10. Türk-Arap Ekonomi Forumu

10. Türk-Arap Ekonomi Forumu
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Arap coğrafyasıyla yapılan ticaretin artırılması gerektiğini belirterek, "Arap ülkeleri 870 milyar dolar ithalat yapıyor. Ama bunun ancak 34 milyar dolarını biz satıyoruz. Biz 242 milyar dolar ithalat yapıyoruz ama Arap ülkelerinden aldığımız mallar 10 milyar doları ancak buluyor" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla düzenlenen 10. Türk-Arap Ekonomi Forumu'nda konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve Arap coğrafyasının ekonomik geleceğine ilişkin değerlendirmeler yaptı.

Türkler ve Arapların her şeyden önce müslüman olduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, "Bizi başkalarından farklı kılan özelliklerimiz sayesinde, bugün karşımıza çıkan değişim sürecini rahmete ve ortak kazanca çevirmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Arap ülkeleriyle ekonomik ilişkileri yeterince geliştiremediğini anlatan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

"Ekonomik alanda bu ortaklığı yeterince tesis edemedik. Atlantik Okyanusu’ndan Basra Körfezi’ne kadar uzanan Arap coğrafyası 370 milyonluk nüfusu ve 2,9 trilyon dolarlık yıllık üretimiyle büyük bir ekonomik güç. Diğer taraftan Türkiye 78 milyon nüfusu ve 800 milyar dolar gayri safi milli hasılasıyla bu bölgenin en büyük ekonomisi ve en büyük sanayi ülkesi. 2014 yılında Türkiye’nin Arap ülkeleriyle karşılıklı ticareti 45 milyar dolar oldu. 

Açık söylüyorum, sahip olduğumuz alanı, doğal kaynakları, nüfusu ve potansiyeli göz önünde bulundurursak bu rakamlar denizde bir su damlasıdır. Bugün Arap ülkeleri 870 milyar dolar ithalat yapıyor ama bunun ancak 34 milyar dolarını biz satıyoruz. Biz 242 milyar dolar ithalat yapıyoruz ama Arap ülkelerinden aldığımız malların toplamı 10 milyar doları ancak buluyor. Ticaretimizi süratle artırmalıyız. Türk iş dünyası olarak temennimiz Arap kardeşlerimizle ilişkilerimizi daha da derinleştirmek, çok boyutlu hale getirmektir. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle der, 'Kul, din kardeşine yardımcı olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur' Biz kardeşlerimizle deneyimlerimizi paylaşmaya hazırız. Arap coğrafyasını ve ülkemizi rakip olarak değil, bir bütünün tamamlayıcı unsurları olarak görüyoruz. Birlikte çalışmalı, birlikte yükselmeliyiz.

 

- "Kardeş kardeşe vize uygulamaz"

 

Türkiye ve Arap ülkelerinin ticaretinin yetersiz olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Kardeşiz' diyen bizler toplam ticaretimizin sadece yüzde 7’sini birbirimizle yaparken, AB ülkeleri dış ticaretlerinin tam yüzde 45’ini birbirleriyle yapıyor. İşte Batı'nın zenginliği bu işbirliğiyle geliyor. Bizim kültürümüzde kardeşler birbirinin evine vize alıp değil, selam verip girer. Şunu unutmayın, iş insanları en rahat ulaşabildikleri ülkeyle ticaret yapar. Bu sorunu artık hızla çözmek, ortak bir karar almak zorundayız" diye konuştu.

Dondurulmuş olan Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi Serbest Ticaret Anlaşması'nın müzakerelerinin tamamlanması çağrısında da bulunan Hisarcıklıoğlu, sadece ticaret anlamında değil, karşılıklı yatırım anlamında da Türkiye olarak her türlü işbirliğine hazır olduklarını vurguladı.

 

- "Türkiye'nin Yemen'de istikrarı sağlama çabalarını takdirle karşılıyoruz"


 

Lübnan El İktisad Vel Amal Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Yardımcısı Faysal Ebu Zeki ise forumun ilk yıllarında çeşitli zorluklarla başa çıkmak zorunda kaldıklarını belirterek, tüm bunlara karşın bu zaman zarfında, Türk ve Arap uzun vadeli hedefleri ve ortak çıkarları doğrultusunda stratejik ve rasyonel gelişimin başarıldığını söyledi.

Gelecek günlerin de çok kolay olmayacağını, bu nedenle bugün bir araya gelindiğini dile getiren Ebu Zeki, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki zorlukları, krizleri, çevremizdeki istikrarı tehdit eden sorunları ele almak bizim hedefimizdir. Bütün bunlar bizim temel gerçekleri görmemiz için bir vesiledir. Bu gerçekliklerden bir tanesi Türkiye ve Arap ekonomik birliğinin stratejik bir önem taşıdığıdır. Sadece ticaret, bankacılık, yatırım, turizm veya gayrimenkulden söz etmiyorum. Türkiye ve Arap bölgesinin ortak çıkarlarından ve bu çıkarlar doğrultusunda refahı, istikrarı geliştirebilmesi, dolayısıyla da dünya barışına katkı sağlayabilmesini kastediyorum."

Basra körfezi ve diğer Arap ülkelerinin, Türkiye'nin Yemen'de istikrarı sağlama çabalarını takdirle karşıladığını aktaran Ebu Zeki, bu tür girişimlerin, Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki ortak çabaların ne kadar değerli olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Ebu Zeki, Türkiye ve Arap ekonomik ortaklığının genişlemekte olduğunu ve ekonominin pek çok farklı sektörü kapsadığını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirerek, "Eğer bu sürece bir katkıda bulunmuşsak bundan ancak memnuniyet duyarız. Bizim amacımız insanları bir araya getirmek, karşılıklı güvenin oluşmasını ve fırsatların yaratılmasını sağlamaktır. Nitekim bu ekonomik ortaklık, bölgedeki krizlere ve dünya ekonomisinin olumsuz etkilerine karşın varlığını sürdürmektedir" diye konuştu.

 

- "Siyasi görüş ayrılıkları ekonomik işbirliğini amaçlayan toplantıları gölgelemeyecek"

 

Arap Birliği Türkiye Büyükelçisi Muhammed Fatih El-Nasıri de Arap Birliği Genel Sekreterliği'nin 2005 yılından bugüne kadar Türk-Arap Ekonomi Forumu'nu takip ettiğini ve varılan sonuçlardan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Nasıri, siyasi görüş ayrılıklarının ekonomik işbirliğini amaçlayan toplantıları gölgelemeyeceğine dikkati çekerek, "Bizlerin birlikte çalışıp, ileriye doğru yol almamız gerekiyor. Ekonomimize ancak böyle katkıda bulunabiliriz" dedi. 

Türkiye'nin, Suriye'den göçe zorlanmış olan yaklaşık 2 milyon Suriyeli sığınmacıyı aldığını aktaran Nasıri, "Türkiye, buraya 2,5 milyar dolardan fazla harcadı. Uluslararası devletlerin katkısı, fazla zikredilecek bir rakam değil. Yapılan dış yardımlar, 300 milyonu geçmiyor" diye konuştu.

Nasıri, Arap dünyasında istikrarsızlık ortamının devam ettiğini ve tek beklentilerinin selametle güvenlik ortamına ulaşmak olduğunu sözlerine ekledi.

Bakmadan Geçme