• Haberler
  • Dünya
  • ABD-İran geriliminde belirsizlik sürüyor: Talepler masada ama sonuç yok

ABD-İran geriliminde belirsizlik sürüyor: Talepler masada ama sonuç yok

İran ile ABD arasında devam eden müzakereleri değerlendiren Gazeteci-Yazar İsmail Yaşa, anlaşma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını ancak tarafların kırmızı çizgileri nedeniyle sürecin çıkmaza girdiğini ifade etti. Yaşa, bölgedeki gerilim sürerken Körfez ülkelerinin kendilerini giderek daha fazla baskı altında hissettiğinin altını çizdi.

Haberin Özeti

  • ABD ile İran arasındaki diplomatik temaslara rağmen, tarafların kırmızı çizgilerinden vazgeçmemesi nedeniyle kalıcı bir uzlaşmaya varılamadı.
  • ABD, İran'ın nükleer silaha sahip olmamasını ve programını sınırlandırmasını talep ederken, İran bunu egemenlik meselesi olarak görüyor.
  • Hürmüz Boğazı müzakerelerin önemli başlıklarından biri olup, İran içinde nükleer programdan taviz verme konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor.

İran ile ABD arasında süren diplomatik temaslarda zaman zaman iyimser hava oluşsa da kalıcı bir uzlaşmaya henüz ulaşılamadı. Konya Demeç Gazetesi'nden İsmail Poçan'a süreci değerlendiren Gazeteci-Yazar İsmail Yaşa, tarafların kırmızı çizgilerinden vazgeçmemesi nedeniyle anlaşmanın hem yakın hem de uzak bir ihtimal olarak görüldüğünü belirtti. Yaşa, kamuoyunda zaman zaman ateşkes ve kapsamlı anlaşma beklentilerinin yükseldiğini ancak tarafların yeniden başlangıç noktasına döndüğünü belirterek, “Şu ana kadar ABD'nin İran'dan istediği şeyler net. İran'ın nükleer silaha sahip olmaması, elindeki zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi ve nükleer programını sınırlandırması Washington'ın temel talepleri arasında yer alıyor” dedi.

ABD-İran geriliminde belirsizlik sürüyor: Talepler masada ama sonuç yok

“İRAN BUNU EGEMENLİK MESELESİ OLARAK GÖRÜYOR”

İran'ın nükleer silah üretmek istemediğini açıkladığını hatırlatan Yaşa, “Buna rağmen Tahran yönetimi nükleer tesislerin kapatılması veya uranyum stoklarının teslim edilmesi gibi konuları egemenlik meselesi olarak değerlendiriyor.” diye konuştu. İran tarafından ABD'nin öne sürdüğü taviz iddialarını doğrulayan resmi bir açıklama gelmediğini belirten Yaşa, bu nedenle müzakerelerde somut ilerleme kaydedildiğini söylemenin zor olduğunu dile getirdi.

“HÜRMÜZ BOĞAZI PAZARLIĞIN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ”

Hürmüz Boğazı'nın da müzakerelerin önemli gündem maddelerinden biri olduğunu vurgulayan Yaşa, “İran'ın bu konuyu uzun süre stratejik bir koz olarak kullanıyor. Ancak bu zamanla İran ekonomisini de olumsuz etkiledi. İran, yaptırımların kaldırılmasını ve Hürmüz üzerindeki baskının sona ermesini istiyor. Nükleer konunun ise daha sonra müzakere edilmesini öneriyor. Ancak ABD buna yanaşmıyor. Çünkü Washington açısından savaşın temel nedeni İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak” şeklinde konuştu. 

“İRAN İÇİNDE İKİ FARKLI YAKLAŞIM VAR”

İran yönetimi içerisinde de görüş ayrılıkları bulunduğunu ifade eden Yaşa, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve bazı hükümet yetkililerinin yaptırımların kaldırılması karşılığında anlaşmaya daha yakın durduğunu söyledi. Buna karşılık Devrim Muhafızları'nın temsil ettiği sertlik yanlısı kanadın nükleer programdan taviz verilmesine karşı çıktığını belirten Yaşa, İran'da bu konuda ciddi bir iç tartışma yaşandığını kaydetti.

ABD-İran geriliminde belirsizlik sürüyor: Talepler masada ama sonuç yok

“ANLAŞMA İHTİMALİ VAR AMA KOLAY DEĞİL”

Tarafların anlaşmaya varma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Yaşa, “Bunun gerçekleşmesi için ya ABD'nin taleplerini yumuşatması ya da İran'ın nükleer program konusunda geri adım atması gerekiyor. ABD'nin şartlarından vazgeçmesi Trump açısından siyasi bir yenilgi anlamına gelir. İran'ın geri adım atması ise mevcut güç dengeleri nedeniyle kolay görünmüyor. Bu nedenle sürecin sürekli olarak yakınlaşma ve uzaklaşma arasında gidip geliyor” ifadelerini kullandı. 

“KÖRFEZ ÜLKELERİ KENDİLERİNİ YALNIZ HİSSEDİYOR”

Bölgedeki gelişmelerin Körfez ülkelerini de etkilediğini belirten Yaşa, “İran zaman zaman bu ülkelere yönelik saldırılar düzenliyor. Bu durum da bölgede güvenlik kaygılarını artırıyor. Körfez ülkelerinde ABD'nin kendilerini yeterince korumadığı yönünde bir algı oluştu. Bu durum da söz konusu ülkeleri yeni savunma arayışlarına yöneltti. Körfez ülkelerinde. ‘İran'ın karşısında bizi yalnız bıraktı’ şeklinde böyle bir duygu var. Bu Körfez ülkelerini dolayısıyla Türkiye'ye biraz daha fazla yaklaştıracaktır. Yani Türkiye’nin savaştan dolaylı olarak kârlı çıktığını söyleyebiliriz” dedi. 

“TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÖNEMİ ARTIYOR”

Türkiye'nin bölgedeki konumuna da değinen Yaşa, “Yaşanan gelişmeler Ankara'nın stratejik önemini artırdı. Körfez ülkeleri güvenlik endişeleri nedeniyle Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeye daha fazla önem verdi. Özellikle savunma sanayii alanında yeni iş birlikleri gündeme gelebilir. Savaşın genişlemesi elbette bölgede istikrarsızlık demek. Türkiye de istikrarsızlık istemiyor. İstikrarsızlık öyle ya da böyle ekonomiyi de vurur, zararları olur. İran’ın da Türkiye'ye yönelik bir saldırganlık içerisine gireceğini beklemiyorum. Çünkü Türkiye bir Kuveyt, Katar değil. İran, nükleerden İran vazgeçmezse, böyle fiili bir ateşkes var gibi devam edecek. Böyle fiili bir ateşkes devam ettiği müddetçe de İran'dan İsrail'e bir saldırı olmayacak. İran, Körfez ülkelerini vurmaya devam edecek. Bölgede kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için de İran'ın nükleer programı konusunda net bir çözüm bulunması kritik önem taşıyor” diye konuştu.

Bakmadan Geçme