1. YAZARLAR

  2. Yaşar Bakar

  3. Yurtdışı Nakliye & KDV İadesi
Yaşar Bakar

Yaşar Bakar

KDV İade Danışmanı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yurtdışı Nakliye & KDV İadesi

A+A-
Kıymetli okurlar bu haftaki köşe konumuz Uluslararası Taşımacılıkta KDV İadesi ve özellik arz eden durumları irdelemeye çalışacağım.
 
Maliye Bakanlığı ise, bu istisna uygulamasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir. Bakanlık bu yetkisini 1 seri no’lu KDV Uygulama Genel Tebliğinde kullanmıştır. Yetki kapsamında belirlenen ilkelere göre 3065 sayılı Kanunun (14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV’den istisna edilmiştir.
 
İstisna kapsamı;
Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye’den geçerek yabancı bir ülkede sona eren,
Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye’de sona eren,
Türkiye’de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren, taşıma işleri girmektedir.
 
İstisna kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki faaliyet için de vergi hesaplanmaz.
 
Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV’ye tabidir.Ayrıca, taşıma işinde kullanılan aracın taşıma hizmetini gerçekleştiren mükellefe ait olması veya kiralanmış olması, KDV istisnasına uygulamasına engel değildir.
 
Uluslararası taşımacılık işinin Ro-Ro gemileri vasıtasıyla ve dorse (römork) kullanılarak yurtiçi ve yurtdışında farklı çekicilerle gerçekleştirilmesi de mümkündür.
 
Uluslararası (ve transit) taşımacılıkta istisnanın ne zaman beyan edileceği hususunda TC Hazine ve Maliye Bakanlığının çelişkili açıklamaları bulunduğu gözlemlenmektedir. Buna karşın,  son dönemlerde “en erken” gümrük bölgesinden çıkıldığı ve tersi durumda “en erken” gümrük bölgesine girildiği dönemde istisna tutarın beyan edileceği verilen görüşlerde ifade edilmektedir.
Uluslararası taşımacılığa ilişkin faturanın hizmetin ifasından önce düzenlenmesi ise doğrudan kurum kazancı beyanını gerektirmemektedir. Kazancın beyanı için de gümrük hattının geçilmesi beklenecektir. Bu durumda, bu tutarın özellikle Aralık ayında pasifte gelir hesabında bekletilmesi ve gümrük hattından geçildiği vergilendirme döneminde bu kazancın kavranması ve matraha dahil olması gerekmektedir.
 
Buna karşın, KDV iadesi alan mükelleflerin malın yurtiçindeki alıcıya tevdi edildiği yere kadar olan masrafların da iadesini alabilmesi açısından fiili olarak Türkiye’de malın teslim edildiği dönemde istisna tutarını KDV beyannamelerinde beyan etmeleri daha doğru sonuçlar yaratabilecektir. Aksi takdirde, faaliyetin devamı olan bu hizmetlere ilişki giderlerin KDV iadesinde sorunlar çıkabilecektir.
Ayrıca, TC Hazine ve Maliye Bakanlığı malın geç boşaltılması için alınan “Demuraj” ve geç yüklenmesi için ödenen “Sürastarya” gibi gelirleri de taşıma işinin/istisnasının bir parçası görmekte olduğunu ifade etmek gerekmektedir.
 
Uluslararası taşıma işi ile ilgili düzenlenen “ordino“, “konşimento” “ATR” ve benzeri belgeler için alınan bedeller varsa bunlar da hâsılatın bir parçası olup, istisna kapsamında değerlendirilmektedir. Bu belgelerin alınması için verilen hizmetler de KDV’den istisnadır.
 
Uluslararası taşımanın erken bitirilmesi için alınan “primler” de istisna kapsamındadır. Mala gösterilen özenin bir sonucu olan “primaj” faturaları da istisnaya tabi bir hasılat gibi değerlendirilmektedir.
 
Yalnız, taşıma ile ilgili olmayan, zorunlu olmayan hizmetler istisna kapsamında değerlendirilemez.
 
Bazı sözleşme türlerinde bu sözleşmenin bir kiralama sözleşmesi mi, yoksa taşıma sözleşmesi mi olduğu konusunda da çeşitli tereddütler oluşmaktadır. Burada aracı kiraya veren ile kiracının arasındaki sözleşme koşullarına bakmak, yoksa işin riski, organizasyonunu ve sorumluluğunu kimin üstlendiğine bakmak gerekmektedir.
 
Eğer, aracı, kiracı olarak kullanan taraf şöför, yakıt, tamir-bakım sigorta, benzeri belgelerin alınması sorumluluk ve görevlerine haiz ise bu iş “taşıma işidir” ve istisnadır.
 
Aksi durum, böyle bir risk, organizasyon üstlenilmemiş ise “kiralama sözleşmesi” olup KDV hesaplanması gerekecektir.
 
C2 belgelerinde taşıtlar özmal veya kiralama olarak ifade edilmektedir.
 
Karayolları Taşıma Yönetmeliğine göre “Sözleşmeli Taşıt”, yetki belgesi sahibinin noterden yapılmış sözleşme ile taşıma geliri paylaşım sözleşmesi veya kira sözleşmesine istinaden kendi unvan nam ve sorumluluğu altında çalıştırdığı taşıtı ifade etmektedir.
 
Organizatör şirketler de kendi nam ve sorumlulukları altında taşıma işini üstlenebilirler. Bu tür durumlarda aracını kiraya veren kiralama hizmeti verdiğinden KDV istisnası olmayacaktır. Kira bedelinin malın ağırlığı, gün sayısı vb ilkelere göre belirlenmesi işin mahiyetini değiştirmez.
 
C2 yetki belgesi olmaksızın gerçekleşen işlemlerde başkasının yetki belgesi kullanılarak onun unvanı altında gerçekleştirilen işlemlerde her iki şirketin de iade talebinde bulunulmaması için Maliye Bakanlığı yetki belgesi sahibi şirketin iade almayacağına dair taahhüt vermesini talep etmektedir. Aksi takdirde, yapılan tüm işlem KDV ye tabi tutulmakta ve belge sahibi olmayan şirketlerde istisnadan yararlanamamaktadır.
 
Yukarı da ifade edildiği üzere iki serbest bölge arasında veya gümrüklü saha, antrepo, vergisiz satış mağazaları (buralar TR siyasi sınırları içinde değerlendirilmektedir) arasında gerçekleşen taşıma işlemleri başlangıç ve/veya bitiş noktasından herhangi birinin Türkiye dışında olmamasından dolayı uluslararası taşıma kabul edilmemektedir. Serbest bölgeden yurtdışına, yurtdışından serbest bölgeye veya serbest bölgenin kendi içindeki taşımalar (bu durum özel bir istisna hükmü ile KDV den istisnadır) ise istisnadır.
 
Bu istisna kapsamındaki taşımacılık işleri, hizmetin tamamlandığı döneme (yurt dışına yapılan veya transit taşımalarda en erken gümrük bölgesinden çıkıldığı döneme) ait KDV beyannamesinde yer alan “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının, “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda 311 kod numaralı “Uluslararası Taşımacılık” satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın “Teslim ve Hizmet Tutarı” sütununa istisnaya konu hizmet bedeli, “Yüklenilen KDV” sütununa bu hizmet dolayısıyla yüklenilen KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, “Yüklenilen KDV” sütununa “0” yazmalıdır.
 
Selam ve dua ile.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT