Doç. Dr. Ömer Akdağ

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

YARDIM

A+A-

HDP’li bir politikacı iktisadî kriz içinde olan Yunanistan’a “yardım edelim” demiş.  Yunanistan’da iktisadî kriz sıkça yaşanıyor.  Siyasî kriz de eksik olmuyor. Milli Mücadele sırasında orada 1922 yılının yaz aylarında bir askeri darbe yaşanmıştı. Büyük Taarruzdan hemen önce yaşanan bu kriz Milli Mücadelenin seyrinde kolaylıklar temin etmişti.

“Yunanistan’a yardımcı olalım” diyen bir kişinin HDP’li olması meseleye farklı bir boyut getiriyor.  Söyleyene değil söylenene bakılmalı ama söyleyenin de cemazeyil evvelini göz ardı etmemek gerekir. Mesela “Yunanistan’a yardım edelim” denilir de Doğu Türkistan’daki zulüm hiç akla gelmezse burada bir “bit yeniği” var diye düşünülür. 

Bizim yakın ve uzak tarihimizde yardıma ihtiyacı olan herkese yardımcı olunmuştur. Zor durumda kalmak ve insan olmak yardımın yapılması için yeterli iki temel unsurdur Türk tarihinde…… Bunun örnekleri Osmanlı tarihinde  ve yakın tarihimizde fazlaca vardır.

HDP’li politikacının temel çıkmazı “insanî” olmaktan daha ziyade politik olduğu kanaatindeyiz. Şöyle bir kısa hatırlatma yapalım: 1980’li yıllardaydı. Merhum Özal’ın başbakanlığı dönemindeydi.  Özal, resmi bir ziyaret için Yunanistan’a gitmişti. Başbakan orada bir konuşma yaptı.  Yapmış olduğu konuşmasında Özal, bir paragrafı atladı. Atladığı paragrafta ;“Türkiye ile Yunanistan’ın Osmanlı İmparatorluğundan bağımsızlıklarını elde etmeleri bakımından ortak paydaya sahip iki ülkedir” mealinde ifadeler yer almaktaydı.  Bu konuşma metnini hazırlayan hariciyedeki bir kısım bürokratlardı.   Bunlara göre Türkiye, tıpkı Yunanistan gibi Osmanlı devletine karşı savaşarak bağımsızlığını elde etmiştir.  Özal bu paragrafı atladı. Zira Özal devlet-millet kaynaşmasını arzu ediyordu ve milletin kadim değerlerini benimsemişti.

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı’ya karşı “savaşarak” bağımsızlığını kazandı gibi bir hezeyan kabul edilebilir mi?  Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı’nın devamıdır. Halk olarak, kültürü olarak ve tarihî müştereklik olarak öyledir. Ama rejim olarak farklıdır. Rejimler farklılık arz edebilir.

Sonuç olarak Yunanistan’a yardım meselesini şöyle sonuçlandıralım;

1.Türkiye komşularıyla iyi ilişkiler içinde olmalıdır. Komşu hukuku bizim inancımızda önemlidir. İmkanları nispetinde yardımcı olmalıdır.

2. Yardım konusunda sadece Yunanistan’ı görmek ve merhamet duygularımızı bu ülkeye teksif etmek tutarlı olamaz. Herkese (din ve milliyet farkı tefrik etmeksizin) yardımcı olmak milletimizin şiarındandır.

3.HDP’li politikacının Yunanistan’a “yardım edelim” sözü bize Lozan’da İsmet Paşa’nın tavrını hatırlatmıştır.  Lozan görüşmeleri sırasında müstevli Yunanlıların ülkemizde meydana getirdikleri mal ve can kayıpları hususunda tazminat taleplerimiz maalasef İsmet Paşa’nın “acıma duygusu” sayesinde makes bulamamıştır.  O tarihlerde Yunanistan’a olan iktisadî kriz gerekçesiyle Türkiye’ye  verilmesi gereken meblağ  “bağışlanmıştır”….

Bizim itirazımız tutarlı olmak adınadır. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT