28 Şubat 17 Aralık birbirinin kardeşi

17 Aralık'ta AK Parti hükümetine yönelik operasyon 28 Şubat'ta yapılan post modern darbenin bir benzeri olarak tarihe geçti.

Haber 7'den Serkan Üstüner'in haberi...


28 Şubat süreci, 28 Şubat 1997'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve hükümete karşı, ordu, medya ve bürokrasi merkezli bir süreçti. Bu sürecin sonunda Refah-Yol hükümeti devrildi ve yerine cuntanın istediği bir azınlık hükümeti kuruldu.
 

HÜKÜMETİ DEVİRMEYE YÖNELİK PLAN
28 Şubat'ta hükümeti devirmeye yönelik operasyon önce yalan ve provakatif haberlerle başlamış. Yargı içinde bir ekip muhafazakar sermayeye yönelik cadı avına başlarken özellikle seçilmiş gazeteciler bu tür haberleri abartarak ve şirketin kurumsal kimliğine zarar verecek şekilde servis etmeye başlamışlardı.
Yargı ve emniyet içindeki cunta ortak hareket ederek kendilerince 'Yeşil Sermaye' diye adlandırdıkları tüm sermaye gruplarına yönelik bir linç girişiminde bulundular.
Siyasi kanadı temsil eden Refah Partisi'ne yönelik de büyük bir operasyon başlamış. Milletvekili ve Bakanların özel hayatları didik didik edilerek iftira kampanyalarıyla kamuoyunda küçük düşürülmek istendi.
Dönemin Başbakanı rahmetli Necmettin Erbakan ise yazılı ve görsel basında adeta bir linçe tabii tutularak halk nezdinde itibar kaybına sebebiyet verecek asparagas haberlerle medyaya malzeme yapıldı.

 

EMNİYET YARGI MEDYA TSK VE İSRAİL
O dönemde yaşanan kirli ittifak 4 ana sac ayağından oluşuyordu. Post Modern darbeye gidiş sürecini İsrail merkezli bir ekip yönetirken Yargı, emniyete verdiği talimatlarla istediği her yere operasyon düzenliyordu.
Her şeyin abartılarak ve çarpıtılarak medyada yer alması sağlanıyordu.
O süreçte siyasi krizleri ekonomik krizler takip etti. Türkiye ekonomik olarak adeta diz çöktürüldü. Bankalar boşaltılırken pek çok ocak söndü.
Batan bankalara baktığınız zaman onların bize maliyeti 80 milyar dolar oldu.

 

YURTLAR VE KUR'AN KURSLARI BASILARAK GÖZALTILAR
İslami kimliği olan her yere saldırılar olağan hale gelmişti.
O dönem İlim Yayma Cemiyeti'nin yurtlarına baskınlar yapılırken Kur'an Kurslarındaki çocuklar zorla kapı dışarı edildiler.

 

28 ŞUBAT'A GİDEN YOL VE SONUÇLARI


VURAL SAVAŞ'TAN RP'YE KAPATMA DAVASI
21 Mayıs'ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, ''Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini'' söyleyerek, RP'nin kapatılması için dava açtı.

 

FİŞLEMELER VE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMALAR
Olayları fişlemeler takip etti. Akademisyenler, subaylar ve yöneticiler görevlerinden uzaklaştırıldı.

 

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞTE KATSAYI ENGELİ
Meslek liselerinin ortaokul kısımları kapandı. Bazı öğrencilerin üniversitelere girişi, katsayı uygulaması ile engellendi.
3 Haziran'da Susurluk Davası 7 ay aradan sonra DGM'de başladı.

 

GENELKURMAY'DAN FİRMALARA AMBARGO VE YARGI ORGANLARINA BRİFİNG
7 Haziran'da Genelkurmay, irticai faaliyetleri desteklediğini iddia ettiği firmalara ambargo koydu.
10 Haziran'da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığı'na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verildi.

 

BAŞBAKAN ERBAKAN İSTİFA ETTİ
18 Haziran'da Necmettin Erbakan başbakanlıktan istifa etti. İstifasının nedeninin başbakanlığı Tansu Çiller'e devretmek olduğunu belirtti.

 

DEMİREL'İN GÖREVİ YILMAZ'A VERMESİ VE ANASOL-D HÜKÜMETİ
19 Haziran'da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma görevini o sırada arkasında TBMM çoğunluğu olan DYP lideri Tansu Çiller'e vermeyip, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi.
30 Haziran'da Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Cindoruk'la birlikte ANASOL-D Hükümeti'ni kurdu.
Bugüne gelecek olursak bugün de aynı tezgahın tertiplendiğini görmek bir o kadar basit.

