1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "Yüz kere dünyaya gelsem yüz kere asker olurum"
"Yüz kere dünyaya gelsem yüz kere asker olurum"

"Yüz kere dünyaya gelsem yüz kere asker olurum"

A+A-

Terör örgütü PKK'nın saldırısında ağır yaralandıktan sonra uzun bir tedavi süreci sonrası hayata tutunan emekli Yüzbaşı Mehmet Dadak, gözünde yüzde 80'e varan görme kaybı, kafasında platinle yaşadığını ancak hiçbir zaman bu mesleği seçtiği için pişmanlık duymadığını söyledi.

Diyarbakır'da 2008'de patlayıcı yüklü aracın askeri personeli taşıyan sivil servis otobüsünün geçişi sırasında patlatılması sonucu 7 kişinin hayatını kaybettiği, 67 kişinin yaralandığı saldırıda ağır yaralanan Dadak, yitirmediği meslek tutkusuyla dikkati çekiyor.

Emekli olduktan sonra yerleştiği İzmir'in Gaziemir ilçesindeki evinde AA muhabirine açıklama yapan Dadak, asker üniformasıyla geçirdiği yılların gururunu yaşadığını dile getirdi.

Kendisi gibi asker olan ağabeyinden etkilenerek bu mesleğe yöneldiğini anlatan Dadak, ailesi bu duruma sıcak bakmadığı halde onları ikna ederek askeri okula gitmeyi başardığını söyledi. 

Dadak, 1 Temmuz 2007'de ilk görev yeri olarak Diyarbakır'a atandığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"İlk görev yerim olarak Diyarbakır'daki 16. Mekanize Zırhlı Tugayına gittim, oradan görevlendirmeyle Dicle Jandarma Karakolu'na gönderildim. Daha sonra tahkikat görevi için Diyarbakır'a geri döndüm. 5 günlük tahkikat görevinden sonra bir servise bindik. Orduevine giderken yakın bir mesafede saldırı oldu, yaralandım.

Ankara GATA'da 1,5 yıl tedavim sürdü. Sağolsunlar doktorlarımız çok ilgilendiler. Günde 21 tane ilaç kullanıyordum, yoğun bir tedavi sürecim oldu. Bu süreçte 2 ameliyat geçirdim. Beyin zarımın yırtılması nedeniyle kafama platin taktılar." 

- Epilepsiyi de yendi

Tedavi sürecinden sonra ailesi ve sevdiklerinin desteğiyle hayata yeniden tutunduğunu, aldığı darbeler sonucu ortaya çıkan epilepsi hastalığını da 2 yıllık bir tedavi süreciyle yenmeyi başardığını dile getiren Dadak, "Gözümde yüzde 80'e varan görme kaybı oluştu, kafama platin takıldı ama hiçbir zaman bu mesleği seçtiğim için pişmanlık duymadım." dedi.

Askerliğin çocukluktan bu yana tutkusu olduğunu söyleyen Dadak, ağabeyinin asker olması sonrası yalnız kaldığını, izinlerinde eve gelen ağabeyinin üniformasına duyduğu hayranlıkla asker olmayı kafasına koyduğunu dile getirdi.

Ailesinin karşı çıkmasına rağmen asker olduğunu ve bundan hiç pişmanlık duymadığını yineleyen Dadak, "Hiç pişman değilim, yüz kere dünyaya gelsem yüz kere de asker olurum bu vatana canımız feda." diye konuştu.

- Saldırı özel kuvvetler hayalimi çaldı

Dadak, ortaokul yıllarından bu yana sporla uğraştığını ve sertifikalarının olduğunu, mesleğe başladığı günden itibaren de özel kuvvetlerde çalışma hayali kurduğunu kaydetti. Saldırı sonrası bu hayalini kaybetmekten büyük üzüntü duyduğunu anlatan Dadak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Saldırıdan sonra hayallerim suya düştü, küçüklükten beri aktif bir asker olmak istemişimdir, özel kuvvetlerde kahraman bir asker. Ama ne yazık ki her şey kader, alın yazısı. Bu mümkün olmadı. Daha sonra İzmir'de masa başında göreve başladık, kendi isteğimle Ağrı'ya tayin oldum, 2 sene de orada askerlik şubesinde çalıştım. Masa başına alışamadığım ve şeker hastası olan babamın hastalığının ilerlemesi nedeniyle emekli olmaya karar verdim." 

- "Operasyonlara gözümü kırpmadan giderim"

Mehmet Dadak, terör örgütlerine yurt içinden ve yurt dışından destek verenlere tepki göstererek, Kurtuluş Savaşı döneminde Türk, Kürt, Laz, Çerkez ve Tatar'ın bir arada düşmanla göğüs göğüse çarpıştığını kimsenin kimseye memleketini sormadığını söyledi.

Güvenlik güçlerinin Güneydoğu'da başlattığı operasyonları yakından takip ettiğini anlatan Dadak, "Orada olmak istiyorum çağırsınlar, gerekli teçhizatları versinler hiç gözümü kırpmadan giderim." dedi. 

Dadak, gazi olarak emekli olduktan sonra insanların kendisine karşı çok daha yakın ve candan davrandıklarını, sevgi ve saygılarının katlanarak arttığını anlattı. 

Olayın ardından tedavi gördüğü sırada dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın da kendisini ziyaret ettiğini belirten Dadak, tedavisi sırasında ve sonrasında hiçbir zaman yalnız kalmadığını söyledi.

HABERE YORUM KAT