1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Türkiye'den Namibya'daki San topluluğuna yardım eli
Türkiye'den Namibya'daki San topluluğuna yardım eli

Türkiye'den Namibya'daki San topluluğuna yardım eli

A+A-

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Almanların 20. yüzyılın başlarında yaptığı soykırımla yeniden gündeme gelen Namibya'daki eski halklardan Sanlara yönelik kırsal kalkınma programı başlattı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, dünyanın değişik bölgelerinde açlık, iç savaş ve ekonomik sıkıntılar çeken halklara yönelik yardım faaliyetlerini sürdüren TİKA, bu defa da Afrika'nın en fakir ülkelerinden Namibya'ya yardımlarına devam ediyor.

Bu kapsamda, ülkenin en eski topluklarından Sanlara yönelik "Tsumkwe Bölgesi San Toplulukları Kırsal Kalkınma Programı" başlatıldı.

Programın ilk etabında, Namibya-Botswana sınırında ülkedeki en yoğun San nüfusunu barındıran Tsumkwe'de bulunan ve nüfusları tamamen Sanların "Bushman" alt koluna mensup insanlardan oluşan Dobe, Elephant Song, Nama Pan ve Ondereyahurua kamplarına gıda, giysi, kırtasiye ve ihtiyaç malzemelerinden oluşan yardımlar ulaştırıldı.

Ülkedeki tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi amacıyla da TİKA tarafından yerli halka tohum desteği sağlanarak, sebze ve meyve yetiştirmeleri desteklenecek.

Bölgedeki yetersiz altyapı soruna çözüm bulmak amacıyla da TİKA ileri aşamalarda yerel yönetimlere altyapı projelerinin geliştirilmesi konusunda yardımcı olacak. 

- San Topluluğu kimdir?

Sanlar, Güney ve Güney-Batı Afrika’nın kadim topluluklarından olup, yüzyıllar boyunca önce Bantuların ve akabinde kendilerini insan olarak görmeyen Güney Afrikalı Boerlerin baskısı altında kaldı. Yaklaşık 200 yılda neredeyse 200 bin üyesi katledilen bu topluluğun bugünkü nüfusu göçebe yaşam tarzları nedeniyle tam olarak tespit edilemese de sayılarının yaklaşık 100 bin olduğu tahmin ediliyor.

Ovatue ve Ovatjimbalar ile birlikte Namibya'nın Ötekileştirilmiş Topluluklarını (Marginalized People) oluşturan Sanların önemli bölümü halen, 10 ila 100 kişilik gruplar halinde yaşayarak avcı-toplayıcı yaşam tarzını sürdürmesine rağmen büyük bir bölümü de özellikle son 50 yılda tarımsal üretime geçti.

Almanya İmparatorluğu'nun himayesine 1884'ün sonunda giren Namibya'da, yerel halk Nama ve Hererolar Almanlara karşı isyan etti. İsyanı bastıran Almanya binlerce Herero ile Nama'yı çöle sürerek açlık ve susuzluktan ölümüne neden oldu.

Almanlardan kaçan Hereroların bazıları, İngiliz sömürgesi Bechuanaland bölgesine ulaşabilmek için Omaheke Çölü'ne gitmek zorunda kaldı. Alman yerleşimcilerin köleleri olarak son derece ağır koşullar altında çalışmaya zorlanan yerlilerin büyük bir kısmı, hastalık ve kötü beslenme nedeniyle yaşamını yitirdi. Erkeklerini katliamda yitiren ve savunmasız kalan Herero ve Nama kadınları, Almanların tecavüzüne uğradı. Bu kadınların dünyaya getirdiği çocuklar da kamplarda kaderlerine terk edildi. 

Birleşmiş Milletler'in (BM) 1985'te yayımladığı Whitaker Raporu'na göre, Herero nüfusunun yüzde 80'i ve Nama nüfusunun da yüzde 50'si 1904-1907 yılları arasında yaşanan sürgünler ve toplama kamplarında yaşamını yitirdi. Raporda Almanların Herero ve Namalara karşı işlediği katliam, 20. yüzyılın ilk soykırımı olarak nitelendi. 

HABERE YORUM KAT