27 Mayıs 1960 darbesinin 54. yılında Türkiye, Tezgah aynı
27 Mayıs 1960 darbesinin 54. yılında Türkiye, dönemin başbakanı Adnan Menderes ile iki bakanını idama götüren karanlığı bir kez daha hatırladı. Yalan haberlerle toplumu tahrik eden mihrakların, seçilmiş liderler için kullanmaktan çekinmediği 'diktatör' yaftası ise hiç değişmedi. 1960'ta Menderes'e manşetten söylenen bu ifade, 'ilk sivil cumhurbaşkanı' Turgut Özal için de, 12 yıldır seçimle iktidarda bulunan Başbakan Tayyip Erdoğan için de kullanıldı. Dün Yassıada'daki karakter suikastleri ne ise vesayetçilerin hareket tarzlarının bugün de aynı olması dikkat çekti.
Demokrat Parti'nin (DP) ülkeyi 'baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü' iddiasıyla 27 Mayıs 1960'ta bir grup düşük rütbeli subay tarafından yapılan darbenin üzerinden 54 yıl geçti. Cuntanın güdümündeki yargıçların Yassıada'da dönemin başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı, 'gelen emir üzerine' idama mahkum etmesiyle sonuçlanan darbe, demokrasinin katledildiği günlerde karanlık odakların ne gibi taktikler izlemiş olduğunu yeniden hatırlattı.
MANŞETLER DEĞİŞMEDİ
İmralı Adası'nda idam edilen Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın dışında, milletin oy vererek iktidara taşıdığı DP üyelerine uygulanan psikolojik harbin yakın dönemle birçok paralellikler taşıması dikkat çeken temel unsur oldu. Vesayet özlemi içindeki kesimlerin, sandıktan çıkan iktidarı ve sivil liderleri yalan haberlerle karalamaya çalışırken başvurduğu 'diktatör' yaftası Menderes döneminden bugünlere kadar geldi. Cunta, Yassıada'da Menderes'in idamına hazırlanırken, onu halkın gözünden düşürmek için 'fantastik' iftiralara imza atan vesayet medyası, Türkiye'nin ilk sivil cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı da, 12 yıldır sandıktan halkın oylarıyla çıkmış Başbakan Tayyip Erdoğan'ı da 'diktatör' diye yaftalamaktan çekinmedi. Gazete manşetleri arasındaki benzerlik, 54. yılını yaşadığımız 'ilk darbe'den buyana birtakım mihrakların hareket tarzlarının hiç değişmediğini gözler önüne serdi.
Cuntanın iftira pazarı
Sokakta vatandaşları tahrik ederek eylemlere yöneltmek ve bu gösteriler sırasında provokasyonlar için türlü planlar yapmakla meşgul vesayet mihrakları, Demokrat Parti iktidarı süresince 'gerilim'i elden bırakmadı. Yalan haber ve manşetlerle toplumsal çatışmayı körükleyen, seçim sandığıyla iktidar olmuş partinin üyelerini karakter suikastına uğratan çevrelerin 'kuru iftira' olduğu sonradan ortaya çıkan en ünlü senaryolarından bazıları şöyle:
-Askerler imha edilmek istenmiş
-İnönü'ye suikast planlamışlar
-Uydurma halk hareketiyle herkes öldürülecekti
-Cesetler yem makinelerinde kıyılıp toz haline getirilmiş
54 yıl önce 'BBC' duyurdu
Sokakların yakıldığı Gezi eylemleri ile hükümete yönelik 17-25 Aralık komplolarını abonelerine yanlı ve çarpıtılmış bir biçimde aktaran İngiliz medyasının bu tavrının Adnan Menderes döneminden kalma olduğu anlaşıldı. Menderes'e karşı cuntacıların servis ettiği bir iftira haberini yayınlayan BBC Radyosu, bir albayın söylediklerine dayanarak hazırladığı haberinde, 'buzhanelerden toplu halde cesetlerin çıktığını' iddia etti. BBC, bu cesetlerin Menderes'e karşı gösteriler sırasında öldürülen öğrencilere ait olduğunu da ileri sürdü.
Gösteriler paralel
20 Mayıs 1960'ta çekilen fotoğrafta ABD'de yaşayan Türklerin New York'taki eylemi yer alıyor. Eylemci Türkler, açtıkları pankartlarda 'Diktatörlük istemiyoruz, kahrol Menderes', 'Düzinelerce ölü var', '40 kişi kayıp', '3000 öğrenci gözaltı kamplarında' gibi ifadeler kullanmış. Türkiye'nin diktatörlük rejimiyle yönetildiğini ileri süren çevreler bugün de, ülkede çok sayıda gazetecinin 'mesleğinden dolayı' hapiste olduğunu ileri sürüp batı başkentlerinde 'baskılara karşı' eylemlere soyunuyor.
Darbe planı böyle işledi
Türkiye'de 1946'da çok partili hayata geçilmesinin ardından, 1950 yılında aldığı yüzde 52,67 oranındaki oyla iktidara gelen DP, uyguladığı sosyo ekonomik politikalarla 1954 ve 1957 seçimlerinden de başarıyla çıktı. DP'nin kesintisiz 10 yıllık iktidarının son dönemlerinde, ülkede gerilimler ve kaos yaratılıdı. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, bazı yurt gezilerinde saldırıya uğradı. Darbenin altyapısının hazırlanması sırasında üniversite öğrencileri sokağa çıkartıldı ve hükümet aleyhine gösteriler başladı. İstanbul Beyazıt Meydanı'nda üniversite öğrencilerinin eylemi sırasında Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, hayatını kaybetti. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi. Ankara'da 5 Mayıs 1960'da bir öğrenci grubu, '555K' yani '5'inci ayın 5'inde saat 5'te Kızılay'da' koduyla gösteri düzenledi, 21 Mayıs'ta da Harp Okulu öğrencileri sokağa çıktı ve Zafer Anıtı'na kadar 'sessiz' yürüyüş yaptı.
'TSK İDAREYİ ELE ALDI'
TSK içinde bazı subayların oluşturduğu Milli Birlik Komitesi, 'DP'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü' iddiasıyla 27 Mayıs sabaha karşı darbe yaptı. Kurmay Albay Alparslan Türkeş tarafından Ankara radyosundan okunan bildiriyle 'ihtilal' duyuruldu.
Darbeciler, yayınladıkları bildiride 'Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla TSK, memleketin idaresini ele almıştır' ifadesini kullandı.
SİYASET GÖZALTINDA
Milli Birlik Komitesi, Anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümet üyeleri, DP'li milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ile asker ve bazı üst düzey kamu görevlileri gözaltına alındı.
288 İDAM İSTENDİ
Adnan Menderes, aynı gün yurt gezi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer DP üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi. Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı, 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Toplam 19 dosyada toplanan davalar, 'Anayasayı ihlal' davasıyla birleştirildi. 592 sanıktan 288'i için idam istendi. Kararı açıklayan Yüksek Adalet Divanı, 15 sanığı idam cezasına çarptırdı. Cumhurbaşkanı Bayar, Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam kararları oy birliğiyle alındı. Celal Bayar hakkındaki karar, yaş haddi nedeniyle müebbet hapis cezasına çevrildi.
DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ
Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961'de sabaha karşı, Adnan Menderes ise İmralı Adası'nda 17 Eylül 1961'de rahatsızlığına rağmen sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden sağlam raporu alındıktan sonra saat 13.21'de idam edildi.
Bakmadan Geçme