1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Yüksek katlı binalar batı geleneğidir!
Yüksek katlı binalar batı geleneğidir!

Yüksek katlı binalar batı geleneğidir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dikey mimarinin artık terkedilmesi yönündeki çağrısından sonra yeniden gündeme gelen çarpık şehirleşme ve estetikten uzak binalaşmalara karşı yeni bir savaş başlattı.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta gündeme getirdiği ‘Dikey yapıların artık terkedilmesi gerektiği gerçeği’ her kesimde büyük yankı uyandırıyor. Dikey yapılar yerine yatay yapıların bize ve bizim kültürümüzün sürekliliği adına önemli bir adım olması sebebiyle konu sıcaklığını sürekli korumasına rağmen uygulamada bu yönde önemli bir gelişme henüz sağlanamadı. Bütün kesimler yatay yapılar noktasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hak vermesine rağmen, arsa sahibinden, müteahhit hatta belediyelere kadar herkesin işine geldiği için yüksek katlı binalar hala revaçta.   

konya-mimari3.jpg

BİNA PROJELERİMİZ BATI’NIN ETKİSİNDE

Selçuk Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mine Ulusoy, bizim medeniyetimize ait yapılar ve o yapıların özellikleri hakkında Yeni Haber Gazetesine özel açıklamalarda bulundu.  Selçuklu mimarisi adeta Konya ile özdeşleşmiş durumdayken, Avrupa mimarisi 19’uncu yüzyılda şehri adeta esir alıyor. Önce İstanbul’a gelen bu mimari tarz, İstanbul’dan ise tüm Anadolu’ya yayılıyor. Halen yapılaşmalar Avrupa mimarisi üzerine kurgulanırken, şehirlerde estetikten yoksun binalar yükselmeye devam ediyor. Selçuk Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mine Ulusoy, “19. yüzyılda Avrupa etkisi ile helâlar, merdiven sahanlığında ya da merdivene yakın yerlerde planlanmıştır.” dedi.

konya-mimari2.jpg

İSTANBUL’DAN ANADOLU’YA YAYILDI

Prof. Dr. Ulusoy, “Batılılaşma olarak da adlandırılan mimari değişim, öncelikle başkent olması sebebi ile İstanbul’da gözlenmiştir. Bu eğilim zaman içinde tüm Anadolu’ya yayılmıştır. 19’uncu yüzyıl geleneksel Konya evlerinde, Avrupa mimarisi etkisiyle odalardaki dolap sayıları azaltılmış ve yüzeylerinin sadeleşmiş olduğu görülmektedir. Avrupa etkisiyle oluşan bu sadeleşmede, dekorun başlıca elemanı, duvar ortasındaki büyük nişler olmuştur.  Geleneksel Konya evinde, oda tavanlarında görülen geo­metrik ve bitkisel desenli motiflerle süslenmiş tavan göbekleri, Avrupa mimarisi etkisiyle fırfırlı tavan göbeği şekline dönüşmüştür. Ayrıca bu dönemde tavan kaplamasının üzeri muşamba ile kaplanmış, üzeri renkli kalem işi motiflerle bezenmiştir.” diye konuştu.

konya-mimari1.jpg

HELALAR İÇERİYE YERLEŞTİRİLDİ

Avrupa mimarisinin etkisi ile helaların merdiven yanlarına yapıldığını aktaran Prof. Dr. Mine Ulusoy, “Geleneksel Konya evinde helâlar, avlunun bir köşesinde planlanmıştır. Ayrıca yıkanmak için de yüklükler içindeki gusülhaneler düşünülmüştür. 19. yüzyılda Avrupa etkisi ile helâlar, merdiven sahanlığında ya da merdivene yakın yerlerde planlanmıştır.Geleneksel Konya Evinde alçı ocak, bazı hallerde taş ve ahşap malzemeden yapılmış olarak da karşımıza çıkmaktadır. Avrupa etkisi ile Konya şehir evlerinde ocak yapımına son verilmiştir. Ocakların yerini değişik şekillerde üretilmiş soba­lar almıştır. Geleneksel Konya evinde çatı örtüsü düz toprak dam tarzındadır. Saçaklar ise ya saz saçak ya da kirpi saçak şeklindedir. Avrupa etkisiyle eğimli şekle dönüşen çatılar, kiremitle örtülerek saçak altları silme tahtalarla kaplanmış ve mertekleri gizlenmiştir.” şeklinde konuştu.

KONYA SELÇUKLU GELENEĞİNE BAĞLIYDI!

Avrupa mimarisi ile evlerde kat adedinin arttığını kaydeden Ulusoy, “Avrupa mimarisi etkisiyle yapılarda kat adedi artmış ve üst katta duvar genişlikleri azaltılmıştır. Avrupa sivil mimarisinden etkilenerek cumbalar altındaki füruşlar, tahta kaplamalarla konsollar haline getirilmiştir. 19. yüzyıla kadar dış cephe de dahil olmak üzere ahşaplar toprak boya ile boyanırken, Avrupa etkisi ile yağlı boya kullanılmaya başlanmıştır. İstanbul'da görülen alınlıklı pencereler Konya evlerinde de görülmektedir. 19. yüzyılda görülen eskiye göre daha çok dışa açılma özelliği Konya evlerinde de görülür. Pencereler bol ışık alabilmesi nedeni ile oda içine doğru pahlandırılmıştır. Selçuklu geleneğine bağlı olarak yapılan Konya evlerinde oda duvarları tamamen dolaplar ve ahşap kaplama elemanları ile donatılmıştır.” dedi.

Salih KÖPRÜLÜ / YENİ HABER

HABERE YORUM KAT