1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. YENİ TÜRKİYE 3
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ TÜRKİYE 3

A+A-

Eski  Türkiye’nin bir kesitini daha verelim. Yoksulluk, yasaklar. Erbakan hocanın iktidar olduğu dönemde ekonomi çok olumlu bir şekilde yükseldi. Halkın  maaşlarına  yapılan  olağanüstü zamlar. Havuz sistemi ile  yavaş  yavaş başlayan  adalet  ve  adil düzenin hayata geçmesi. Maalesef  28 Şubat  darbesinden dolayı bu olan bütün güzel gelişmeler durdu.Mason başbakan  döneminde havuz sisteminin kaldırılması. Bankaların batırılması. Had  safhada  olan  yolsuzluklar. 99  seçimlerinden  sonra  iş  başına  gelen  Anasol Meee  hükümetinin  ekonomiye  bildiğiniz  yaptığı  suikastler. Bu hükümet  döneminde  yoksulluk,yolsuzluk, yasakların had  safhada olması. 2001  krizi  ile  ülkedeki  tüm  insanların işlerinden olması  ve şirketlerin batmaları.Siyasi istikrarsızlık.Elhamdulillah bunlarda  bitti. Şimdi  eski  Türkiye  anlayışının  nasıl  bitirildiğinin  mücadelesini  yazalım.

   AKP  iktidara  geldiğinden  beri  Türkiye  üzerinden  iç  ve  dış  mihraklar   Türkiye  tarihinde  az   rastlanır   operasyonlar  yaptı.Tayyip  Erdoğan  Ak  Partiyi  kurduğunda  siyasi  yasaklıydı.2002  seçimlerine  yasaklı  halde  girdi.Partisi  iç  ve  dış  mihraklara  beklenmedik  bir   sonuç  yaşattı.Tayyip  Erdoğan’ı  siyasetin dışında  alt  edemediğini  görenler,  onu  siyasete  çekip  siyasetin  içinde  yok etmeye   çalıştı; Ama  olmadı.2002’den   2010’a  kadar  askeri  vesayetle  çarpıştı.2003  ve  2004  dönemlerinde  sarıkız,ay ışığı,eldiven  gibi  darbeleri  atlattı.Bu    mücadelenin  ilk  perdesiydi.  .Tayyip  Erdoğan  bunu  dik durarak ve   boyun  eğmediği  için  bu  darbeleri  atlattı.Aslında  bundan da  öte  Erdoğan  Türkiye  tarihinden  çok  büyük  dersler  almıştı.Askere  boyun  eğdikçe  siyasetçilerin  hep  kaybettiğini  gördüğü  için  farklı  ve  düzgün  bir  politika  sergiledi.Askeri  vesayet odaklı darbeleri  atlatsalar  da askeri  vesayet  bitmedi.Bunu  gören  Erdoğan  bu  askeri  vesayetin  nemalandığı  derin  devlete  ve   mafyalara  büyük  darbeler  indirmeye    başladı.İlk  önce  mafyalar hükümetin indirdiği darbelerle  zayıflatıldı.2007’ye  geldiğimizde  Cumhurbaşkanlığı  krizi,367  krizi  yaşandı.Askeri  vesayet  biz  halen  bitmedik  dercesine  27  Nisan  E  Muhtır@sı   yayınladı.Başörtüsü  rahatsızlığı, laiklik  korkusunun  bir  türlü  kafalarından  çıkartamadıkları  kaprisleri.Zaten  hep  Müslümanlara  Demokles  kılıcı  gibi  kafalarında  tuttukları  algılar  hep  aynı, irtica, laiklik  ve  başörtüsü.Tayyip  Erdoğan  ve  şuurlu  siyasetçiler   bir  şeyi  çok  iyi  biliyorlardı,  eğer  bu  ülke  güçlenip  küresel  ve  bölgesel  oynamak   istiyorsa  siyasetin  üzerinde  egemen  güç  olan   askeri  vesayetin  bitmesi  gerek, yani  siyaset  özgür  olduğu  takdirde  ülkede  güçlü  olur.Bir  evde  baba   yemek  yapmayıp,  anne yemek  yapıyorsa yada  bir  evde  çocuk   baba  yerine  geçmediği  gibi  asker  ülkenin  güvenliğini  sağlamak  zorunda, siyasetçi de   ülkenin  her  türlü  sıkıntısını  gidermek  zorunda.Erdoğan    dik  durarak  28  nisan  günü  sert  karşılık  verdi  askeri  vesayete.Bununla  kalmayıp  erken  seçime  gitti.Gücü  halktan  alacak  ki   demokrasiye  darbe  yapmak  isteyenler  geri  adım atıp  köşelerine  çekilsinler.Erdoğan’ın  bu  hamleleri  sayesinde   kriz  atlatıldı.Askerle  denediler  olmadı,  birde  yargıyla  deneyelim  dediler.AKP’ye  kapatma  davası  açıldı.Bu  davanın  neresinden  tutsak  emin  olun  gülünç olur.Tam  bir  hukuk  katliamı  olan  bu  dava  yüzünden  Türkiye  tabiri  caizse her alanda   6  ay    dondu.AKP’nin  hukuk  mücadelesi  ve  en  önemlisi  Tayyip  Erdoğan’ın  ülke  çapında  bir  kriz  olduğunda   her  zaman  halka  gittiği  gibi  bu  süreçte  yargı  vesayetine  bak  benim  arkamda  halk  var  mesajını  verip  halka  gitti.Birde  uluslar arası   boyutunu  iyi  kullandı  bu  süreçte  çünkü  AB,Amerika  tepki  gösterdi  bu  davaya.Sonuçta  herkes  nefesini  tuttu  ve  kıl  payı  AKP ve  Türkiye  kurtuldu.2007’de  başlayan  Ergenekon  davası  askeri  vesayete  ve  derin  devlete  yönelikti.Bu  olaydan  sonra  Erdoğan  yargı  vesayetini  de  bitirmek  için  el  attı.Şunu  itiraf  etmek  lazım ki  o  dönem  işbirliği  yapıp  araları  iyi  olanlar   ve   vesayetleri  beraber  bitirenler  şimdi  birbirlerine karşı düşman oldular. Çünkü  işbirliği  yaptıkları  o  grup  kendisini  bir  yerden  sonra  devlet sandı. O grupta  derin  devlet oldu.  Askeri  vesayet  bitip  ordunun  hak  ettiği  asli  görev  olan  koruma ve  kollama  dönemine  girdi.Eskiden  halka  tepeden  bakan  generaller  yok  tam  tersine  halkla  iç içe  geçen  Genelkurmay  Başkanı  ve  generaller  var.Ordu  kendi  milli  sanayisini   kurup  yerli  bir  çok  askeri  teçhizat  imal  edildi.2010’da  bu  vesayeti  bitiren  sayın  Türkiye’nin  Muhtarı       önemli    olan  yargı  boyutunu    ele  aldı.2010  referandumu  buna  yönelikti.Bunu  gerçekleştirdiler  gerçekleştirmesine de, aslında  böyle  yaparak  Türkiye  tarihinin  en  büyük  vesayetini  oluşturdular.2012  7  Şubat  MİT  krizinde  olayın  üzerine  gidilmeyip  kapatıldı.7 Şubat MİT krizi bu referandumun  bir nevi sonucudur. 2013’te   baronlar, istihbarat servisleri  ve  dış  güçler  en  büyük  satranç  hamlesini  yaptı.Gezi  Parkı  olayları.Bu  olayın  ilk  günlerinde  Başbakan  ve   Melih  Gökçek  haricinde  düzgün  bir  tepki  verilmedi.Dış  istihbarat  servisleri  büyüyen  Türkiye’ye  karşı  ciddi  bir  operasyona  girişti.AKP’nin  içinden  bile  tamam  bu  sefer  gittik   diyenler   bile  oldu.Tam  5  ay  sürdü. Türkiye’nin  Muhtarı dik  durarak  ve   mitingler  yaparak  bu  olayı  bertaraf  etmeye  çalıştı.Sonuçta  ülke  ekonomisi, esnaf  zarar  görse de  krizleri  çok  iyi  yöneten  Reis  sayesinde  bu  büyük  ve  sistematik  operasyon  tutmadı.Türkiye  halkı  yolsuzluklara  çok  hassas  olan  bir  halktır.Yolsuzluğa  girmiş  hükümetleri  tepe  taklak etmiştir.2002’de  dinozorları sandığa  gömdü  yolsuzluklar yüzünden. Bunu  bilen  dış  güçler  bu  seferde  yolsuzluk  üzerinden  algı  operasyonu  ve  kirli  bir  propagandaya  giriştiler.Yolsuzluk  yok  demiyorum  ama  3  yahut  4  kişinin  yaptığı  hatayı  sanki  bütün  parti  yapmış  gibi  saldırdılar.Madem  bu  iddiaları  biliyorlardı  10  ay  öncesinden değil de  niye  seçime  3  ay  kala  patlattılar  operasyonu.Bu  iyi  niyet  değil, bölgesel  güç  olan  Türkiye’yi  durdurma  operasyonudur.Usta  her  zamanki  gibi  dik  durdu  ve  halka  dönen  dolapları  çok  iyi anlatıp ortaya  koydu  ve   bu   süreçte de   galip  geldi.Bu  sefer  Cumhurbaşkanlığı  seçimleri  oldu.Muhalefet, paralel  olmadı, çatıyı  deneyelim  dediler. Fırıncı  ağabeyi!  Aday  yaptılar. Komünist’ten, ülkücüsüne, İslamcısından, Rusçusuna  birleştiler  ama  olmadı. Türkiye  Muhtarını  seçti.Şimdide büyük  devletler  Türkiye’ye karşı sözde Ermeni soykırımını  kullanarak Türkiye’ye seçimden önce operasyon  yapıyor. Ama artık bu girişimleri de tutmuyor. Yeni  Türkiye  işte  bu  mücadelelerle  bu  noktaya geldi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT