1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 2020 Yılı Bütçesi görüşmelerinde son gün
2020 Yılı Bütçesi görüşmelerinde son gün

2020 Yılı Bütçesi görüşmelerinde son gün

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu:- "Kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için Türkiye'nin yatırıma daha fazla kaynak ayırma mecburiyeti var"- "Ağustos 2018'den itibaren, yerinde ve zamanında alınan kararlarla Türkiye'de ekonominin önemli bir kırılm

A+A-

TBMM (AA) - MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için Türkiye'nin yatırıma daha fazla kaynak ayırması gerektiğini belirterek, "Milli beka söz konusu olduğunda, ülkemizin ekonomik gücü, kaynak ve imkanları da elbette yakın mercek altında tutulmalıdır." dedi.

Aksu, 2020 bütçesinin son gün görüşmelerinde MHP Grubu adına yaptığı konuşmada, bütçe teklifinin, 2020-2022 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da çerçevesi çizilen hedeflerle uyumlu olduğunu belirtti.

Anayasa'ya göre vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının, maliye politikasının sosyal amacı olduğunu anlatan Aksu, vergi sisteminin çözülmesi gereken önemli sorunlarının halen devam ettiğini vurguladı.

Basit, açık, düşük oranlı ve adil uygulamalarla vergi gelirlerini artırmanın mümkün olduğunu kaydeden Aksu, kayıt dışılıkla mücadele için kamu kuruluşlarının, özel sektörün ve meslek teşekküllerinin içinde olacağı toplumsal bir seferberlik başlatılması gerektiğini ifade etti.

Aksu, kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için Türkiye'nin yatırıma daha fazla kaynak ayırma mecburiyeti olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Türkiye'ye, Ağustos 2018'de adı konulmamış bir ekonomik savaş açılmış, kur ve faiz üzerinden siyasi operasyon yapılmak istenmiştir. Ekonomi üzerinden ülkenin istikrarlaştırılması çabası, kuşkusuz ki beka meselesinin önemli bir boyutudur. Milli beka söz konusu olduğunda, ülkemizin ekonomik gücü, kaynak ve imkanları da elbette yakın mercek altında tutulmalıdır. Ülkemizin birtakım ekonomik sorunlar yaşadığına şüphe yoktur. Ekonominin bazı alanlarında yapısal reformlar yapılmasına ihtiyaç duyulduğu da aşikardır. Nitekim, hükümet, zamanında attığı adımlarla önce ekonomik saldırıları durdurmuş, ardından da oluşan tahribatın onarılmasına yönelik programı ortaya koymuştur. Bununla birlikte, ekonomideki en küçük olumsuzlukları yeni bir kriz sinyali olarak yorumlamak, zaten güç durumda kalan toplumsal kesimleri siyasi çarpışmaların motoru ve muharrik kuvveti haline getirmeye çalışmak, ülkemizin ekonomisine de milli birliğine de hizmet etmeyecektir. İyi niyetle yol gösteren, çözüm üreten ve öneren görüş sahipleri, elbette, ülkenin milli birliğine katkı yapmaktadır. Ancak ajitasyondan beslenen ve adeta ülkenin batması için davulla, zurnayla kehanet savuran odakların angaje oldukları yabancı mahfillere karşı da daima hazırlıklı ve uyanık olunması gerekmektedir."

- "Üretim çarkları dönmeye başladı"

Sorunlar bitmemiş olsa da izlenen politikalarla ekonomide önemli başarılar da elde edildiğini anlatan Aksu, "Nitekim güncel makroekonomik göstergeler buna işaret etmektedir. Ağustos 2018'den itibaren, yerinde ve zamanında alınan kararlarla Türkiye'de ekonominin önemli bir kırılma yaşamadan toparlanması sağlanmıştır." dedi.

Verilerin, ekonomideki toparlanmayla birlikte üretim çarklarının dönmeye başladığını gösterdiğini kaydeden Aksu, bu süreçte mali disiplinin de göz ardı edilmediğini, ekonomiye olan güvenin giderek arttığını söyledi.

Aksu, "Uluslararası ekonomik kuruluşlar, küresel büyüme beklentisini negatif yönde revize ederken Türkiye'ye yönelik büyüme ve diğer makroekonomik tahminlerini olumlu yönde revize etmiştir." diye konuştu.

Türkiye ekonomisinde yaşanan dönemsel sıkıntıların en çok dar gelirli vatandaşları etkilediğini, onların hayat şartlarını zora soktuğuna işaret eden Aksu, "Başta işçi, çiftçi, memur, emekli, esnaf gibi dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin durumlarının giderek iyileştirilmesini ve daha fazla refah beklentisinin karşılanmasını mümkün kılacak önlemlerin ve desteklerin hayata geçirilmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT