçların kesilmesi ve iklimdeki kararsızlıklar erozyonu arttırıcı faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Geçenlerde yapılan açıklamayla 180 ovanın sit alanı haline getirileceği ifade edildi. Bu bölgelerin artık koruma alanı haline getirilmesi gerekiyor. Bunu koruyamadığımız zaman eldeki toprağı kaybediyoruz.  Ülkemiz bu anlamda çok ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Türkiye, dünyada erozyon konusunda önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. Bu anlamda dünyada ikinci sırada yer alıyoruz.  Bu konuda çeşitli çalışmalar var ancak bunlar yeterli değil. Türkiye gibi bir ülkede hayvancılık sıkıntısı yaşanıyor. Bunun sebebi de işte kaybedilen topraklar. Meraları aşırı otlatıyorsun sonra o toprağı kaldırıyorsun erozyon ortaya çıkıyor. Bizim ülkemizin şansızlığı da çok yüksek ve eğim değerlerinin çok fazla olmasıdır. 1110 rakımlı dünyanın en yüksek kıtasından daha yüksek rakıma sahibiz. Bunu yanında jeolojik ve jeomorfolojik özellikler de erozyonu tetikliyor.” dedi.

“TOPRAKLARIMIZIN YÜZDE 83’Ü EROZYONA MARUZ KALIYOR”

Erozyon yaşlı dünyamızda kuraklaşma, çölleşme, küresel ısınma, biyoçeşitliliğin azalması, su kaynaklarının azalması, yoksulluk, göç, vb. problemlerin artmasına yol açtığını ifade eden Bozyiğit, “Yapılan hesaplamalara göre yeryüzünden her yıl 8 milyon hektardan daha fazla, bir alanı erozyonla kaybediyor. Türkiye topraklarının yüzde 86’sında çeşitli şiddetlerde erozyon olmaktadır. Bu arazinin yüzde 63’ü şiddetli ve çok şiddetli, yüzde 20’si orta şiddette erozyon ile karşı karşıyadır. Ülke genelinde toplam 67 milyon hektarlık bir alanda toprak giderek yok olmaktadır.  Türkiye’nin toplam arazisi de 77 milyon hektar bir alana tekabül ediyor. Geriye sadece 10 milyon hektarlık bir arazi kalıyor. Erozyonun büyük bir kısmı da tarım alanlarında yaşanmaktadır. İşlenen toprakların yüzde 75’inde yani 20 milyon hektarlık alanda yoğun erozyon görülmektedir.   Yapılan ölçümlere göre ülkemizde ortalama yıllık toprak kaybı 1.1-1.4 milyar ton, bunun 500-550 milyon tonunun tarım toprağı olduğu yönündedir.” şeklinde konuştu.

“EROZYONLA MÜCADELEDE EĞİTİM ŞART”

Erozyonla mücadelede en önemli adımın eğitimden geçtiğine dikkati çeken Bozyiğit, “Erozyonla mücadele için öncelikle eğitim çalışmalarına hız vermemiz gerekiyor. İlkokulda hatta ana sınıfından itibaren bu eğitimler başlamalı. Bu bizim kültürümüzde de var dinimizde de var. Peygamber Efendimiz (SAV)“Kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin” diyor. Burada evde ailelere, okulda öğretmenlere hatta basınımıza da büyük görevler düşüyor. Ben bu sorunun eğitim ile çözüleceğini düşünüyorum. Yoksa bir ağaç dikmekle, göstermelik bir eylemle erozyonun önüne geçilebileceğini zannetmiyorum. Her geçen gün ülkemizdeki toprakları göz göre göre kaybediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“KONYA RÜZGÂR EROZYONU TEHDİDİ ALTINDA”

Konya’da özellikle rüzgâr erozyonu tehdidi altında bulunduğunu da sözlerine ekleyen Bozyiğit, “Rüzgâr erozyonunun yüzde 22,4’ü Konya İl sınırları içerisinde gerçekleşiyor. Rüzgâr erozyonunun neredeyse 4’te 1’i Konya’da gerçekleşiyor. Ereğli’deki Akgöl kurudu ve göl olma özelliğini kaybetti. Eğer burada gerekli önlemler alınma ise aynı Karapınar’da olduğu gibi göl tabanında bulunan ince kil dediğimiz unsurlar rüzgârla havalanarak Ereğli, Karapınar bölgesini tehdit edecektir. Şehir de bir toz bulutu oluşmasına neden olabilir. 1960’larda Karapınar bunu yaşadı. Konya alçak, ovalık kesimlerde rüzgâr erozyonu, yüksek kesimlerde de su erozyonu tehdidi altında bulunuyor. Bunun bir örneği de Altınapa Barajı ve çevresidir.  Geçtiğimiz günlerde Konya’ya 20 km uzaklıkta Altınapa Barajında incelemelerde bulunduğumuzda gördük ki bu bölgede de ciddi bir erozyon var. Sular çekildiği için barajın yanında adeta bir ova oluşmuş.” diye konuştu.

İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT