1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. "Yoğun bakımda doğru iletişim ikinci hayatın başlangıcı olabilir"
"Yoğun bakımda doğru iletişim ikinci hayatın başlangıcı olabilir"

"Yoğun bakımda doğru iletişim ikinci hayatın başlangıcı olabilir"

Antalya'da düzenlenen 1. Uluslararası Organ Nakli Ağı Kongresi'nde yoğun bakım ünitelerindeki uzmanların hasta yakınları ile kurdukları iletişimin, organ bağışının artmasında etkin rol oynadığı ve bu alandaki çalışmaların desteklenmesi gerektiği vurguland

A+A-

ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya'da düzenlenen 1. Uluslararası Organ Nakli Ağı Kongresi'nde yoğun bakım ünitelerindeki uzmanların, hasta yakınları ile kurdukları iletişimin, organ bağışının artmasında etkin rol oynadığı ve bu alandaki çalışmaların desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Kongreye katılan Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, Türkiye'deki yoğun bakım ünitelerinin organ nakli konusundaki çalışmaları hakkında AA muhabirine açıklamada bulundu.

Organ bağışında ve naklinde yoğun bakım ünitelerinin hayati bir önem taşıdığını vurgulayan Cinel, Türkiye'nin yoğun bakım ünitesi hizmetinde çok iyi bir noktaya ulaştığını, tıbbi anlamda Avrupa'dan geri olmadığını ifade etti.

Beyin ölümü gerçekleşen bir vakada organ nakli için izin alınması, organların ve performanslarının korunması gibi aşamaların yoğun bakım konsepti içinde değerlendirildiğini belirten Cinel, "Organ bağışında bulunabilirsiniz, başarılı nakiller de yapabilirsiniz ama organların yaşaması, korunması, tekrar döndürülmelerinde yoğun bakım ünitelerinin faktörü çok önemli. Organı koruyamazsanız, kurtulacak bir hastayı da kurtaramamış olacaksınız." dedi.

Organ bağışının artmasında yoğun bakım ünitesindeki uzmanların hasta yakınları ile ilişkisinin etkin rol oynadığına dikkati çeken Cinel, bu doğrultuda belli periyotlarda yoğun bakım ünitelerindeki uzmanlara hasta yakınlarına yönelik iletişimleri hakkında eğitimler verildiğini kaydetti.

Yoğun bakım ünitesindeki uzmanların hasta yakını ile kurduğu iletişimin hasta yakınında bir güven oluşturduğuna işaret eden Cinel, "Uzmanlarımız ailelerle iletişim kurarsa, belli periyotlarla onları bilgilendirirse, hasta yakınlarında uzman arkadaşlarımıza karşı bir güven oluşuyor. Böyle bir durumda beyin ölümü gerçekleştiğinde, aileye organ bağışını dile getirdiğinizde güven içinde gönüllü oluyor. Bu açıdan yoğun bakım ünitelerimiz, organ bağışının artmasında, başarılı nakillerin gerçekleşmesinde önemli bir görev üstleniyor." diye konuştu.

Yoğun bakımda doğru iletişimin, bir başkasının hayatının kurtulmasını sağlayacağının yoğun bakım çalışanları tarafından da unutulmaması gerektiğini vurgulayan Cinel, yoğun bakım servislerinde çalışan ve özellikle organ bağışı koordinatörlüğünde yer alan uzmanların bu konuya karşı daha duyarlı olmalarını istedi.

Beyin ölümü gerçekleşen hastanın erken tanısının da önemli olduğunu ifade eden Cinel, hastaya beyin ölümü tanısı konulduktan sonra organlarının çok iyi korunması gerektiğini söyledi. Organlar iyi korunmadığı takdirde enfeksiyona daha yatkın olduklarını dile getiren Cinel, böyle bir durumda da organın kaybedileceğini ifade etti.

Beyin ölümü tanısında yeni yöntemlerin geliştiğini söyleyen Cinel, yatak başında ultrason kullanılarak tespitin yapılabildiğini aktardı. Beyin ölümü gerçekleşen bir vakada organ bağışı için herhangi bir engel kalmadığını anlatan Cinel, "Organ nakli konusunda çok iyi imkanlara sahibiz, tek sıkıntımız yeterli bağışın olmaması. Oysaki bağışlanan her organ ile bir başkasına ömür ekliyorsunuz. Bu bilincin daha da yaygınlaşması gerekir." ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT