1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. ZAFER… ZAFER… ZAFER…
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

ZAFER… ZAFER… ZAFER…

A+A-

Hak batıl mücadelesi ilk insan yaratıldıktan sonra başladı. Bu mücadele hiç bitmedi…

ALLAH’ın rızasını kazanmak adına verilen kutlu ve manevi bir mücadeledir. Hz.Adem (AS) devrinden başlayıp, insanların en mükemelli olan peygamberler devrinden devam eden bu mücadele, hiç bitmeyen bir kutlu yolculuktur. 124 bin peygamber Allah’ın devirlere göre çizdiği Şeriat istikametinin birer rehberidir. Bu istikametin hiç değişmeyen unsuru hak ve batıl kutuplarıdır. Bu mücadelenin son Peygamberi, Alemlere Rahmet olan Peygamber, kutlu Nebi Hz. Muhammed Sav bu kutlu mücadeleye Mekke’de başladı. Hakkı tebliğ edip, batılı yok etmeye çalışan kutlu nebi, bu mücadelesi adına Medine’ye hicret etti. Bu mücadelesini cihat ederek nihai hedefe ulaşan Hz. Muhammed SAV, İslam’ı tüm Arap yarımadasına yaydı. Tam bizlere hoş görü örneği olan kutlu nebi bu hak batıl mücadelesinde görevini tamamladı.

Bu dönemden sonra tüm alimlerin, tüm Müslümanların (Sahabe efendilerimiz hariç) hepsini toplasak bir Sahabe efendimiz olamayacağımız o kutlu sadık Müslümanlar devrinde hak kutbu batıl kutbunu hep mağlup etmiştir.

Dört halife devri hep o kutlu mesaj adına hak batıl mücadelesi ile geçmiştir.

Arada fitne, fesat da olsa Emevi devri, Abbasi devri de hak batıl mücadelesi ile geçmiştir.

Bu Hak batıl mücadelesi adına, Selçuklu devrinde bu muazzam mesajı yaymak adına nice Mücahitler ve sultanlar yaşamıştır. Özellikle Malazgirt savaşı öncesi-sonrası Türk ve Kürt kardeşliğinin oluşturduğu Hak yoldaki zaferin direği İslam kardeşliğidir. Bize Hak batıl mücadelesinde güçlü olabilmenin tek yolunun İslam kardeşliğinden geçtiğini idrak etmemize sebep oluyor.

Osmanlı devri bize tam bir İslam devletinin nasıl olacağını gösteren eşsiz bir örnektir. Gayri Müslimlerin dahi tüm haklarının nasıl verildiği ortada. İnsan haklarından bahsedip, insanları keyiften katleden zihniyet, Osmanlı’ya düşmandır. Osmanlı Hakkı güçlü tutan bir direkti. Hakkın güçlü bir kalesi olduğu için Osmanlı hedef alınıp yıkıldı.

Ondan sonra… …. (büyük bir parantez)…

[inanca, dine, maneviyata, tam manasıyla İslam’a… Müslümanlara kan ağlattı. Alimler saf dışı edild: asıldı. Ondan sonra Müslüman halka karşı tam bir baskı kurulup Kuranı Kerimin yasaklanması, harf devrimi adı altında insanların dinine karşı cahil bırakılması, ezanın evrensel dilinin değiştirilmesi, kılık kıyafet değişikliğinin altında Müslümanların kıyafetinin alaya alınıp, yozlaştırmaya çalışmaları. Şapka kanunuyla, sarık giyen insanların asılmaları. Şapka kanunu eleştiren bir kitap yayınladığı için İskilipli Atıf hocanın asılması. Daha binlercesi. İşte Anadolu’da Hak ve batıl mücadelesinin, son seyrinin başlangıcı .]

Kendisinin değerine karşı azgınca düşman olan bu kesime millet 1950 seçimlerinde Menderes üzerinden sandıkta patlama yaparak, CHP’yi tasfiye edip, Demokrat Partiyi iktidara getirdi. Bu aslında milletin değerine düşman olan zihniyete karşı milletin bir tepkisiydi. Bu, kendi değerlerimi istiyorum diyerek haykıran milletin sesinin sandıktan yansımasıydı.

Bu seyrin devamında 27 Mayıs 1960 darbesiyle bu zihniyet ben bitmem dercesine milli iradeye saygı göstermeyip diktatörce bir tavır takındı. Akabinde 3 bakanı ve Adnan Menderes’i idam ettiler.

Bu zihniyet 60’larda ve 70’lerde ülkeyi kısır döngü ve çekişmeye boğdu. Seksen darbesiyle bu ülkenin dinamik gençleri sağ-sol davasında öldü ve sonrasında idam edildi.

İslamcı oluşum boğdurulmaya çalışıldı. Bu süreçte Saidi Nursi hazretleri, Üstat Necip Fazıl Kısakürek, Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri, Necmettin Erbakan hoca ve daha nice fikir adamları gelip geçti. Daha nice alimler gelip geçti. Seksenlerde Müslümanlar yine baskı altında tutuldu. Başörtüsü yasağı devam etti.

 

….

 

Doksanlarda faili meçhul cinayetler, derinlerin kendi insanlarına karşı düşmanca tavır takınması. Jitem denilen zalim derin örgüt. Öldürdüğü 17 bin insan. Azgın, Esfeli Safilin ve dış güçlerin taşeronu olan PKK terör örgütünün öldürdüğü askerlerimiz. Ülkede çığır açacak olan devlet adamlarının faili meçhul cinayetlere kurban gitmesi. Eşref Bitlis, Bedri İncetahtacı, Adnan Kahveci ve cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın ani ölümü. Akabinde İslam düşmanı Aziz Nesin’in insanların inancına hakaret etmesi, söylemlerinden dolayı Müslümanları tahrik etmesi ve bazı provokatörlerin olayın içine dahil olmasından dolayı kaynaklanan Sivas olayları. PKK terör örgütünün Başbağlar katliamının gerçekleştirmesi.

Doksanların devamında Erbakan hocanın partisi, Refah partisi, 1995 seçimlerinde Türkiye’de en büyük parti oldu. Hocanın DYP ile kurduğu Refah Yol hükümeti. Bu hükümete karşı rahatsızlıkların sonucunda 28 Şubat darbesinin gerçekleşmesi. Refah partisinin kapatılması. O dönem İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hapse girmesi. Müslümanların her alanda baskı görmesi. Dönemin kudretli genarellerin (…); Müslümanlara sistematik baskı uygulamaları. Bu post modern darbenin baş mimarı Demireli unutmuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en berbat hükümetlerden biri olan Anasol- M’nin millete karşı icraatları.

İşte buraya kadar eski Türkiye’nin çok kısa bir özetini verdik.

Yine bir kasım gecesinde 3 kasım 2002’de millet tüm dinozorları sandıkta gömerek AK Partiyi tek başına iktidara getirdi. Türkiye tarihinin ekonomi, sağlık, ulaşım, siyasi, özgürlükler, insan hakları ve Müslümanların rahat bir devir yaşaması adına çok güçlü icraatlar ve atılımlar gerçekleştirdi. AK Parti ve Erdoğan, tarihe kendilerini şimdiden altın harflerle yazdırdı. 2007’de 27 Nisan e muhtırası, 367 krizi, cumhuriyet mitingleri ve askeri vesayete karşı dik duran Erdoğan 22 temmuz 2007 seçimlerinde tüm bu gelişmeleri sandığa gömdü. AK Parti 2008’de kapatma davasını kıl payı atlattı. Tüm vesayetleri bitirerek ordunun da asli görevine dönmesinde büyük bir kararlılık gösterdi. 7 Şubat MİT krizi atlatıldı. Gezi Parkı darbe girişimi atlatıldı. Son vesayet kalesi olan paralel yapının 17- 25 Aralık darbe girişiminin atlatılması. Paralel yapı ile mücadele edilip, paralel yapının zayıflatılması.

Tarihimizde Halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanımız: Recep Tayyip Erdoğan. Aslında bu, Recep Tayyip Erdoğan’ın sistemi değiştirmesiydi. Yeni Türkiye’ye güçlü bir adımdı.

Son olarak 7 haziran seçimleri ve akabinde gelişen olaylar.

Yine 1 Kasımda millet devrim gerçekleştirdi.

Millet 1 kasım seçimlerinde sırtını teröre yaslayan, İslam’a düşman olan, Komünist, Marksist bir anlayışa sahip olan, kibirli davrananları sandığa gömdü.

Hayırcı siyaset izleyen, ülkeye somut bir icraat sunamayan, kibirle davranıp hakaretler yağdıranları sandığa gömdü.

Blok siyaseti yapıp bu AK hareketi siyasetten dışlamaya çalışanları sandığa gömdü.

Teröre destek veren, aklamaya çalışanları sandığa gömdü. İstikrarsızlığı, terörü, kaosu sandığa gömdü. Paralel yapı, Doğan medya, bilumum holdingi ve tüm buna benzer lobileri sandığa gömdü.

İsrail’i, Rusya’yı, Amerika’yı, İran’ı, Almanya’yı, Fransa’yı ve tüm Emperyalistleri sandığa gömdü.

Kazanan Türkiye oldu. Kazanan İslam Alemi oldu. Kazanan Kudüs oldu, Gazze oldu. Kazanan Muhammed Mursi oldu. 1 Kasım 2015 seçimlerinde Türkiye milleti AK Parti’ye % 50 oy verdi. Konya halkı % 75 oy vererek ilk defa 14 milletvekilinden 12 milletvekilini AK partiye verdi. Millet Yeni Türkiye’ye evet diyerek, eski Türkiye’yi sandığa gömdü. İşte buna zafer derim.

ZAFER… ZAFER… ZAFER…

BU ZAFER İSLAM’IN VE ALLAH’INDIR.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT