1. HABERLER

  2. FRANÇAİS

  3. “Uykusuz kalabiliriz vatansız kalamayız”
“Uykusuz kalabiliriz vatansız kalamayız”

“Uykusuz kalabiliriz vatansız kalamayız”

A+A-

Cuntacıların hain saldırısı sonrası meydanlarda “Vatan Nöbeti”ni sürdüren Konya halkı, kutlu direnişine ara vermiyor. Her an ikinci bir saldırı ihtimaline karşı Mevlana Meydanı’ndan ayrılmayan vatandaşlar, “Uykusuz kalabiliriz, ama vatansız asla kalamayız” diyor.

“DOSTUMUZU DÜŞMANIMIZI TANIMIŞ OLDUK”

Girişimci İşadamları Vakfı Konya Şube Başkanı Vehbi Demirci Türk halkının yıllardır bu darbelerden çok çektiğini söyledi. İnsanların bu darbeye karşı bilinçaltında bir nefret beslediğini vurgulayan Vehbi Demirci, “15 Temmuz’da ülkemizde böyle bir girişim istemezdik ama hainler boş durmamışlar. Reis Bey’in sokaklara çıkın demesinden itibaren de meydanlardayız. Eşimle nöbetleşe meydanı bekliyoruz. Cumhurbaşkanımız yeter diyene kadar da beklemeye devam edeceğiz. Ülke, vatan, bayrak bizim. İnsanlarda birlik beraberliği gördük. Demek ki insanlarımızda Çanakkale ruhu hala devam ediyor. Bu ruh devam ettiği müddetçe de inşallah bizi yıkamazlar. Bu vesile ile de dostumuzu, düşmanımızı bir kez daha gördük. Avrupa dost diye gözüküyordu ama maalesef kirli yüzünü gösterdi. Bizim bizden başka dostumuz yok. Birbirimize kenetlenmemiz lazım. Hainler ekonomik darbeyi de gerçekleştirmek istediler. Olaylara bu yönden baktığımız zaman insanlardaki vefakarlığı bir kez daha gördük.  O gece insanlarımız dolarlarını bozdurdular. Eskiden hep ters olurdu. Dolar alınırdı, şimdi bozduruldu. Olumsuz bir şey yaşanmadı. Hayat hala eskisi gibi devam ediyor. İş adamlarımıza şunu belirtmek istiyorum. Olumsuz bir hava yaratıp da işçilerimizi çıkartmayalım. Daha çok kenetlenelim, daha çok işçi alalım. İnşallah işimize sahip çıkalım. Bu vatan kolaylıkla alınmadı, kolaylıkla da teslim etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

“TOPYEKÜN DARBEYE KARŞIYIZ”

“Darbe girişiminin olduğu ilk günden beridir meydanlardayız ve millet olarak topyekün buna karşı olduğumuzu bildiriyoruz” diyen Bilal Çetin, “Öğrencilik zamanımda beni de bu yapıya dahil etmek istediler. Eğer ki Fethullah Gülen İslam alemine gerçekten hizmet eden bir insan olsa, CIA bunu Pensilvanya’da kucağında besler mi? Diye sordum. İslam’a gerçekten hizmet eden insan Muhammed Yasin’dir. Filistin’de suikast girişiminde ayakları koptu ve tekerlekli sandalyede yaşıyordu. Onu bu şekildeyken ikinci bir suikast girişiminde bombayla patlattılar. Gerçek hizmet eden Mücahit’ti. Burada tezatlık var. Onlara bu şekilde cevabımı verdim. Fethullah Gülen’in yapılanmasında asla katılmayacağımı belirttim. Şuan Necmettin Erbakan Üniversite’sinde devlet memuruyum. Halime şükrediyorum. İnşallah bu hainler Allah’ın gazabına uğrasınlar. Bizde bu iman gücü oldukça hiçbir güç milletimizi yıldıramaz. Cihat meydanlarından geri çekilmeyeceğiz. Ancak şehit olursak bizim cesedimizi çiğneyerek geçebilirler. Allah onlara fırsat vermeyecektir” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZ KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDU”

“Devlet olarak, millet olarak verilmiş sadakamız varmış” diyen Samet Baykara, “O geceden itibaren nöbete çıktık. Dualarla temennilerle Türkiye’yi daha yaşanabilir bir ülke haline getirebilmek için direnişimizi sürdürüyoruz. Ülkemizde daha önce yapılan darbelerde medya gücü bu kadar kuvvetli değildi. Sosyal iletişim ihtimali yoktu. Darbe olduğunda müdahale edilebilecek imkanlar yoktu. Herkes darbe bittikten sonra olan biteni anlamıştı. Onun haricinde o dönemde insanlar belli bir çekimserlik yaşadı. Şimdi o zamanın pişmanlığını yaşayan insanlarımız var. 80’lerde dışarı çıksaydık darbeyi engelleyebilirdik dediler ve 2016’daki girişimde savunmaya geçtiler. Bugün o günlerden çok daha güçlü bir şekilde ayaktayız. Milletimiz üzerlerindeki külleri silkeledi. Milletimiz geçmişini, nereye ait olduğunu gözlemledi ve küllerinden yeniden doğdu. Darbe girişimini duyduğumda, günümüzde böyle bir şeyin olabileceğinden şüphe duyduk. O şoku atlattıktan sonra da dışarı çıktık. Hala nöbetimizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“BUNDAN SONRA DİRİLİŞ ZAMANI”

FETÖ’nün böyle bir canilik yapabileceğini düşünemediklerini söyleyen Ali Tüysüz, “Diriliş için Norveç’ten geldim. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Onlar bizim için şehit oldular. Biz de onların yerinde olsak aynı şeyi yapardık. Darbeyi püskürttüler. Cumhurbaşkanımıza da dik duruşundan ötürü çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra diriliş zamanı. Allah’ın izniyle bunların cezalarını vereceğiz. İnşallah bunun sonu vatanımız için hayırlı olur. Darbeyi ilk duyduğumda Norveç’teydim. Bir anda şok olduk. Böyle bir hainlik beklemediğimiz için korkuya kapıldık. Biz Avrupa’da yaşayan vatandaşlar olarak alnımız açık, devletimizle gurur duyan insanlar olduk. Ben 25 yıldır oradayım. İlk gittiğimizde bizimle dalga geçerek Türkiye nerede? Diye sorarlardı. Ben özellikle halkla birebir yaşayan taksi şoförüyüm. Özellikle 2002’den sonra bunlar artık Türk olduğumuzu öğrendiklerinde bizimle sohbet etmek isteyen toplum oldular. Hatta 2010’dan sonra bizi kıskanmaya başladılar. Siz burada ne duruyorsunuz, böyle bir devletiniz var demeye başladılar. Şuanda bütün Avrupa ağız birliği yapıyor hem bizi kıskanıyorlar hem de Başkanımıza suç atacak yollar arıyorlar. İnşallah bunun üstesinden geleceğiz” dedi.

“DARBECİLERİN BELİNİ KIRDIK”

“Fetullah Gülen bizi yıllardır kandırıyormuş” Abdullah Çelik, “Onu hoca biliyorduk. Ancak şerefsiz, hainin tam kendisiymiş. Öyle olduğu için biz Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın arkasındayız. Nöbet bitene kadar gece gündüz buradayız. Uykusuz kalabiliriz ama vatansız asla kalamayız. 80’li yıllarda yapılan darbede ben 6 yaşındaydım. Gece saat 12’den sonra dışarı çıkamazdık. Tüp kuyrukları vardı. Şimdi şükürler olsun ki o darbeyi yapamadılar. Çünkü genelkurmayımız çok sağlam bir şekilde o bildiriye imzayı atmadı. O darbeciler de burada at oynatamadılar. Bu darbecilerin belini kırdık. 15 Temmuz’da haberi duyduğumda abimlerdeydik. Yanımda oğlum vardı. Geleceğimizi düşünerek direk havaalanının oraya gittik. Konya’mızda Allah’a şükür büyük bir kalkışma olmadı. Eğer ben orada milli irade şehidi olsam yarın oğlum da benim davamı sürdürsün diye onu da yanımda götürdüm. Ona da bu darbenin ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalıştım” ifadelerini kullandı.

“KABUL EDİLEMEZ BİR DURUM”

FETÖ’cülerin yaptığı bu girişimin vatan hainliği ve İnsanlara bir zulüm olduğunu ifade eden Bülent Öztekiner, “Bunlar cehennemin en alt tabakasına gidecek insanlardır. Bir sürü kandırılmış insanı da peşlerinden sürüklüyorlar. Ahirette nasıl hesap verecekler? İnsanlar bu kadar kolay öldürülür mü? Buna hakları var mı? Bunu kesinlikle onaylamıyoruz. Allah da onaylamıyor. Yazık ettiler. Allah ıslah etsin. Darbe gecesi haberi aldığımda bu durumu kabul edemedim. İmkansız dedim. İstanbul’da oturuyorum. Buraya kız kardeşimin yanına geldim.  O gece İstanbul’da tankları çıkarmaya havaalanına gittik. Ben de az kalsın ölüyordum. Kurşun yanımdan sıyırdı geçti. Kabul edilemez bir durum. Ülkemiz böyle ilerlerken bunların nereden çıktığını anlamadık. Dini kullandılar. Ancak bunların iç yüzü ortaya çıktıktan sonra bunca insan hala peşlerinden nasıl gidiyor hala anlamıyoruz. Bizim birliğimiz inşallah Müslüman coğrafyasına örnek olur” dedi.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT