Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşcı

Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşcı

Yazarın Tüm Yazıları >

YAHŞİ ÖZBEKİSTAN

A+A-

1994 yılının Eylül ayıydı, paldır küldür gidip Türkistan topraklarına ilk ayak basışım. O vakitler henüz yirmi iki yaşında genç bir akademisyendim. Doktora öncesi akademik neşriyat toplamak, saha çalışmaları yapmak ve hasretini yüreğimde hissettiğim Türkistan topraklarına kavuşmak özlemiyle koşa koşa gitmiştim oralara…Sonrasında mütemadiyen ziyaretlerim oldu ama 1999’da Kerimov’a suikast girişiminden sonra kendini dünyaya kapatan Özbekistan’a, daha doğrusu İslam Kerimov’un açık hapishanesine gitmek nasip olamamıştı.

1 Mayıs 2018’de, Selçuk Üniversitesi ve MDIS Üniversitesi iş birliğiyle yapılan Kültürel Miras ve Turizm Kongresi’ne katılmak için, 24 yıl sonra, bizler için kutsal olan bu topraklara tekrar gitmek nasip oldu.

24 yıl önce yollar geniş ve düzgündü ama bu yollarda kullanabileceğiniz araba yoktu. Çok nadir aralıklarla 1960’ların arabalarını görmek mümkün olabiliyordu. Bugün yollar, caddeler arabalarla dolmuş, özellikle de Özbekistan’da fabrikası olan Chevrolet marka arabalarla ama özellikle ülkenin kuzey ve batı bölümündeki yollar tam bir felaket! Otobüs o yollarda saatte 30-40 hızla ancak yol alabiliyor.

Oteller önceleri hamam böcekleri doluydu; bugün Allah var çok daha lüks ve hizmet sektörü biraz olsun işi öğrenmiş. Tur firmaları hâlâ çok acemi ama iyi niyetli. Özbek güler yüzlülüğü her türlü kusuru örtüyor. Yemekler… işte onlara söylenecek tek kelime var: mükemmel.

Halkın fakirliği diz boyu. Şehircilikte Sovyetlerin düzeni henüz korunmakta ama yeni bir şeyler hızla yapılmazsa Taşkent de yakında Almatı gibi trafik sorunu olan ve altyapısı yenilenmeyen şehirler arasına girer.

Ekonominin yeni yeni canlanmakta olduğunu sokaklarda gözlemlemek mümkün ama arzu edilen seviyelerden çok uzakta olduğu da bir gerçek. Kaldığımız zaman içerisinde eğitimin durumunu gözlemlemek mümkün olmadı; kültürel bağlamda zenginlik hem yaşatılıyor hem de korunuyor diyebiliriz.

Peki bu 24 yılda Özbekistan’da neler oldu, kısaca bu süreci bir hatırlayalım.

Özbekistan 1991 yılında bağımsızlığını ilan ettiğinde, zaten başta olan İslam Kerimov devlet başkanı oldu. Ölene kadar (2 Eylül 2016) ülkesini yönetti; arkasında ekonomik, demokratik, insan hakları bakımdan kocaman bir hayal kırıklığı bırakarak…

Kerimov’un Özbekistan’ı bütün komşularıyla kavgalıydı. Ülkeye girmek, gezmek, iş yapmak çok zordu. Bir şekilde Özbekistan’a girmişsen, çıkana kadar takip edilirdin. Kerimov Batı’ya da İslam toplumuna da adeta savaş açtı! Haksız tutuklamalar ve işkencelerle gündeme geldi sık sık. 13 Mayıs 2005’te muhalif gösterilerin Andican’da kanlı bir şekilde bastırılması (500 ölü), Kerimov döneminin adeta bir yüz karasıdır.

Şimdilerde Özbekistan’ın devlet başkanı Şevket Mirziyoyev’dir. 7 Eylül 2016 tarihinde ülkenin başına geçti ve şu ana kadar yaptıklarıyla adeta bu ülkenin makus kaderini değiştiriyor.

Şevket Mirziyoyev’in ilk icraatı, halkla barışmak olmuş. Halkı onu gerçekten seviyor. Öte yandan Özbekistan ekonomik olarak şu anda Orta Asya Türk devletleri içerisinde en sıkıntılı ülke konumunda. Halk çok fakir ve çalışmak için Kazakistan, Türkmenistan, Rusya vb. ülkelere gitmek zorunda kalmakta...

Mirziyoyev Özbekistan’ı komşularıyla barıştırdı. Bu da ticaretin canlanması açısından çok müspet bir adım oldu. Bu süreçte Batı ve İslam toplumlarıyla iyi ilişkiler kurulmaya, uluslararası örgütlerle iş birliği yapılmaya da başlandı. Ülkede en hareketli sektör turizm. Özbekistan özelde Türk dünyası ve İslam, genelde bütün dünya için çok önemli olan Semerkant, Buhara, Hive, Ürgenç, Taşkent, Andican, Namangân gibi tarihî mekânlara sahip.

30 Nisan 2018 tarihinde, biz oralardayken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Özbekistan’daydı ve çok önemli iş birliği anlaşmaları imzaladı. Özbekistan’ın Orta Asya’daki önemini erken kavrayıp hamle yapan devletimizi takdir etmek gerekir. Şayet geç kalınsaydı, bölgenin 33 milyonluk en kalabalık ve genç nüfusuna, parlak bir geleceğe sahip ülkesi Özbekistan, başkalarının kucağına itilebilirdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

3 Yorum