37 yıl önce kalbini şimdi de böbreğini verdi! Herkes o soruyu sormuş
Konya'da yaşayan 54 yaşındaki Bayram Küçüker, 37 yıllık hayat arkadaşı Emine Küçüker'in böbreğiyle hayata tutundu.
Dört çocuk babası emekli Bayram Küçüker’in böbrek yetmezliği nedeniyle hayat arkadaşı Emine Küçüker (56) gönüllü olarak böbreğini vermek istedi. Tetkiklerin olumlu çıkmasının ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Şakir Tavlı ve ekibi tarafından Bayram Küçüker’in 3 Ekim’de böbrek nakli gerçekleştirildi.
‘HİÇ TERDDÜT ETMEDEN BÖBREĞİMİ VERDİM’
Eşi için hiç düşünmeden böbreğini vermek istediğini söyleyen Emine Küçüker, “Böbreğimi hiç tereddüt etmeden eşime vermeyi düşündüm. Eşimin sıkıntı çekmesini istemedim. Allah’ın izniyle hiçbir sıkıntı çekmeden eşime, böbreğimi verdim. İnsanlara da organ bakışı yapmalarını tavsiye ediyorum.
Eşim hastalığından kurtulduğu için, kendimi manevi olarak da çok iyi hissediyorum. Allah herkese şifa versin. Tüm doktorlarımıza, hemşirelerimize, emeği geçen kim varsa Allah razı olsun. Acılı bir süreçte oldu ama iyileştim. 2 gün içerisinde iyileştim. Hareketlerimde hiçbir kısıtlama, sıkıntı yaşamadım. Aynı şekilde yaşamaya devam ettim. Hiç kimse de bu konuda tereddüt etmesin. Ben böyle bir bağış yaptığım için mutluyum.” şeklinde konuştu.
‘DUYDUĞU AN BÖBREĞİNİ VEMEK İSTEDİ’
Eşinin tereddüt bile yaşamadan böbreğini verdiği belirten Bayram Küçüker, “12 yıldan beri böbrek hastasıyım. En sonunda böbreğimin sıkıntıya gittiğini söylediler. Sağ böbreğimi 12 yıl önce aldılar. Sol böbreğimde de sıkıntı çıktı. Eşime ilk söylediğimde hiç tereddüt etmeden ‘Ben veririm’ dedi. 37 yıldır evliyiz ve hala eşimi çok seviyorum. Allah ondan razı olsun. İlk olarak ben baş ağrısı şikayetiyle geldim. Sağ böbreğimin küçük olduğunu ve taş olduğunu söylediler. Teşhis koyuldu ve böbreğimin alınması gerektiğini söylediler. Diyalize alınmadan nakil yapıldı. Öğrendiğim gün doktorun yanından üzgün çıkınca eşim ne olduğunu sordu. Duyunca kendi böbreğini vermek istediğini söyledi. Tahlilleri yaptırdık. Meram Tıp Fakültesi’ne başvurduk. Buradaki hocalarımız da yardımcı oldular. Hepsinden memnunum. Başhekiminden hemşiresine, hasta bakıcısına kadar herkese teşekkür ederim.” sözlerine yer verdi.
‘SADECE BAŞ AĞRISI ŞİKAYETİYLE GELMİŞTİM’
İlk olarak hastaneye sadece baş ağrısı şikayetiyle geldiğini ifade eden Bayram Küçüker, “Böyle bir hastalığın başıma gelmesini hiç tahmin etmezdim. Sadece bir baş ağrısı ile gelmiştim. Ağrı çok şiddetliydi. Öğrendiğimiz o an üzülmüştük ama yapacak bir şey yok. Allah’ın takdiridir. Bana herkes ‘suyu az mı içtin?’ diye soruyor ama ben suyu çok içerim. Sabah saat 9’da doktora gittiğimde 7 bardak su içmiş olurdum. Hastalık, sağlığın zekâtıdır. Allah imtihanımızı kaybettirmesin. Hiç isyan etmedim. İnşallah hiçbir zaman da etmem. Kimse hiçbir zaman ümidini kesmesin. Moral her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da çok önemli. Morallerini bozmayacaklar, Allah’a bağlanacaklar. Hastaneye gidilecek, şifa aranacak daha sonra derdi veren Allah şifayı da verecektir. Şu anda bir hafta oldu ve her şeyi yiyip, içebiliyorum” ifadelerine yer verdi.
‘BEN DE ORGANLARIMI BAĞIŞLAMAYI DÜŞÜNÜYORUM’
İnsanlara umut olmanın manevi huzuruna dikkat çeken Küçüker, “Herkese organ naklini öneriyorum. İhtiyacı olan herkes sağlığına kavuşsun. Çünkü yaşamak güzel. Hayat güzel. Ben de zaten organlarımı bağışlamayı düşünüyorum. İleride ben de hastalara umut olmak istiyorum. Çünkü artık onları çok iyi anlayabiliyorum. Bu anlamda insanların bilinçli olmasını istiyorum.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
• BÜŞRA ERKUŞ / SÜMEYRA KENESARI
YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme