ABD'nin Yemen'de 'terörle mücadele' sınavı


Amerikalı uzmanlar, ABD'nin IŞİD stratejisine örnek gösterdiği Yemen'deki terörle mücadele yaklaşımının geleceği ve başarısının ancak ülkede istikrar ve bütünlüğün olmasına bağlıyor
- Uzmanlar, elinde "çok iyi stratejik seçenekler" bulunmayan ABD'nin El Kaide karşıtı ama İran destekli Husilerle çalışabileceğine dikkati çekiyor
- ABD yönetimi de Husileri dışlamayarak, potansiyel işbirliği için kapıyı açık bırakıyor

WASHINGTON (AA) – BARIŞKAN ÜNAL – ABD’nin IŞİD ile mücadelesine temel aldığı Yemen’deki terörle mücadele stratejisinin başarısı ve geleceği, İran ile bağlantıları bulunsa dahi Husilerle birlikte çalışması potansiyelini ortaya çıkarıyor.

ABD Başkanı Barack Obama, yeni terörle mücadele stratejisini Afganistan’da El Kaide’ye karşı yapıldığı gibi sorunun kaynaklarının bulunduğu ülkelere devasa muharip güçler göndermek yerine sahadaki yerel birlikleri insansız hava uçaklarıyla destekleme ve ilgili ülkenin ordusunu eğitip donatma üzerine kurdu.

Ancak Amerikan askerlerinin çekilmesinden sonra Irak’ta yürütülmek istenen terörle mücadele işbirliği ve bu kapsamda Irak’a eğitim ve ekipman desteği yönteminin çok başarılı olmadığı, Irak güçlerinin IŞİD’in karşısında savaşmadan silah bırakmasıyla ortaya çıktı, yönetim bu konuda ciddi tepkiler aldı.

Yine de Obama, El Kaide ile mücadelede benzer strateji izlediği Yemen’i geçen yıl IŞİD stratejisini başlatırken terörle mücadelede örnek göstererek, “Ön cephede savaşan ortaklarımızı desteklerken bizi tehdit eden teröristleri yok etmeye dayanan bu strateji, aslında yıllardır Yemen ve Somali’de izlediğimiz başarılı stratejinin aynısı” dedi.

Kongre’de de geçen hafta “Birliğin Durumu” konuşmasında Obama, bir başarı olarak yine terörle mücadelede “artık ülkelere doğrudan askerler göndermek yerine onlarla işbirliği yaparak bir strateji yürüttüklerini” söyledi.

Fakat şimdi Yemen’de giderek artan siyasi belirsizliğin patlak vermesi ve ülkenin henüz öngörülemeyen bir sürece sürüklenmesi, ABD’nin hem Yemen özelinde terörle mücadelesi hem de genel anlamda IŞİD stratejisine yön veren “terörle mücadele” yaklaşımı hakkında soru işaretleri ortaya koydu.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan, American Foreign Policy Council Direktör Yardımcısı Ilan Berman, şimdiden terörle mücadelede Yemen'in "başarı" olarak gösterilmesini eleştirenlerden.

Obama’nın bu sözlerinin “sahada yaşananlara bakıldığında biraz garip kaldığı” yorumunda bulunan Berman, ABD'nin terörle mücadele stratejisini "El Kaide'nin ya da Husi isyancılarının akışını" tersine çevirme değil, "bireylerin hedef alınması yoluyla bu kapasitenin zayıflatılması olarak tasarlanan taktiksel bir yaklaşım" olmakla eleştirdi. ABD’nin IŞİD stratejisini Yemen’deki gibi “taktiksel” bulan Berman, şunları kaydetti:

"Problem, yönetimin başardığını düşündükleriyle aslında ne kadar başardığı noktasında bir bağlantısızlık olması. Obama’nın IŞİD’e karşı geniş bir koalisyona öncülük ettiği sözlerine ben dahil bir çok kişi şüpheyle yaklaşıyor. Çünkü öncelikle koalisyon geniş bir koalisyon değil, ikincisi kazanıyor değiliz. Taktiksel olarak Kobani gibi bazı yerleri kazanıyoruz ama problem kavramsal.”

- Terörle mücadelenin başarısı istikrarsız ülkelerle riskli -

Ortaya çıkan sorulardan biri de Obama’nın terörle mücadele stratejisinin, Irak’ta olduğu gibi istikrarsızlığın bulunduğu ülkelerde uzun vadeli işleyemeyebileceği konusu. 

Middle East Institute’da Yemen konusunda uzman Charles Schmitz de AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, ABD’nin terörle mücadelesinin sürebilmesinin ülkenin birlik içinde kalmasına bağlı olduğu görüşünü dile getirdi. Bu nedenle, ABD’nin Yemen’deki “ana kaygısının” ülkenin parçalanması olduğunu ifade eden Schmitz, ABD’nin önümüzdeki süreçte Yemen’in bütünlüğünü korumasına odaklanacağını kaydetti.

Nitekim, Washington’daki bazı çevreler, Yemen’in iç savaşa sürüklenmesi halinde ABD’nin insansız hava uçaklarıyla hedef vurmasının veya Yemen ordusunu eğitmesinin mümkün olamayacağını belirtiyor. Bu durumun da bölgedeki El Kaide’nin işine yarayabileceği ifade ediliyor.

- ABD, İran destekli Husilerle El Kaide arasında kaldı -

Yemen’de etkinliği eline geçiren Husilerin başa gelme ihtimali de ABD yönetimi açısından bazı riskler barındırıyor. American Foreign Policy Council’den Berman, “Stratejik ittifak ya da ileriki süreçte yakın ilişkiler bağlamında ABD'nin Yemen'deki eski pozisyonunu tekrar kazanmasının çok zor olacağı düşüncesindeyim çünkü Husiler, Hadi hükümetine göre ABD ile işbirliğine çok daha az açık olduklarını çok net ortaya koydular" dedi.

Yine de ABD yönetimi, El Kaide’nin Husiler için de “düşman” olmasından dolayı bu gruba karşı ortada bir politika izlemeyi tercih ediyor.  

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüleri ve Pantagon, Yemen’de terörle mücadele stratejisinin devam etmesine yönelik umutlarını dile getirirken, Husiler’i Yemen’deki siyasi yelpazenin parçası olarak da tanımlıyor. Sözcüler, ülkedeki tüm siyasi kesimlerle diyalog kapsamında bu grupla da temasa girdiklerini dolaylı olarak belirtiyor. Nitekim, Pentagon Sözcüsü John Kirby’nin, dünkü “Hükümet yetkilileri, Yemen’deki çeşitli taraflarla iletişim halinde. Husiler de bu olayların bir katılımcısı olarak kesinlikle uluslararası ortaklar ve toplumla kendi niyetleri konusunda konuşmak istiyorlar” sözleri dikkati çekti.

Bazı uzmanlar da ABD ile El Kaide’yi düşman olarak gören Husiler arasında ortak çıkarlar nedeniyle hali hazırda zaten perde arkasından işbirliği olduğunu söylüyor.

Middle East Institute’den Schmitz, ABD’nin terörle mücadelede Husilerle çalışabileceğini belirterek, “Zaten Amerikan insansız hava uçakları havadan El Kaide hedeflerini vururken, sahada da Husi militanları onlarla savaşıyordu. Dolayısıyla, ABD Husilerle işbirliğinde bulunuyor ama bu kamusal alanda belirtilen bir işbirliği değildi” diye konuştu.

 Yemen’de Husilerin ve ABD’nin çıkarlarının örtüştüğüne ama yine de Husilerin ellerinde “ABD ve İsrail’e ölüm” yazan bayrak taşıdığına da dikkati çeken Schmitz, Husilerle İran arasındaki bağları değerlendirirken, “Husiler, Hizbullah gibi İran’ın tamamen kontrolü altında değil, Yemen içinde temeli olan yerel bir gruplar aynı zamanda. Ancak onların İran’dan etkilendiğine ise şüphe yok” ifadesini kullandı.

Nitekim konuya temkinli yaklaşan uzmanlar bile Obama yönetiminin elinde çok fazla seçenek olmadığına da işaret ediyor. Berman da bu noktada Washington’ın elinde “çok iyi stratejik seçenekler” bulunmadığına dikkati çekti.

Dolayısıyla, ABD’nin önünde terörle mücadele stratejisinin geleceği ve El Kaide’nin güçlenmesinin önüne geçmeyi önleme açısından, İran ile bağlantıları bulunsa dahi Husilerle birlikte çalışma potansiyeli ortaya çıkıyor. 

Bakmadan Geçme