1 Kasım vatan müdafaası

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TVNET'te canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

1 Kasım vatan müdafaası
TAKİP ET Google News ile Takip Et

TVNET’te Canlı yayına katılan Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım seçimlerinin vatan müdafaası olduğunu söyledi. Başbakan “Bölgedeki son demokrasi kalesi, son istikrar kalkınma kalesi olarak Türkiye’yi sarsarlarsa bir daha bölgeden ümit çıkmaz. Hatta bölgeden, İslam dünyasından bir daha ümit ve başarı yazılamaz diye nihayi darbeyi Türkiye’ye vurmak istiyorlar” dedi .

 

Yeni Şafak ve TVNET Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül'ün sorularını cevapladıran Başbakan Davutoğlu'nun ana gündemini 1 Kasım seçimleri, Suriye'deki gelişmeler ve terörle mücadele oluşturdu. Başbakan satır başları ile şunları kaydetti:

1 GÜN KAYBETTİRMEYİZ

7 Haziran'dan bu yana zor bir dönem yaşanıyor ve diğer partiler hiçbir konuda yardımcı olmadılaR. AK Parti'ye yardımcı olmadılar demiyorum, sorumluluk taşıma babında hiçbir adım atmadılar. Ülkemize bir gün dahi kaybettiremeyiz. Varsayalım ki biz Bahçeli'nin takındığı tavrı takınıp kenara çekilip bakalım ne yapacaklar desek biz bunu hiçbir zaman yapmadık yapmayız. Meclis Başkanlığı'nda hiçbir ittifak arayışına girmedik, pazarlıkla. Kaybedebilirdik. Kaybetsek bile, pazarlıkla Meclis Başkanlığı'nı alacağımıza kaybetmeyi tercih ederdik.

İLKESEL SİYASETİ OLUŞTURMAK LAZIM
Türkiyede ilkesel siyaseti oturtmak lazım. 3 partinin bir araya gelemeyeceğini görmüş olduk. Kılıçdaroğlu ilk başka AK Parti'yi dışladı, MHP herkesi dışladı. Biz dışlamadık kimseyi. HDP'ye tavrımız ise, onun teröre destek vermesi ve halkı isyana teşvik etmesiydi. Benzer bir tavır başka partiden gelse aynı tavrı ona da gösteririz. Öylesine psikolojik bir ortam oluşturuluyor ki yurtdışında da Türkiye'nin itibarını sarsıyorlar. Bahçeli'nin bugün benim hakkımda ve Cumhurbaşkanımız hakkında kullandığı ifadeler, bu derece seviye düşürülmez. Söylediğimiz sözlerin çarpıtılması, yalan sözler harici bir de hakaret var. Birbirimize illa hakaret etmemiz mi lazım? Bunun değişmesi lazım.

GÜÇ ODAKLARINI ZAYIFLATTIK

Bazı siyasi partiler, terör örgütleri, paralel ne derseniz deyin Türkiye için ne istediklerini değil ne istemediklerini söylüyorlar. Amaçları AK Parti'den kurtulmak. Bunun yolu var, seçime girersiniz. Millete gidersiniz. Hepsinin derebeyliği vardı bunların. Paralel yapının bürokrasi içinde bir derebeylik kurma çabası, PKK'nın farklı bir derebeyliği vardı. MHP'nin CHP'nin farklı bir şekilde. AK Parti bütün bu güç odaklarını zayıflattı seçimi güçlendirdi. Tek başına iktidara gelme ümitleri olmayan yapılar oldukları için bir araya gelerek AK Parti'den kurtulurlarsa, geride kalan gücü paylaşmayı düşünüyorlar. Herkes pastadan bir pay alacak.

DİYARBAKIR'A ÇAĞRI
Çözüm sürecini en sert şekilde eleştiren paralel yapı bir anda HDP ile ele ele nasıl geldi. Her yerde HDP'ye oy için propaganda yapıyor. Diyarbakır'da Hz. Peygambere yapılan hakareti görüyorlar. Danimarkalı bir karikatürcü bunu yaptığında Diyarbakır halkı milyonu aşkın bir kalabalıkla bunu telin yapmıştı. Kimin yaptığı önemli değil ki Peygamberimiz'e yapılan hakaret var ortada. Diyarbakır halkına sesleniyorum. Diyarbakırlı kardeşim eminim bunu değerlendirecektir.

BÜTÜNLEŞMEYE İZİN VERMEDİLER
Türkiye'de iç politika ve dış politika birbirini yoğun bir biçimde etkiliyor. Aslında dünyanın her ülkesi için bu böyledir. Dış politikayı ana gündemn olmaktan çıkarmadık. Türkiye'nin farkı şu bütün bu sıcak ülkelere en yakın olan tek demokratik ve ekonomik kalkınması olan tek ülke. Bizim dışarıdan gelen etkiyi minimize etmemiz ve pozitif bir etki kurmamız gerekir. Ortadoğu'da ülkeler kademeli bir şekilde demokrasiye geçseydi, halklar arasında bugün çatışarak ayrılan kimliklerin yerini birbirleriyle tanışarak bütünleşen bir toplum olurdu ama buna izin vermediler ve bilinçli yaptılar bunu. 2013 Mısır darbesiyle birlikte rüzgarı tersine çevirdiler. Demokrasi ve kalkınmanın bir arada olabilecegi ümidini kırdılar.

KAOSU GETİR ÇABASI
Türkiye demokrasi ve kalkınma üzerinden bölgeyi etkilerken ve Arap Baharı buna ivme katacakken birileri burada oluşacak büyük potansiyeli gördüğü için işi tersine çevirip bu sefer işi tersine çevirip oradaki kaosu Türkiye'ye getirme çabası içine girdiler. Bölgedeki son demokrasi kalesi, son istikrar kalkınma kalesi olarak Türkiye'yi sarsarlarsa bir daha bölgeden ümit çıkmaz. Hatta bölgeden, İslam dünyasından bir daha ümit ve başarı yazılamaz diye nihayi darbeyi Türkiye'ye vurmak istiyorlar.

Bakmadan Geçme