1. HABERLER

  2. KONYA

  3. “Vefatının 68.Yılında Naci Fikret Baştak” konuşuldu
“Vefatının 68.Yılında Naci Fikret Baştak” konuşuldu

“Vefatının 68.Yılında Naci Fikret Baştak” konuşuldu

Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Gülsün Koçer ile Araştırmacı yazar Prof. Dr. Mustafa Özcan “Vefatının 68.Yılında Naci Fikret Baştak”ı anlattı.

A+A-

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Fikir ve Sanat Adamları Derneği ve S.Ü. Selçuklu Araştırma Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta NEÜ Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü Öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Gülsün Koçer ile aynı bölümden emekli olan Araştırmacı yazar Prof. Dr. Mustafa Özcan “Vefatının 68.Yılında Naci Fikret Baştak”ı anlattı.

Konya kültürüne hizmet edenlerin unutulmaması gerektiğini söyleyerek başladığı konuşmasında Prof. Dr. Mustafa Özcan bu alanda en önde gelen isimlerden birisinin de Naci Fikret Baştak olduğunu belirtti. İlk konuşmayı Yrd. Doç. Dr. Gülsün Koçer yaptı. Koçer, Naci Fikret'in dergilerde çıkan yazılarından bahsetti. Konya'da çıkan hemen hemen bütün dergilerde Naci Fikret imzasını görmenin mümkün olduğunu söyleyen Koçer, bu yazılarda Konya ile ilgili çok değerli bilgilere ulaşmanın mümkün olduğunu belirtti. Gülsün Koçer, Naci Fikret'in insanları iki gruba ayırdığını, birinci grupta iyimserlerin yer aldığını belirtti. Birinci grupta yer alan iyimserlerin insanlık tarihine bir katkıda bulunmalarının mümkün olmadığını düşünen Naci Fikret'in ikinci grupta yer alan bedbinler grubunu ise bütün gelişmelerin müsebbibi olarak gördüğünü belirtti. Bedbinler grubunda yer alanların dünyaya olumlu bakmadıklarını, her işin altında bir bityeniği aradıklarını düşünen Naci Fikret'in gelişmenin temelinde de bedbinlerin şüpheciliğin bulunduğunu düşündüğünü söyleyerek, Naci Fikret'in kendisinin de bedbin bir yapıya sahip olduğunu belirtti.

Konya kültürüyle ilgili dönemin dergi ve gazetelerinde birçok yazı yazan Naci Fikret Baştak’ın çok sert fikirlerinin olduğunu ve kendisine hayranlık duyduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Gülsün Koçer, “Onun hakkında konuşmak çok heyecan verici. Üslûbu, fikirleri, sürekli çalışarak kendini geliştirme gayreti ve üretkenliğiyle Naci Fikret şüphesiz şehrimizin yetiştirdiği en değerli simalardan biridir. Yazar, döneminde Konya’da yayınlanmış her dergiye katkıda bulunmuş ve yazıları neşredilmiştir.”dedi.

Naci Fikret’in Enerjetizm felsefesine inandığını ifade eden Koçer, “Enerjetizm, temelde bütün olayları enerjinin hareketiyle açıklamaya dayanan bir düşüncedir. Namdar Rahmi ve Naci Fikret’in birlikte oluşturdukları bir düşünce sistemidir. Fizikteki enerji sistemini tüm hayata uygulamaya yöneliktir. Naci Fikret Enerjetizm’e inanmıştır ve pek çok makalesinde gündeme getirip bu fikri tanıtmaya çalışmıştır.”dedi.

nacifikret9.jpg

ŞÖHRETE VE PARAYA ÖNEM VERMEDİ

Prof. Dr. Mustafa Özcan, Naci Fikret’in yüksek kültürü, geniş tefekkürü ve üretkenliği sayesinde çok para kazanabileceğini ve şöhret yapabileceğini, ona ilim gözüyle hangi cepheden bakılsa hakiki, büyük bir hürmet ve takdir gördüğünün altını çizerek “filozoftur, ediptir, şairdir, kudretli bir muharrirdir, kuvvetli bir tarihçidir, bilhassa kıymetli bir Hititologdur. O, ne değildir ki; o, bir bilgi ummanıydı. Kendini ilmî iştirak içinde yaşatan, şöhret ve paradan sakınan-sıkılan çok hassas bir mizaca sahiptir.”dedi.

Özcan, ana tema olarak Fikret Naci'nin gazete yazılarını ele aldı. Konya'nın vefasızlığına uğramasına rağmen kültür ve hars konularında verdiği eserlerle Naci Fikret'in şehrin kültürüne büyük katkılarda bulunduğunu söyledi. Naci Fikret'in hayatında en önemli varlığın babaannesi olduğunu söyleyen Özcan, sırf babaannesinden ayrılmamak için kendisine teklif edilen bir çok görevi de reddettiğini belirtti. Babaannesinin ölümünden sonra ise İstanbul’a giderek Üniversite kütüphanesinde göreve başladığını, önce Çemberlitaş bölgesinde bir evde oturduğunu, daha sonra da Nuriosmaniye tarafında Halk Apartmanında tek odalı bir eve taşındığını söyleyen Prof. Özcan, odada kitap ve dergi çokluğundan ikinci bir insanın nefes alabileceği bir alan dahi bulunmadığını belirtti. Konya hakkında yazdığı yazılar ile o dönemin Konya’sı hakkında detaylı bilgilere ulaşabildiğimizi, şimendiferin gelişi ile ilgili yazdığı makalesinden Konya'ya trenin ilk gelişi hakkında geniş bilgiye ulaşabildiğimizi söyleyen Prof. Dr. Mustafa Özcan; turşu, kış hazırlığı ve benzeri konularda verdiği bilgilerle de Naci Fikrat'in Konya kadınlarından övgüyle bahsettiğini belirtti.

Elli yedi yaşında kaybettiğimiz Naci Fikret Baştak'ın ölümünün de çok acı olduğunu, kaldığı apartman dairesinde bir sabah kapıcı tarafından ölüsü bulunarak yetkililere bildirildiğini, yapılan muayeneden sonra hükümet tabibi tarafından ölümün şüpheli görülmediğini ve gerekli işlemlerin yapılarak defnedildiğini söyledi.

Program sonunda konuşmacılara NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Caner Arabacı ve Karatay Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zekeriya Bülbül ile  Fikir ve Sanat Adamları Derneği ve Turizm Derneği Başkanı Seyit Küçükbezirci tarafından günün anısına hediye ve katılım Belgesi takdim edildi.

HABERE YORUM KAT