 

İŞTE BUGÜN YAŞANANLAR
 

17 ARALIK OPERASYONU
Türkiye'de 17 Aralık'ta da 28 Şubat'a benzer bir Post Modern darbe daha tertiplenmek istendi. Sürece bakıldığında yine benzer bir cuntanın hükümeti devirmeye yönelik bir plan tertiplendiği ortaya çıktı.
Yine hükümetin bakanları hedefe oturtulurken bu kez milli sermaye de yok edilmek istendi.

 

İSRAİL - YARGI - EMNİYET VE MEDYA İŞ BAŞINDA
Yargı içinde yuvalanan bir ekip emniyeti de kontrol altına alarak gizli bir operasyonla hükümeti kamuoyu nezdinde küçük düşürüp devirmek istedi. İsrail'in ve ABD'deki neon-conların istemediği AK Parti hükümeti tasfiye edilip kendi istekleri doğrultusunda bir hükümet kurmak hevesiyle büyük bir oyun tertiplendi.

 

AMİRLERDEN GİZLİ OPERASYON
17 Aralık'ta hükümete yönelik operasyonun Yargı ayağı adeta bir gizli servis gibi çalıştı. Emniyet amirleri üstlerine haber vermeden baskınlar gerçekleştirdi. Şafak operasyonlarıyla AK Parti hükümeti yıpratılmak istendi.

 

MEDYA OLAYLARI YİNE KÖPÜRTTÜ
Operasyonun medya ayağı hergün olayları abartarak ve yanlı bir biçimde sundu. Her yapılan açıklamayı ciddiyetinden uzaklaştırarak asıl hedefin Başbakan Erdoğan olduğu gerçeği ortaya çıktı.

 

KUZEY IRAK PETROLLERİ VE HALK BANKASI
Kuzey Irak Federe hükümetiyla yapılan petrol anlaşması, başta İsrail olmak üzere İngiltere gibi devletlerin tekeline çomak soktu. Bundan rahatsız olan devletler Erdoğan'a yönelik bir komplo için düğmeye bastı. Para transferlerinin gerçekleştiği Halk Bank'ta ilk hedefler arasına kondu. İran altınının Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması ve Türkiye'nin bu ticaretten büyük kazanç sağlaması özellikle altın piyasasını Afrika'daki sömürgeleriyle elinde tutan İngiltere'nin hiç hoşuna gitmedi. Azerbaycan ile yapılan anlaşma da işin tuzu biberi oldu.

 

YALAN YANLIŞ BİLGİLER ÜRETİLDİ
İsrail, Yargı, Emniyet, medya dörtgeninde oluşturulan büyük tezgah tertibe sokuldu. Asparagas bilgiler sosyal medya ve internet aracılığıyla servis dilirken yazılı ve görsel basın da bu işe çanak tuttu.
Dün ortaya çıkan bir başka iddiaysa muhafazakar sermayenin yok edilmek istendiğini ortaya koydu.

 

2. OPERASYONUN HEDEFİ MİLLİ VE MUHAFAZAKAR SERMAYE
Dün gündeme bomba gibi düşen 2. Operasyonun en büyük ayağını muhafazakar ve milli sermaye oluşturuyordu. BİM ve Albaraka Türk gibi şirketlerin mali yapısını baskı altına alarak, yok etme girişimi dün engellendi.

 

HEDEF MUHAFAZAKAR SERMAYE
28 Şubat'ta bir linç kampanyasıyla yok edilmek istenen Anadolu sermayesine yönelik operasyonun bir benzeri de dün gerçekleştirilmek istendi. Buradaki hedef açıkça Anadolu insanın sermayesini yok edip küresel güçlerin taşeronluğunu yapan sermaye gruplarını daha da büyüterek tekel haline getirmekti.

 

28 ŞUBAT VE 17 ARALIK BİRBİRİNİN KARDEŞİ
Yapılan işlere baktığımızda 28 Şubat'ta tertiplenen komplonun bir benzeri 17 Aralık'ta tezgahlandı. Yine hükümeti istemeyen bir cunta düğmeye basarak bu kez de Erdoğan hükümetini devirmek istedi.
Şimdi soruyoruz 28 Şubat ile 17 Aralık arasında bir benzerlik yok mu varın bunun kararını siz verin.

 

 

 

 

Bakmadan Geçme