1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. YENİ TÜRKİYE 2
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ TÜRKİYE 2

A+A-

Asıl  konumuza   dönersek  3  kasım  96’da  olan  susurluk  kazasında  nasıl  iğrenç  bir  ilişkinin  devlette  ortaya  çıktığını  gördük. Ve  tüm  Laiklik  zırvalamaları,  Müslümanlara   karşı  olan  kin  ve  üst  akıl  olan  Amerika  ve  İsrail’in  emrini  alan  Siyonist  generallerin İslam  düşmanı medya,  siyaset, stk, yargı  ve  bir  çok  alanda  kendisiyle  işbirliği  yapan   satılıklarla  beraber  yaptığı  28  Şubat  darbesinin  hayata  geçirmeleri.İlginçtir hükümet  yıkıldıktan  sonra  göreve   gelen  Mason  başbakanın  ilk  yaptığı  icraat  havuz  sistemini  kaldırması  oldu. Dış  güdümlü  merkez  ve  masonik  medyaya  nefes  aldırdı. Zaten  o  masonik  medyanın  başındaki  mason  zat  pijamayla   koskoca  bu  ülkenin    mason  Başbakanını  karşıladı. Tam  İsrail’in  istediği  gibi  oldu  tüm  bu  gelişmeler.

 

 Kürt  alimleri  içinde  bir  tehdit  aracı  olması. Bu   anlayışın  devletin  sistematik  bir  biçimde  sürdürmesi. Ve  iktidara   gelen  hiçbir  hükümetin  bu  konuda   somut  adım  atmaması.JİTEM’in  Güney doğu ve  Doğu Anadolu  bölgesinde  yaptığı  katliamlar.   Ta ki  Özal  geldiğinde  ciddi  bir  şekilde  bu  konuya   eğilip  tam  çözecekken  şehit  olması. Erbakan  Hocada  bu  konuda  iktidar   olduğu  dönemde  ciddi  çalışmalar  yaptı. Ve  DGM’den  bu  konu  hakkında  söylediği  bir  söz  için  ceza  almıştır. Söylediği  söz  şu: Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken, besmeleyle başlar. Siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine, 'Türküm, doğruyum, çalışkanım.' Sen bunu söyleyince, öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı, 'Ya öyle mi, ben de Kürtüm, daha doğruyum, daha çalışkanım' deme hakkını kazandı. O Meclis yarın inananların eline geçecek.  Sonuç  olarak  yine  çözümün  İslam  Milletinde  bittiğini  görüyoruz. Hocaya  bu  konuşmanın  halkı  bölmeye  çalışma  şeklinde  ceza  vermişler  ama  tam  tersine  aslında  halkı  bütünleştirecek  bir  konuşma. Ve  bu  sorunu  emperyalistler   kullanarak  Kürtlerin  hiçbir  şekilde   ne  dini, ne  kültürel  açıdan  hiçbir  alakası  olmayan  bir  terör  örgütü  kurdular. PKK  Amerikanı, İsrail’i, Rusya’yı, Eseti ve  tüm  emperyalistleri  temsil  eder  ama  kesinlikle  ve  kesinlikle  Kürtleri  temsil  etmez. Maalesef  bu  ülkede  Kürtçe  şarkı  söyleyeceğim  diyen  sanatçılar  susturuldu. Bu  sanatçıların  bazıları  sürgüne  yollandı. Ne  olursa  olsun  AK  Parti  hükümeti  bu  sorunu  Kardeşlik  süreci  adı  altında  ne  pahasına  olursa  olsun  çözecek  bir  irade  sergiliyor. Zaten  bu  hükümet  döneminde  Kürt  sorunu  adına  çok  güzel  somut  adımlar  atıldı.

 

Emin  olun  bu  ülkenin  bölünme  tehlikesi  90’larda  yüksekti. Çünkü  ayrıştırıcı  bir  anlayış  vardı. Şimdi  kesinlikle  bölünme  tehlikesi  diye  bir  durum  söz  konusu  değildir. Çünkü  bu  hükümet  bütün  kesimleri  kucaklayıcı  bir  tavır  sergiliyor. Son  olarak  bu  sorun  İslam  milleti  ve  İslam  anlayışıyla  kökünden  çözülür. Eski  Türkiye’nin  başka  bir  kesitine  gidelim. Demokrasi  denilen  durumla  bu  ülke  daha  yeni  yeni   tanışıyor. Çünkü  Erbakan  hocanın  partileri  hep  Laiklik  bahanesi  ile   kapatıldı.  Tam  dört  partisi  kapatıldı. Eskiden  DGM  312. madde  denilen  rezalet  bir  olay vardı. Niye  rezalet  bu  madde,  çünkü  eski  rejim  kafasına  göre  yorumlayıp  Erdoğan’ı, Erbakan  hocayı  ve  daha  bir  çok  kişiye  ceza  verdiler  bu  maddeden.Eski Türkiye’de Başörtüsü  sorunu, Şehit Profesör Doktor Mahmut Esat Çoşan hoca efendi, Ali Ulvi Kurucu hoca efendi  ve  çoğu  hoca  efendinin sürgüne yollanması.Cemaatlere  baskı  yapılıp  bitirilmesi. Paralel yapıya ellemeyip öbür  cemaatlerin  aksine  güçlendirmeleri Siyonist  generallerin.  Müslümanlara  karşı  yapılan  baskılar. Elhamdulillah  hepsi  bitti.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT