1 yıl ömür biçilen kanser hastası anne yardım bekliyor
Geçtiğimiz yıl mart ayında 34 yaşındaki 3 çocuk annesi Tuğba Özen'e, akciğer kanseri dördüncü evre teşhisi konuldu. Hastalığın son safhasına gelen fakat umudunu kaybetmeyen Tuğba Özen, çocukları için hayatta kalmak istiyor.
Geçtiğimiz yıl mart ayında 34 yaşındaki 3 çocuk annesi Tuğba Özen’e, akciğer kanseri dördüncü evre teşhisi konuldu. Hastalığın son safhasına gelen fakat umudunu kaybetmeyen Tuğba Özen, çocukları için hayatta kalmak istiyor. 34 yaşındaki 3 çocuk annesi Tuğba Özen, yüksek ateş ve sıtma şikâyetleriyle gittiği hastanede akciğer kanseri olduğunu öğrendi. Doktorlar ona bir yıl ömrünün kaldığını söylese de, çocukları için umudunu kaybetmek istemedi. Bir akrabasının tavsiyesi üzerine yurt dışındaki kanser aşısıyla tanıştı. Kendi imkânlarıyla birkaç doz aşı yaptıran Tuğba Özen, tedaviye yanıt vermeye başladı ancak tedavinin devam etmesi için aşı ücretinin karşılanması gerekiyor.
Aşı ücretinin karşılanması için yardım beklediğini söyleyen Özen, “Kanser teşhisi koyulduktan sonra akıllı ilaç tedavisiyle doktorlar birkaç sene daha ömür verdi. Benim üç tane evladım var ve annelik içgüdüsüyle ilk düşündüğüm onlar oldu. Bu nedenle alternatifler aramaya başladım. Beni iyileştirecek tedavi buldum fakat maddi olarak çok külfetli. Rabbimden ümidi kesmedim biliyorum şifa gelecek” ifadelerini kullandı.
HASTALIK NASIL BAŞLADI?
Hastalığın başlama evresi hakkında bilgi veren Tuğba Özen, “Ben sık sık zatürre olmaya başlamıştım. Sürekli sıtma ve yüksek ateş oluyordu. En son zatürre diye teşhis konulduğunda tamamen ses kaybı yaşadım. 3-4 gün boyunca sesim çıkmadı. Makineye bağlanmadan son 6 ayımda geceleri hiç uyuyamıyordum. Yatarak değil de artık oturarak uyuyordum. Hastalığımın teşhisi koyulmadan üç gün önce satürasyonum 35’e düştü. Sağlıklı bir insanda bu satürasyon 90 ve üzeri oluyor. Yani nefes alabildiğim boğazımda sadece küçük bir delik kaldı. Üç gün boyunca şuurumu kaybettim diyebilirim. Ne yemek yiyebildim ne su içebildim. Nefes alamadığım için üç gün boyunca yataktan hiç kalkmadım. Sonra eşim randevu aldı ve kendimi toparlayıp hastaneye gittim. Doktor bana birkaç gün içinde yoğun bakımda yatacağımı söyledi. Çünkü kanserde en son aşamaya gelmişim” dedi.
‘DOKTORLAR SON AŞAMAYA GELDİĞİMİ SÖYLEMİŞTİ AMA…’
İlk kanser teşhisi konulduğunda doktorların umudunun olmadığına değinen Özen, şöyle konuştu: “11 Mart’ta ilk Koronavirüs vakası çıktı. Hastane tam bir kaos ortamıydı. Hastaneyi tamamen boşaltıp pandemi hastanesi yaptılar. İki hafta zorla durabildik. Daha sonra taburcu etmek zorunda kaldılar ama testlerimizi de yaptılar. Yaklaşık bir ay sonra benim testlerim çıktı. Testleri göstermeye gittiğimde doktor bana kanserde en son aşamaya geldiğimi söyledi. Lenf bezlerimde, uyruk kemiğimde ve ciğerimin her yerinde kanser hücresinin olduğunu söyledi. Bu şekilde olan kanserlere en fazla 1 yıl verebildiklerini belirtti. Ben hem çocuklarımı düşünerek hem de inancım gereği kendim için ne yapabileceğimi araştırdım. Doktora, akıllı ilaç beni iyi edecek mi? diye sorduğumda cevabı, kesinlikle hayır oldu ve kemoterapi de vermeyeceklerini söyledi. Doktorların ümidinin kesildiği bir noktadaydık.”
‘GÜCÜMÜZ TÜKENDİ’
Araştırmaları neticesinde aşıyla kanser tedavisinin mümkün olduğunu öğrenen Özen, “Bir akrabamız bize Küba’dan gelen bir aşıyı söyledi. Onun doktor arkadaşının annesi ve babası da kansermiş ve bu aşı onları iyileştirmiş. Ben de bu aşıya başladım ama aşının fiyatları çok yüksek. Bir doz aşı şu anda 3 bin lira. Elimizden geleni yaparak 20 doz kullandım. Doktor bana ciğerimde hala tümör olduğu için beş doz daha kullanmam gerektiğini ama 1 sene boyunca her iki ayda bir hatırlatma iğne yapılması gerektiğini söyledi. Ama bizim gücümüz tükendi. O beş dozu ve hatırlatma iğnelerini vurduracak gücümüz kalmadı. Tedavimin devam etmesi için maddi destek şart” diye konuştu.
‘DÖRDÜNCÜ EVREDEN BİRİNCİ EVREYE İNDİ’
Bu aşıyla birlikte bir sene içinde dördüncü evre kanserin neredeyse birinci evreye düştüğünü ifade eden Özen, “Doktorlar lenf bezlerindeki ve uyruk kemiğindeki metastazların tamamen yok olduğunu ama ciğerimin sadece bir yerinde kaldığını söylediler. Ama bu hastalığın tekrar üreme durumu var. Doktorlar ciğerimin oradaki kanser hücrelerinin de tamamen yok edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu da ancak aşıyla mümkün olacak. Ben doktorların sözüne inanıp da hiçbir zaman öleceğimi ya da yolun sonuna geleceğimi düşünmedim. Rabbim gerçekten kapılarını açıyor. Bende hayırseverlerden bana destek olmalarını bekliyorum” diye konuştu.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme