1. YAZARLAR

  2. Ahmet Atıf Doğan

  3. Trump’ın Seçilmesi Olumlu mu Olumsuz mu?
Ahmet Atıf Doğan

Ahmet Atıf Doğan

Analist
Yazarın Tüm Yazıları >

Trump’ın Seçilmesi Olumlu mu Olumsuz mu?

A+A-

Aslında bugün CHP ve Atatürk’ü yazacaktım. Bugün malumunuz (Allah Rahmet Eylesin) Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat seneyi devriyesi. Onun için CHP’nin bu konulardaki yaklaşımlarını, duruşunu, duruşundaki katılığın en büyük zararı Atatürk’e verdiğini, onların katılığı neticesinde yeni nesillerin Atatürk’ü onlarla özdeşleştirerek Atatürk’ten uzaklaştıklarını ifade edecektim.

Atatürk’ün büyük bir devlet adamı olduğunu, hepimizin Atatürk’ü saygı, sevgi ve minnetle andığımızı ama bu milletin başka büyük liderlerde çıkarabileceğini, Recep Tayyip Erdoğan gibi bir büyük lideri de çıkardığını, bunu CHP’nin kabullenmesinin kendi açılarından iyi olacağını, yoksa CHP’nin bitiş sürecinin hızlanacağını yazacaktım.

Porno kaseti operasyonu ile genel başkan olan birinin, onu oraya getirmek için operasyon düzenleyenlerin sözünden çıkamayacağını, onun için Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve onun CHP’ye getirdiği adamlarının bugünkü politikalarının normal olduğunu ama CHP tabanının bu lideri CHP’nin başından atacak iradeye sahip olduğunu, CHP’nin bu hale gelmesinin tabanda büyük infial oluşturduğunu belirtecektim

Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmek zorunda olduğunu, bu konunun Recep Tayyip Erdoğan meselesi olmadığını, milletin beka meselesi olduğunu belirtecek ve Ahmet Necdet Sezer ile Bülent Ecevit’in bile bu sistemde geçinemediğini, ülkemizi krize sürüklediklerini, Türkiye’nin artık kriz kaldıramayacağını, onun için başkanlığa geçmek zorunda olduğunu ifade edecektim.

Ama olmadı, CHP’lilerin de görmesi gereken bir gerçeklik bize Türkiye’nin gündemini böyle bir günde bile Atatürkçülük, CHP ya da CHP’nin Türkiye düşmanlığı açıklamalarının belirleyemediğini gösterdi. Bugün isteseniz de istemeseniz de Amerikan seçimlerini konuşmak, yazmak zorundasınız. Oradaki gelişmeler sadece Amerika’yı değil, dünyanın geleceğini etkiliyor, nasıl üzerinde düşünmeyelim.  Evet, CHP’liler görüyorsunuz, dünya çok değişti ve artık yeni şeyler söylemek zorundayız, ya da dünyanın hızına yetişemeyiz, bunu anlayın be yav…

Neyse gelelim gerçek gündem konumuza…

Clinton’un kampanyası sanatçıların destek verdiği, şov mahiyetindeydi. Medya destekliyordu, birlik, kardeşlik, çok seslilik gibi süslü ifadelerle bu kampanya yürütüldü.

Ama zaten Clinton daha önce Türkiye’de kaybetmişti. CHP’nin, alkış şovlu saçma propagandası ile HDP’nin yürüttüğü sazlı sözlü medya destekli propagandası Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan karşısında yerle bir olmuştu.

Amerika’da da aynı şeyler oldu, Clinton’u alladılar, pulladılar, artistlerin, medyanın övgüsü ile şovlarla Amerika halkına kakalamaya çalıştılar ama olmadı, tutmadı, çünkü Amerika halkı, Clinton’un hasta olduğunu ve ülkelerini yönetemeyeceğini çok iyi biliyordu ve gereğini yaptı.

Neticede Donald Trump başkan oldu.

Ne diyelim, bu sonuç umarız ülkemiz, milletimiz, ümmet ve dünya için hayırlı bir netice olur, daha az acı çekilen bir dünyaya dünyamız bu süreçte evrilir.

Ne yazık ki Obama, Türkiye’nin başına bela ettiği terör örgüleriyle anılacaktır.

FETÖ, DAİŞ, PYD-YPG-HDP-PKK terör örgüleri ile bölgemizi Türkiye’nin başına bela olacak bir bataklığa dönüştürme politikası artık umarım biter.

Her şeyden önce Trump’tan ülkemizin beklentisi, FETÖ terör örgütünün elbaşı FETO’yu teslim etmesidir. Bu olmadan, hiçbir olumlu adımın atılamayacağını umarım Amerikalı dostlarımız anlar.

Trump’ın Türkiye’yi daha fazla anlayacağını düşünüyoruz. Umarım Türkiye’nin gücünü hafife almaz Trump ve umarım Obama’nın yaptığı hataları bırakır, Suriye Irak konusunda terör örgütü inşa politikasından vaz geçer.

Donald Trump’a terör örgüleri ile gizli örgütlerle değil direk Recep Tayyip Erdoğan ile temas kurmasını tavsiye ediyoruz. Yeni net olsun, açık olsun.

Ekonomik açıdan iki ülkenin işbirliğinin dünyaya kazanımını umarım Trump görür.

Görmezse Türkiye bir şey kaybetmez, Türkiye yoluna devam eder. Türkiye’nin ekonomisi de, bankacılık sistemi de güçlü ve Türkiye artık kendi silahlarını üreten bir ülke.  

Trump Avrupa’nın sözünü dinlememeli, Avrupa’nın bittiğini, Avrupa’nın elinde Türkiye düşmanlığından başka hiçbir birleştirici unsurun kalmadığını anlamalıdır. Çökmüş bir Avrupa ve terör örgütleri ile bölgeyi şekillendirmeye çalışan Obama yerine Trump Türkiye, Rusya gibi ülkelerle gerçekçi politika geliştirebilir.

Türkiye güçlü bir ülke, Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir lideri var, çok açık ifade ediyorum, Dolar yükseliyor, hadi gidin erkekseniz bu rakamlardan dolar alın?

Alamazlar, doların bu rakamlarda tutunamayacağını, Türkiye’nin güçlü olduğunu çok iyi biliyorlar.

Türkiye kendisi ile iyi geçinenlerle iyi geçinir, Irak ve Suriye sınırında bir terör devleti kurulmasına müsaade etmez, bunu Donald Trump anlamalıdır. Ortadoğu dedikleri coğrafya Türkiyesiz şekillenmez, Türkiye buna müsaade etmez, bunu da anlamalıdır.

Türkiye Amerika ile müttefik mi?

Buna ve bunun boyutuna Trump karar verecektir.

Obama Türk milletini çok kırmış, incitmiş ve hatta öfkelenmesine neden olmuştur. Türkiye’nin Amerika’ya güvenine çok ciddi zarar vermiştir.  

Terör örgütleri ile iş tutup Türkiye’yi terör örgütleri ile sıkıştırmaya çalışan Obama bize müttefikliğin bir yalan olduğunu gösteriyordu, umarım Trump Kore Savaşını hatırlar, Türk askeri ile Amerikan askerinin silah arkadaşı olduklarını hatırlar ve NATO yokken bile bizim birlikte düşmanlara karşı savaştığımızı hatırlar…

Umarım Donald Trump Amerika’nın silah arkadaşına ihanetini görür, bu ihanetten vazgeçer. Gerçek bir Amerikalıdan bu yiğitliği beklemek hakkımızdır diye düşünüyorum.

Ve şunu da ifade edelim, Amerika’nın şu anda ülkemizde görev yapan Büyük Elçi John Bass’ı iyi niyet gösterisi olarak ülkemizden almasını bekliyoruz. Artık bu adam Türkiye’den defolup gitmelidir. Lütfen Trump Türkiye’ye Türkiye ile iyi geçinecek ve Türkiye’de ki teröristlerin oyuncağı olmayacak bir adam göndersin.

Değil mi ama…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT