1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. TÜRKİYE’NİN MUHTARI
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE’NİN MUHTARI

A+A-

Yine bir demokrasi şöleninden yüzümüzün AK’ıyla çıktık.

Türkiye demokratikleşmede attığı hızlı adımlarla demokrasisini güçlendirdi. Tayyip Erdoğan bugünlere Türkiye’yi getirebilmek adına Türkiye’nin eski vesayet düzeninin çarklarını emin ve sağlam adımlarla ve de dik durarak tek tek yıktı.

Bir şiir okuduğu için cezaevine atılan ustaya muhtar bile olamaz dediler. Usta şimdi TÜRKİYE’NİN MUHTARI: CUMHURBAŞKANI oldu. Bu hedefe ulaşmadan önce sert 28 Şubat Postmodern darbesinin fikri ve hukukçu militanlarının hışmına uğradı. Hapishaneden çıktıktan sonra siyasi yasağı bulunuyordu. Usta yılmadı ve kendisinin kurduğu, Erdemliler Hareketiyle 3 yıl sonra iktidar olmanın temellerini attı. Halkla iç içe olup halkın sorunları ile ilgilendi ve bütün Türkiye’yi gezdi. Vesayetçi siyasetçiler gibi halkı küçümseyip, kendisini holding patronlarına yaslanmadı. Vesayeti bir put haline getirip ona dokunmayalım demedi. Demokrasi ve insan hakları adına mücadelesine devam etti.                                                                                                                       FP kapandıktan sonra Türkiye’nin hasret duyduğu iki olguyu Adalet ve Kalkınmayı hem hedef hem de partiye isim olarak belirledi: Adalet ve kalkınma Partisi. Usta’nın milletvekili adaylığı vesayet düzeninin dinozoru Nuh Mete Yüksel yüzünden iptal edildi. Partisi iktidar oldu ama kendisi dışarıdaydı. Bir süre sonra ustanın azmini ve hizmet hırsına itiraz edemediler; çünkü partisi tek başına iktidardaydı. Milletvekilliği yasağı kalkıp Siirt’ten milletvekili seçildikten sonra Başbakan oldu. 2003 yılında Ayışığı, Sarıkız ve Eldiven gibi darbeleri kıl payı atlattığı için Erdoğan şunu gördü: Eğer bu ülke güçlenip küresel ve bölgesel oynamak istiyorsa siyasetin üzerinde egemen güç olan askeri vesayetin bitmesi gerek, yani siyaset özgür olduğu takdirde ülke de güçlü olur.  Asker ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli. siyasetçide ülkenin her türlü sıkıntısını gidermek zorunda. Erdoğan askeri vesayetin bitmesi gerektiğini ve asli görevi sivillere müdahale değil; Ülke savunması olduğunu çok iyi biliyordu. Erdoğan iktidarının ilk 8 yılında askeri vesayetle ve hukuk vesayetiyle boğuştu. Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven darbe girişimlerinden sonra Çankaya köşküne dindar ve eşi başörtülü olan dava arkadaşını çıkartmasına tahammül edemeyen vesayet bekçileri 27 Nisan E [email protected] yayınladı. Usta çok dik durup aynı sertlikte bir karşılık verdi. Diğer bir vesayet düzeninin dinozoru olan Sabih Kanadoğlu’nun malumunuz 367 rezaletini gündeme getirdiler. Usta dik durdu ve erken seçime gitti. Erdoğan Erbakan hoca ve Mursi gibi bu sorunları sistemin içinden çözmeye kalkmadı, Erdoğan şunu iyi biliyordu ki, milletin gücünü ve sevgisini arkasına alırsa, karşıdaki vesayetin zayıflayacağı ve yok olacağını çok iyi biliyordu. Seçimde % 47’lik zaferle vesayete müthiş bir tokat attı. Kardeşi Gül’ü Çankaya’ya çıkardı. Erdoğan seçimlerden sonra askeri vesayetin bitmesi için önemli adımlar attı. Derin devlet ve askeri vesayetin üzerine gidilmesi adına Ergenekon

Davası açıldı. Bir yanda askeri vesayetle uğraşırken diğer yanda yargı vesayetiyle uğraşmaya başladı. İnternet ve gazete küpürleriyle açılan kapatma davası rezaletinden, parti kıl payı kapatılmaktan kurtuldu. AK Parti  ceza olarak hazine yardımının yarısını alacaktı. 2007 referandumuyla Cumhur’un millet seçmesinin önünü açtı. 2010 referandumuyla yargı vesayetinin ve partilerin kapatılması zorlaştı. (Bu referandumla bitirdiğimizi zannettiğimiz yargı vesayetini tam tersi olarak paralel yapı denilen vesayetle referandum sayesinde HSYK’nın içinde güçlendi.) Askeri vesayeti bitirip TSK’nın asli görevi savunma sınırları içine çekti. Yargı vesayetini zayıflattı. Bunun yanında ulaşım, ekonomi, sağlık ve sosyal alanda 80 yılda atılamayan adımlar 10 yılda atıldı. 2011’den sonra sadece Türkiye’ye değil artık İslam âlemine de umut oldu, Erdoğan. Bunun yüzünden Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kara ve rezil olaylarından biri olan 7 Şubat MİT krizi yaşandı. Bunlardan sonra yakıp yıkmaktan zevk alan vandalist ve ülkenin düşmanlarının sergilediği Gezi Parkı darbe girişimi ustanın dik duruşuyla ve millete güvenmesi sayesinde atlatıldı. Hain paralel yapının 17 ve 25 Aralık darbe girişiminin atlatılması.

Erdoğan yattığı yerden Cumhurbaşkanı olmadı: Emek vererek geldi bu makamlara.

Cumartesi günü yapılan Konya mitinginde en ön sıradaydım. Müthiş bir kalabalık ve sevgi seli hakimdi meydanda.  Konya yine Erdoğan’ı

bağrına bastı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ustaya Konya % 75 Türkiye ise % 52 destek verdi.

İşte sevgi ve dava bilinci bu.

Vesselam.                                     

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT