1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Türkiye Asya-Pasifik bölgesine ekonomik merkezli yönelim sergilemeli'
'Türkiye Asya-Pasifik bölgesine ekonomik merkezli yönelim sergilemeli'

'Türkiye Asya-Pasifik bölgesine ekonomik merkezli yönelim sergilemeli'

Gaziantep Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ, Türkiye'nin, Asya-Pasifik bölgesine olan ilgisinin ekonomik merkezli olması ve ilişkilerini daha köklü hale getirmesi gerektiğini söyledi.

A+A-

Gaziantep Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2015 yılında kaleme aldığı bir makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde ya Batı ile uzlaşmak ya da Avrasya'ya yönelmek seçeneklerinin bulunduğunu dile getirdiğini anımsattı.

"15 Temmuz, bence Batı sistematiğinin, Erdoğan ile çalışmak istemediğini göstermesinin zirve noktası olmuştur." değerlendirmesinde bulunan Özdağ, şöyle devam etti:

"15 Temmuz'dan önce de Erdoğan artık Batı sistematiği içerisinde kalmanın, kendisi için de zorlaştığını gören, gösteren ifadeler, açıklamalar yapmıştır. Ama 15 Temmuz sonrasında Erdoğan'ın, bu açıklamalarının daha netleştiğini ve Türkiye'nin Batı sistematiğinden çıkmaya henüz karar vermiş olmamakla birlikte ilişkilerini köklü bir şekilde gözden geçirmeyi içeren açıklamalar yaptığını ve politikalar izlediğini görüyoruz. Ancak öte yandan bunları yaparken önüne alternatif olarak çıkan Asya ve Pasifik dünyasıyla da barışık ve uzlaşık olduğunu tam anlamıyla söylemek mümkün değil."

Ekonomik anlamda eski Avrupa ve Atlantik dünyası önemini yitirirken, Asya ve Pasifik bölgesinin dünyanın yeni ekonomik havzası olarak belirdiğine dikkati çeken Özdağ, Avrasya'da güçlü bir Türk dünyası uzantısı olan Türkiye'nin, dünyadaki bu genel küresel ekonomik yapılanmaya ilgisiz ve bunun dışında kalmasının düşünülemeyeceğini belirtti.

Türkiye ve AB arasında yeni bir ilişki modeli geliştirildiği takdirde ilişkilerin daha sağlıklı bir zemine oturacağının altını çizen Özdağ, "Eğer AB'den veremeyeceği bir şey isterseniz ve sonra AB bu veremeyeceği şey üzerinden sizi istismar ederse ki ediyor, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin sonuçta düşmanlık ilişkilerine dönüşmesi kaçınılmaz olacak. Oraya doğru da bir koşunun gerçekleştiğini görüyoruz." diye konuştu.

"NATO ile ilişkilerin kökten koparılmasını çok anlamsız buluyorum"

Öte yandan Türkiye'nin, güvenlik yapılandırmasını NATO sistematiği içinde gerçekleştirdiğini ve sürdürdüğünü dile getiren Özdağ, NATO ile ilişkilerin kökten koparılmasını çok anlamsız bulduğuna işaret etti.

Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, yapısı itibarıyla NATO'ya alternatif bir örgüt olmadığını ifade eden Özdağ, özellikle ABD'nin Suriye ve terör örgütü PKK konusundaki tavrı ile Türkiye'nin hayati menfaatleri arasında uzlaşmaz bir çelişkinin var olduğuna, bunun ise NATO'nun tarihinin en ağır krizini ortaya çıkartabileceğine dikkati çekti.

Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye, NATO ile ilişkilerinde hayati çıkarlarını net bir şekilde tanımlar ve savunurken, öte yandan Rusya, Çin ve Hindistan ile ilişkilerini bugün olduğundan çok daha ileri boyutlara taşıyabilir ve şu anda Şanghay İşbirliği Örgütü içerisinde sahip olduğu gözlemci statüsünü daha da etkili hale getirip muhafaza ederek geliştirebilir ve geliştirmelidir de. Ama öncelikli olarak Türkiye'nin bu aşamada Asya ve Pasifik bölgesine olan ilgisinin ekonomik merkezli olması ve bu bölge ile ilişkilerini daha köklü hale getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ekonomik temeli güçlü olan ilişkilerin siyasal bir üst yapı kazanması daha kolay olur. Öte yandan ekonomik ilişkiler eğer zayıfsa ne kadar güçlü politik üst yapı oluşturduğunuzu düşünürseniz düşünün sonunda birden ani bir çöküşle karşı karşıya kalabilirsiniz ve onları tekrar ayağa kaldırmak da zor olur."

Türkiye'nin NATO'dan çıktığı bir dünyanın Türkiye için zor olacağını belirten Özdağ, bu durumun ABD için de kolay olamayacağını söyledi. Özdağ, böyle bir senaryonun, ABD'nin bölgedeki çıkarlarına ağır bir darbe vuracağını dile getirdi.

Özdağ, ABD'nin Suriye'deki PKK politikasının uzun vadede Türkiye'nin bir iç savaşa sürüklenmesine ve bölünmesine neden olacağını savunarak, Türkiye'nin elindeki imkan ve kabiliyetlerin, ABD'yi bu aşamada Suriye politikasını yeniden düşünmeye sevk etmek konusunda yeterli olduğunu kaydetti.

AK Parti Hükümeti'nin, bu politikaları hala uygulamadığını ifade eden Ümit Özdağ, "Eğer bir müttefikiniz, sonucu sizi bölmeyi hedefleyen bir politika izliyor ise o müttefike bunu anladığınızı ve ne olursa olsun izin vermeyeceğinizi etkili bir şekilde ifade etmeniz gerekir." dedi.

HABERE YORUM KAT