1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Yeni anayasa ile istikrarsızlığa son!
Yeni anayasa ile istikrarsızlığa son!

Yeni anayasa ile istikrarsızlığa son!

Yeni anayasa değişikliğiyle Türkiye’nin birçok kazanımlarının olacağını ifade eden Türkmenoğlu, “Yeni sistemle Türkiye, siyasi ve ekonomik istikrarı olan, geleceğe güvenle bakan bir ülke olacaktır.” şeklinde konuştu.

A+A-

Cumhurbaşkanlığı makamının darbe anayasalarıyla mevcut statükonun supabı bir kurum olarak düşünüldüğünü ifade eden cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ayşe Türkmenoğlu,  Verilen misyon Cumhurbaşkanı yerine getirmediğindeyse, darbeler ve muhtıralar yoluyla askerin devreye girmesi düşünülmüş. Oysa millete rağmen herhangi bir işi kimse yapamaz. ”dedi.

erdogan-014.jpg

2014 yılında Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesiyle aslında Türkiye’de sistem değişikliğine gidildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ayşe Türkmenoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı aday olduğunda koşturan, terleyen bir cumhurbaşkanı olacağını, anayasal yetkilerini kullanacağını söylemişti. Öyle de yaptı. Bazı siyasi figürler son günlerde anayasayı ihlal ettiğini söylüyorlar. Bu kesinlikle doğru değil. Hatta, yalan ve uydurma sözler.  Cumhurbaşkanı tamamen anayasanın verdiği yetkileri kullanıyor. Mevcut anayasa 1982’de yapıldı. Niçin yapıldığını bir anımsayın. Darbe sonrası dönemin Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren’e olağanüstü yetkiler vermek adına yapılmıştı. O anayasayı yapanlar bugünleri öngöremediler herhalde. Bugün Cumhurbaşkanı’nın zaten yetkileri var. Eğer Başkanlık sistemi gelirse yetkileri daha az olacak. Cumhurbaşkanlığı, mevcut statükonun supabı kurum olarak düşünülmüş. Yani kontrol sistemi. Askere gerek kalmadan seçilmiş iktidar dengelesin, engellesin istenmiş. Verilen misyonu Cumhurbaşkanı yerine getirmediğindeyse, darbeler ve muhtıralar yoluyla askerin devreye girmesi düşünülmüş. Oysa millete rağmen herhangi bir işi kimse yapamaz.” ifadelerini kullandı.

ayse-turkmenoglu.jpg

“CUMHURBAŞKANLARI ZAMANINDA MUHALEFET GÖREVİ ÜSTLENDİ”

Geçmişte Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hep sancılı süreçlerin yaşandığına değinen Türkmenoğlu, “1980 öncesinde birçok oylama turu yapıldı, 2007’de seçim süreci başlamışken 367 gibi olmayan bir anayasal çoğunluk arandı. Başkanlık sistemi olduğunda en azından belirsizlikler ve kaos ortamı olmayacaktır.  2002’de AK Parti iktidara geldiğinde Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanıydı. O dönem AK Parti’nin yaptığı yasal değişikliklerin birçoğunu veto etti, geri gönderdi. Muhalefet partisi görevi üstlendi. Cumhurbaşkanı ile iktidarın, iktidarla muhalefetin her zaman aynı noktada olmaları elbette düşünülemez. Ama bu, cumhurbaşkanının her zaman objektif ve tarafsız olacağı demek de değil. Sayın Cumhurbaşkanımız AK Parti’nin kurucusu, genel başkanlığını ve Başbakanlığını yaptı. AK Parti hükümetiyle uyum içinde çalışıyor. Kimliğini de saklamıyor zaten. Ama gelecek dönemlerde Türkiye’nin bu şekilde olacağı anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında çok farklı çatışmalar yaşanabiliyor. Kaos ortamına, siyasi belirsizliklere, koalisyon hükümetlerine mahkum bir Türkiye yerine; siyasi ve ekonomik istikrarı olan, geleceğe güvenle bakan bir ülke olacaktır.” şeklinde konuştu.

meclis-004.jpg

“CHP HALKIN İRADESİNE KARŞI ÇIKIYOR”

Türkiye’de bir sitem değişikliğine gidildiğini ve bu yeni sistemin kesinlikle bir rejim değişikliği olmadığını ifade eden Türkmenoğlu,  “Bu yeni sistem kesinlikle bir rejim değişikliği değildir. Sadece parlamenter sistemde bir değişiklik yapılıyor. Ancak ana muhalefet tarafından, halka sanki cumhuriyet elden gidiyormuş gibi yansıtılıyor. Sanki Türkiye’nin cumhuriyetle elde ettiği kazanımlar feda ediliyormuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunlar tamamen halkı kandırmaya yönelik söylemlerdir. Bu noktada bu tür açıklamalar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. CHP mevcut statükonun değişmesi ve gücün ellerinden gitmesiyle bir panik halinde bulunuyor. Çünkü yeni sistemle bütün yetkiyi halka devretmiş oluyoruz. Yasamayı da yürütmeyi de yargıyı da halk seçmiş oluyor. Son yaşanan olaylar gösteriyor ki CHP halkın iradesine karşı çıkıyor.” diye konuştu.

“GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ”

Anayasa değişikliğiyle seçilme yaşının 18’e düşürülmesine yönelik eleştiriler hakkında da konuşan Türkmenoğlu,  “Ülkemizin çok geç bir nüfusu var. 18 yaşına gelerek seçme hakkını kullanabilen gençler seçilme hakkını kullanabilmelidirler. Biz gençlere güveniyoruz ve seçilme haklarını da kullanmalarını istiyoruz. Bu şekilde gençlerimizin de siyasete ilk adımlarını atmalarını bekliyoruz. 18 yaşını dolduran gençlerimizin parti teşkilatlarına üye olabiliyor, partilerde çalışabiliyorlarsa neden genel kurula gelip mecliste de de çalışamasınlar.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’Yİ ÇOK DAHA GÜZEL GÜNLER BEKLİYOR

Yeni sistemle yasaların artık bürokratlar tarafından değil anayasa komisyonlarında hazırlanarak meclisin onayına sunulacağını aktaran Türkmenoğlu, “Yeni sitemle artık bakanlar kurulu meclisten olmayabilecek. Meclis sadece yasama görevini yerine getirecek.  Böylece yürütmeyle yasama tamamen ayrılmış olacak. Ayrıca Bakanlar meclis içinden güvenoyuyla değil halk seçmiş olacak. Başkan da kendi ekibini kurmuş olacak. Şimdiki sistemde bakanlar ya meclis dışından atanacak ya da meclisten seçilirse milletvekilliği düşecek. Bu da beraberinde bir profesyonelleşmeyi de getirecektir.  Cumhurbaşkanı da gerektiğinde ekibini değiştirebilecek.  Bu tip partili cumhurbaşkanlığı sisteminde rejim değil parlamenter sistem değişiyor.  Meclis, yürütmeden bağımız olarak sadece yasama işlevini yerine getirecek. Yasalar artık bürokratların hazırlayıp getirdiği şekliyle değil de meclisin kendi mutfağında yani anayasa komisyonunda hazırlanan çalışmalar şeklinde olacak. Bu yasalar da genel kurulda öyle saatlerce görüşülmeyecek. Komisyonlar belki saatlerce, günlerce çalışacak ama son hali komisyonlarda verilip mecliste sadece oylamaları yapılacak. Bu da doğal olarak meclis çalışmalarını hızlandırarak daha verimli hale getirecektir. Yeni sistem ülkemize çok şeyler kazandıracaktır. Türkiye’yi çok daha güzel günler bekliyor.” dedi.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT